MAHKEMESİ:Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacılar ..., ... mirasçıları, asli müdahil ... ve diğer asli müdahillerin davasının reddine, davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün, müdahil ..., davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili, ..., ... vekili, ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar ... tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Birbirinden ayrılan parseller bir bütün kabul edilerek her taşınmaz başında keşif yapılması, revizyon gören tapu kayıtlarının uygulanması, taraflardan ve bilirkişilerden kök murisin kim olduğu, harici paylaşımın bozulup bozulmadığı, geçerliliğini koruyup korumadığı, taşınmazların paylaşım sonucu hangi tarafa düştüğü, paylaşım tarihi, paydaşların veya yetkili temsilcilerinin paylaşmaya katılıp katılmadığı hususlarının sorulup saptanması, paylaşmaya dayanan taraftan tanıkları ve diğer delilleri sorulup istenmesi, davacıların aynı mirasbırakandan kalan ve Hasköy birliğinde kadastrosu yapılan taşınmazlar hakkında açtıkları 1971/77 Esas sayılı dava dosyası sonucu verilen kararın temyize konu bu davaya etkisinin, tarafları bağlayıcılığının ve taksim yapılmadığına ilişkin olgunun gözönünde bulundurulması, her parselin durumunun ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi ve toplanacak delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacılar ..., ... mirasçıları, asli müdahil ... ve diğer asli müdahillerin davasının reddine, davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 533, 536 ve 557 parsel sayılı taşınmazların hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacılar ..., ..., ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline, çekişmeli 304, 328, 434, 445, 446, 447, 521, 522, 524, 525, 526, 527,531, 532, 534, 535, 537, 538, 539, 540, 541, 542, 543, 544, 545,548, 549, 550, 551, 552, 553, 554, 555, 556, 558, 559, 560, 561, 562, 563, 564, 565, 566, 567, 568, 569 570, 571, 572, 573, 574, 575, 576, 578 579, 580, 581, 592, 593, 594, 595, 596, 597, 598, 599, 600, 601, 602, 604, 605, 606, 607, 617 parsellerin kadastro tespitindeki gibi, 528, 529, 546, 547 parsellerin komisyon tutanağındaki gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil ..., davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı Türkiye Elektrik İletim A.Ş. Genel Müdürlüğü vekili, ..., ... vekili, ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Hükmü temyiz eden ..., ... vekili ve ...’ın, dava konusu taşınmazlar hakkında açılmış bir davalarının veya eldeki davaya usulüne uygun katılımlarının bulunmadığı anlaşıldığına göre temyiz inceleme istemlerinin bu nedenle reddi gerekmiştir.
2. Diğer tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Çekişmeli 571 ve 576 parsel sayılı taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, mezkur taşınmazların dışındaki 78 adet taşınmaz ise tapu kaydı, vergi kaydı ve taksime dayanılarak tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazların tespite esas tapu kayıtlarında pay sahibi olduklarını ve geçerli bir taksim olmadığını ileri sürerek payları oranında adlarına tescili istemiyle eldeki davayı açmış; bir kısım davalılar ise, taşınmazların paydaşlar arasında taksim edildiği savunmasında bulunmuşlardır. Buna göre, yanlar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazların taksim edilip edilmediği ve edilmişse geçerliliği koruyup korumadığı hususlarına ilişkin olup bu konulardaki ispat yükünün taksime dayanan tarafta olduğu gözetilmelidir. Nitekim bu tespitlere Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında da işaret edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların bilinmeyen bir tarihte taksim edildiği ve uzun yıllara dayanan bu şekilde kullanımın olduğu, ayrıca davacıların taksim sonucu elde ettikleri taşınmaz miktarının tapudaki hisselerini aşacak miktarda olduğu gözetilerek hukuki yararlarınında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uymamaktadır. Şöyle ki; bozma sonrasında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin, taksime ilişkin bilgisi olmadığını, ancak kendini bildiğinden beri herkesin müstakil olarak kullandığını beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan mahalli bilirkişi beyanları taksimin ispatı yönünden yetersizdir. Öte yandan, bozmada işaret edilen Hasköy birliğindeki taşınmazlara ilişkin harici taksimin bozulduğuna yönelik ... 7. Hukuk Dairesinin 1973/6812 Esas ve 1974/935 Karar sayılı ilamının da güçlü delil teşkil ettiği gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kamulaştırıldığı tespit edilen taşınmazlar yönünden mülkiyetinin tapu kayıt maliklerine ait olduğunun tespitine karar vermekle yetinilmesi gerekirken tescil hükmü kurulması dahi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, taşınmazların taksim edildiğinin davalılarca ispat edilemediği gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddedilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ..., ... vekili ve ...’ın temyiz inceleme istemlerinin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer tarafların temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince ... ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 80,70 TL peşin harcın temyiz eden ...'dan alınmasına, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 36,30 TL'nin temyiz eden ... ve ...'ten ayrı ayrı alınmasına, peşin harçların istek halinde temyiz eden davacılara ve müdahillere ayrı ayrı iadesine, 06.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.