MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davacı mirasçıları ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... yönünden davanın kabulüyle 33.664,76 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı mirasçılarından müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olup hükmün davacı mirasçısı ... vekili ve dahili davalı ... ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen ...'daki 1740 parsel sayılı taşınmaz ile ...'deki 6658 ada 10 parseldeki 20 nolu bağımsız bölüm nedeniyle, mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere şimdilik 5.000,00 TL katılma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 23.12.2015 havale tarihli dilekçesi ile talep miktarını toplam 269.566,68 TL'ye yükseltmiştir. Davacı ... yargılama sırasında 07.08.2019 tarihinde vefat etmiş, mirasçıları davayı takip etmişlerdir.
Davalı ... ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ... da yargılama sırasında 23.01.2017 tarihinde vefat etmiş, mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Mahkemece, 24.12.2015 tarihli kararla, 269.566,68 TL alacağın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yerel Mahkemenin kararı, Diarenin 16.01.2019 tarihli ve 2016/20006 Esas, 2019/462 Karar sayılı ilamıyla 1740 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan intifa hakkının taşınmazın sürüm değeri belirlenirken gözardı edildiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 15.09.2020 tarihli kararla, dava konusu iki taşınmaz yönünden davacı ...'ın toplam 235,653,35 TL katılma alacağı olduğunu gerekçesiyle, davalılar..., ..., ..., ..., ..., ...'nın aynı zamanda hem davacının hem de davalının mirasçıları olduklarından, aynı davada davacı ve davalı sıfatları birleştiğinden, bu davacılar yönünden davaları hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davacının mirasçılarından ...'ın davasının kabulü ile, katılma payından miras hissesine düşen 33.664,76 TL'nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı mirasçıları olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, dahili davalı ... ... ... vekili ve davacı mirasçısı/dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK mad. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağına ilişkindir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, dahili davalı ... ... ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı mirasçısı/dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mal rejiminin tasfiyesi sonucunda belirlenecek katılma alacağı, terekeye ait borç olup, mirasçıların miras paylaşımından önce ödenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Terekeye ait borç ödendikten sonra kalan miktar, mirasçılar arasında miras payları oranında paylaşılır. Tereke borçlarından bu sıfatını kaybetmemiş tüm mirasçılar, üçüncü kişilere karşı kişisel olarak (4721 Sayılı TMK mad.599/2) ve müteselsilen (TMK mad.641) sorumludurlar.
Somut olayda, davalı ... ... 23.01.2017 tarihinde vefat etmiş olup dosya kapsamındaki veraset belgesine göre, mirası 8 pay edilerek, 2/8 hissesinin eşi ... ... ...'ya, kalan 6/8 hissesinin 1/8'er hisse olarak çocukları..., ..., ..., ..., ..., ...'ya kaldığı; davacı ...'ın da 07.08.2019 tarihinde vefat etmiş olup dosya kapsamındaki veraset belgesine göre, mirasın 7 pay üzerinden birer hisse olarak çocukları ... ile..., ..., ..., ..., ..., ...'ya kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı ve davalının ortak mirasçıları olan müşterek çocukları..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden, alacaklı ve borçlu sıfatı birleşmiş ise de, her iki taraftan çocukların miras hisse oranlarının farklı olduğu göz önünde bulundurularak, alacak ve borçları mahsup edilerek bakiye alacak yönünden karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde miras payları gözardı edilerek karar verilmesi hatalı olmuş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı mirasçısı/dahili davalı ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dahili davalı ... ... ... vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, dahili davalı ... ... ... vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının da bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına HUMK'un 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 83,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 245,51 TL'nin temyiz eden ...'dan alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı mirasçısı ...'a iadesine, 20.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.