MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 17.11.2020 tarihli ve 2020/832 Esas, 2020/7315 Karar sayılı ilamı ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmişti. Müdahil vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, ... 3. İflas Dairesinin 2008/2 sayılı dosyasında davacı üçüncü kişi şirketin iş yerinde fiilen tespiti yapılan menkullerin iflas masasına kaydının yapıldığını, söz konusu menkullerin üçüncü kişi şirkete ait olup borçlu ile ilgisinin bulunmadığını belirterek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı müflis borçlu adına iflas idaresi, iflas masasına kaydı yapılan mahcuzların bir kısmı ile ilgili açılan istihkak davalarında takip borçlusunun iflasına karar verildiği için, karar verilmesine yer olmadığına, bir kısmı açısından ise davalı alacaklının kabul beyanı doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiğini, müdahale talebinin yerinde olmadığını savunmuştur.
Müdahil vekili, davacı üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, şirketlerin unvanları benzer olup aynı alanda faaliyet gösterdiklerini, müflis borçlunun ticari faaliyetini davacı şirket üzerinden yürüttüğünü, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 19.02.2015 tarihli ve 2014/3916 Esas, 2015/ 4633 Karar sayılı ilamı ile; borçlu ile üçüncü kişi arasında organik bağ bulunduğu yönünde sunulan delillerin getirtilerek, ticaret sicil kayıtları ile karşılaştırılması, bundan sonra organik bağ, muvazaa konularının değerlendirilmesi, alacaklılardan mal kaçırmak için danışıklı hareket edilmediği sonucuna varılırsa, bu kez davacının sunduğu delillerin mahcuzlara uygunluğunun keşif ve bilirkişi incelemesi ile araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporları doğrultusunda borçlu şirket ile davacı şirket arasında organik bağ bulunduğunu gösteren somut kanıtlar bulunmadığı, haczedilen malların bir kısmının davacıya ait olduğu gerekçesi ile bir kısım mahcuz yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar müdahil vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 17.11.2020 tarihli ve 2020/832 Esas, 2020/7315 Karar sayılı ilamı ile müdahale talebinin, borçlu müflis idaresi yanında, feri müdahale talebi niteliğinde olduğu gerekçesiyle borçlu müflis adına iflas İdaresi tarafından hüküm temyiz edilmediğinden, fer'i müdahilin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, fer’i müdahil vekili tarafından karar düzeltme yoluna başvurulmuştur.
Dava, üçüncü kişinin İİK'nin 228. maddesine dayalı iflastan doğan istihkak iddiasına ilişkindir.
Fer’i müdahil vekilinin karar düzeltme taleplerinin incelenmesinde; HMK’nin 66. maddesinde feri müdahale düzenlenmiş olup, buna göre; fer’i müdahalede bulunan; hukuki yararı olduğu gerekçesiyle görülmekte olan davaya ancak, taraflardan birinin yanında ve onun yardımcısı olarak katılır. Hüküm, lehine müdahale edilen taraf hakkında verilip, müdahil hakkında lehe ya da aleyhe karar verilemeyeceğinden fer’i müdahil aleyhine yargılama giderine de hükmedilemeyeceği gözetilmeksizin hüküm kurulmuş olması doğru olmamıştır.
Ne var ki; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK'nin 370. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Fer’i müdahil vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile 17.11.2020 tarihli ve 2020/832 Esas, 2020/7315 Karar sayılı temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ilamının kaldırılmasına,hüküm fıkrasının 3. bendindeki "davalı (asli müdahil) alacaklı ...'dan alınarak" ibaresinin çıkartılarak yerine "davalı alacaklıdan alınarak" kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.