MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ:Kullanım Kadastrosu Sonucu Tapuya Tescil Edilen Zilyetlik Şerhine İtiraz
İLK DERECE
MAHKEMESİ: ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalılar Hazine ve ... dışındaki davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma istemi değerden reddedilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 3130 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tamamının daha önce davalıların murisi ... ...'in zilyetliğinde iken, adı geçenin zilyetliğini 1978 yılında davacıya devrettiği, bu tarihten itibaren taşınmazın zilyedi ve kullanıcısının davacı ... olduğu ileri sürülerek tapu kaydındaki davalılar lehine olan zilyetlik şerhinin terkini ile taşınmazın 1978 yılından bu yana davacının kullanımında olduğunun tapuya şerh edilmesi istenmiştir.
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde, kadastro öncesi sebeplere dayalı olarak dava açıldığı ve kadastro tespiti üzerinden 10 yıldan fazla süre geçtiği ileri sürülerek davanın hak düşürücü süreden reddi istenilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın hükmen Maliye Hazinesi adına tescili yapılırken zilyetlik şerhinin Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10.03.1992 tarihli ve 1991/10973 Esas, 1992/7345 Karar sayılı ilamına uygun şekilde yapılmadığı, taşınmazın hükmen tescili sırasında davacının ve davalı ...'ın zilyetliğinde olduğu, davalı ...'ın 23.10.2012 tarihinde zilyetliğini davacıya devrettiği ve dava konusu taşınmazın 1989 yılında yapılan kadastro tespiti öncesinden bu yana davacının zilyetliğinde olduğu anlaşıldığından, dava konusu taşınmazdaki davalılar adın olan zilyetlik şerhinin iptali ile davacı adına zilyetlik şerhi verilmesine karar verilmiş; hükme karşı bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davacının dava konusu taşınmazı 1978 yılında satın aldığını iddia etmesi karşısında tespitten önceki hukuki nedenlere dayalı olarak eldeki davayı açtığı, kadastro tespitinin 1992 yılında kesinleştiği ve davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davanın güncellemeye itiraz olarak nitelendirilmesi için taşınmazdaki zilyetliğin kadastro ile güncelleme arasındaki bir tarihte önceki şerh sahiplerinden devraldığının iddia ve ispat edilmesi gerektiği, somut olayda böyle bir durumun bulunmadığı gerekçesi istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davaya konu ... İli Kepez İlçesi ... Mahallesi 1.882,00 metrekare yüzölçümlü 3130 ada 4 parsel sayılı taşınmazın evveliyatında; 1989 yılında yapılan kadastro çalışmalarında 3055 parsel numarası ile 2.800,00 metrekare olarak tespit gördüğü, tespit tutanağı içeriğine göre, ölçümü yapılan taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonunca 1957 tarihinde düzenlenen 5 numaralı tevzi haritasında taşlık niteliğinde Maliye Hazinesi olarak belirtildiği ... oğlu ... ...'in para ve emek sarfıyla imar ihya ederek tarla haline getirildiği ve 1983 yılında vefatı ile eşi ... ile çocukları İlknur, ..., ..., ..., ..., ...'ye terk ettiği, taşınmazın 1946 yılında yapılan tahdide göre orman sayılan yerlerden iken 1983 yılında 1744 sayılı Kanun'un 2. maddesi uygulaması orman rejiminden çıkartıldığı, beyanlar hanesinde ... kızı ... ve müştereklerinin 1957 yılından beri zilyetliğinde bulunduğu belirtilerek Hazine adına tespit edildiği, davacı ... ... ile davalı ...'ın açtığı tespite itiraz davası sonucunda ... Kadastro Mahkemesinin 11.04.1991 tarihli ve 1989/1098 Esas, 1991/252 Karar sayılı kararıyla 1977 yılında 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve zilyetlikle kazanıma elverişli olmadığı gibi zilyetlik süresinin de dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine ve taşınmazın tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği; temyiz üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince davacı tarafın sair itirazları reddedilmiş, ancak hüküm gününden sonra yürürlüğe konulan ve eldeki davalarda da uygulanması gereken 3763 sayılı Kanuna göre taşınmazın zilyedinin tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekli ve bu yön bozma nedeni ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasına "taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunun 2924 sayılı Kanunun 3763 sayılı Kanunla değişik 11/3 maddesi gereğince tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmesine" sözlerinin yazılarak hükmün düzeltilip onanarak 15.09.1992 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazın aynı tarih itibariyle hükmen Hazine adına tapuya tescil edildiği; 07.04.1999 tarihli ve 2953 yevmiye numarası ile imar uygulaması sonucu arsa vasfıyla 3130 ada 4 parsel numarası altında 1.882 metrekare yüzölçümü ile Maliye Hazinesi adına kayıtlı olan taşınmazın 2017 yılında güncelleme işlemlerine tabi tutulduğu ve 1989 yılındaki kadastro sırasında verilen kullanıcı şerhlerinin aynen güncellendiği, davacının çekişmeli taşınmazdaki zilyetliği 1978 yılında davalıların murisi ...'den satın aldığı iddiasıyla adına zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Dava; kadastro tespiti sonrası açılan dava neticesi 15.09.1992 tarihinde hükmen Hazine adına tescil edilen ve davalılar lehine zilyetlik şerhi verilen taşınmazın zilyetliğini 1978 yılında davalıların murisinden devralındığı iddiasına dayalı taşınmazın beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine ve yargılamanın iadesi için Kanun'da öngörülen hak düşürücü sürenin olmasına, dava konusu taşınmazın hükmen tesciline dair dosyamız davacısı ile davalılardan ...'ın davacı oldukları ... Kadastro Mahkemesinin 11.04.1991 tarihli ve 1989/1098 Esas, 1991/252 Karar sayılı kararın temyiz incelemesi sonucu Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 10.03.1992 tarihli ve 1991/10973 Esas, 1992/7345 Karar sayılı ilamı ile hüküm fıkrasına "taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunun 2924 sayılı Kanunun 3763 sayılı Kanunla değişik 11/3 maddesi gereğince tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmesine" sözlerinin yazılarak hükmün düzeltilip onanmasına karar verildiği, verilen bu düzelterek onama kararının her zaman ilgililerinin müracaatı üzerine infazının mümkün olmasına göre temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nin 373/1. maddesi gereği kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi (8.) Hukuk Dairesine, dosyanın ise İlk Derece Mahkemesi ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 21,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına 29.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.