MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonucunda Mahkemece verilen davanın reddine dair kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 21.06.2021 tarihli ve 2020/1991 Esas, 2021/5294 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, mülkiyeti davacı belediyeye ait olan "... No:9 .../..." adresindeki iş yerinin davalının işgali altında bulunduğunu, ... 14. İcra Müdürlüğünün 2010/7079 Esas sayılı takip dosyası ile 01.10.2009-01.04.2010 dönemi için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı yönünden davanın reddini, taşınmazın davalı tarafça kullanmadığını, davalının o dönemlerde Adalet Bakanlığında memur olduğunu, memur olarak çalışan bir kimsenin ticari faaliyette bulunamayacağını savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen ilk kararda davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde ... 1. Hukuk Dairesinin 20.01.2015 tarihli ve 2014/22484 Esas, 2015/651 Karar sayılı ilamı ile somut olayda, çekişme konusu “... No: 9” sayılı adreste yer alan işyerinin kayden davacıya ait olup olmadığı saptanmadığı gibi bu işyerinin davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığının da tespit edilmediği, hal böyle olunca; öncelikle ecrimisil istenen 01.10.2009 - 01.04.2010 döneminde taşınmazın mülkiyet durumunun saptanması, davacının malik olduğunun anlaşılması halinde, bu dönemlerde taşınmazın davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığı belirlenerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek, yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ispatlanmayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Dairenin 21.06.2021 tarihli ve 2020/1991 Esas, 2021/5294 Karar sayılı ilamıyla eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğine işaret edilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Davalı vekili süresi içerisinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, bozma sonrası davaya konu taşınmazın tapu kaydı bilgilerine ulaşılmaya çalışıldığı, tapu müdürlüğüne müzekkere yazıldığı, tapu müdürlüğünce adres bilgisi ile tapu kaydının çıkartılamayacağı bildirildiği, ada parsel bilgilerini sunması için birden fazla kez davacı belediyeye ikincisi kesin süre olmak üzere davaya konu iş yerine ait tapu bilgilerini sunması için süre verildiği, davacı belediyenin kesin süre içerisinde bildirmediği gibi davayı da takip etmediği, ancak davalı tarafın takibi üzerine ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belge, davacı belediyece sunulan çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere ait çap kaydı, bu çap örneğine istinaden tapu müdürlüğünün 08.12.2014 tarihli yazısı, dava konusu 9 nolu dükkanla ilgili davalının da yer aldığı 1979 tarihli noter taahhütnamesi, ... 14. İcra Müdürlüğünün 2010/7079 Esas sayılı icra takip doyasında mevcut 17.05.2010 ve 07.08.2010 tarihli haciz tutanağı içerikleri, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1802 Esas, 2012/1129 Karar sayılı kabulle sonuçlanan istirdat dava dosyası içeriğinde yer alan aynı yerdeki 8 nolu dükkanla ilgili dava dışı üçüncü kişice belediyeye verilen 1979 tarihli noter taahhütnamesi, 8 nolu dükkan ile dava konusu 9 nolu dükkanı gösterir şekilde işletme ve demirbaş devrine dair dava dışı 3. kişiler arasında yapılan noter senedi, Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğü cevap yazıları, davalının memur olarak çalışmasını gösterir evraklar birlikte değerlendirildiğinde davacı belediyeye ait olduğu anlaşılan taşınmazı ecrimisil istenen dönemde davalının kullanmadığı sabittir. Davanın bu gerekçelerle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ret kararı verilmiş olması doğru olmamıştır. Ne var ki bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'un 438/son maddesi uyarınca mahkemenin davanın reddine ilişkin kararın gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekirken maddi hataya dayalı olarak Dairece hükmün bozulması doğru olmadığından karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteği 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 442/3. maddesi gereğince yerinde olduğundan kabulü ile Dairenin 21.06.2021 tarihli ve 2020/1991 Esas, 2021/5294 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkemenin usul ve kanuna uygun olan 27.12.2016 tarihli ve 2015/260 Esas, 2016/595 Karar sayılı hükmünün HUMK'un 438/son maddesi uyarınca ve gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine 28.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy