MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Çorlu İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Çorlu İcra Hukuk Mahkemesinin 19.11.2019 tarihli ve 2019/612 Esas, 2019/639 Karar sayılı kararıyla davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı üçüncü kişi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı üçüncü kişi vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, müvekkilinin borçlu ile herhangi bir organik bağı olmadığını, haczin uygulandığı adresin borçlunun ödeme emri tebliğ adresi olmadığını belirterek, istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, süresi içinde yetki itirazında bulunarak davanın yetkili İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafından süresinde ve usule uygun yetki itirazı yapıldığı, takip İstanbul İcra Müdürlüğünde yapıldığından yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğu gerekçesi ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, karara karşı davacı üçüncü kişi vekili istinafa başvurmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18.11.2020 tarihli ve 2020/313 Esas, 2575 Karar sayılı kararı ile; istihkak davalarının asıl icra takibinin yapıldığı yer mahkemesi ile davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerektiği, asıl icra dairesinin İstanbul İcra Dairesi olduğu, davalı tarafından süresi içinde yetki itirazında bulunulduğu gözetildiğinde mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın İstanbul Nöbetçi İcra Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesinin hukuken yerinde olduğu gerekçesi ile davacının başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili bu kez temyiz yoluna başvurmuştur.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-a.3 maddesinde, mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması halinde bölge adliye mahkemesi tarafından davanın esası incelenmeden dosyanın görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği; aynı şekilde 362/(1)-c maddesinde de, yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 7251 sayılı Kanun’la, ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkiye ilişkin kararları ile ilgili olarak 6100 sayılı Kanun’un 362. maddesinin (c) bendi “Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar” şeklinde değiştirilmiştir. Yine 362. maddeye bir fıkra eklenerek, “353. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağı” hüküm altına alınmış, eklenen bu fıkra ile 353. madde hükmü arasında da uyum sağlanmıştır.
Somut olayda; yetkisizlik kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verildiğine göre, İlk Derece Mahkemesinin yetkiye ilişkin kararını istinaf başvurusu üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararı HMK’nin 362/(1)-c maddesi gereği kesin nitelikte olup, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün olmadığından, davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, her ne kadar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesince başvurunun esastan reddine ilişkin 2020/313 Esas- 2575 karar sayılı kararı temyiz yasa yolu açık olarak verilmiş ise de 6100 sayılı HMK’nin 362/(1)-c maddesi uyarınca temyizi kabil bir karar olmadığından davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.4.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy