MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, mülkiyeti müvekkili şirkete ait olup halen özel hastane olarak borçlu şirket tarafından kullanılan iş yerinin içerisindeki demirbaşlarla birlikte borçlu şirkete kiraya verildiğini, 16.01.2014 tarihli haciz esnasında anılan kira sözleşmesi kapsamında borçlu şirkete demirbaş olarak teslim edilen malların haczedildiğini öne sürerek, istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, haczin borçlu şirketin adresinde yapıldığını, üçüncü kişinin karinenin aksini ispatlayamadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin verilen karar, reddedilen kısma yönelik olarak davacı üçüncü kişi vekili, kabul edilen kısma yönelik olarak ise davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 30.03.2017 tarihli ve 2015/4809 Esas, 2017/4736 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiş, davacı üçüncü kişi vekili ve davalı alacaklı vekili tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur. Dairemizin 18.12.2018 tarihli ve 2017/12751 Esas, 2018/20434 Karar sayılı ilamı ile; Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, dava konusu mahcuzlara ait faturaların dip koçanlarının istenmesi, borçlu şirkete ait ticari defterler üzerinde araştırma yapılarak mahcuzlara ilişkin kayıt olup olmadığı, demirbaş olarak kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınması gerektiğinden bahisle karar düzeltme isteminin kabulü ile karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak gerekli araştırmalar yapıldığı, ancak dip koçanlara ve borçlu şirketin ticari defterlerine ulaşılamadığı, istihkak iddiasının inandırıcı delillerle ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dairemizin 08.09.2020 tarihli ve 2020/1512 Esas, 2020/4931 Karar sayılı ilamı ile; davacı üçüncü kişi şirketin mahcuzları borçlu şirkete kiraya verdiğini iddia etmesine rağmen, bu doğrultuda bir inceleme yapılmadığı, davacı üçüncü kişi ile ulaşılabilmesi halinde borçlu şirkete ait ticari defterler getirtilip bu defterler üzerinde araştırma yapılarak davacı ile borçlu arasındaki kira ilişkisinin gerçek bir kira ilişkisi olup olmadığı, kira bedeli ödemelerinin defter kayıtlarında yer alıp almadığının araştırılması; ayrıca kira sözleşmesinin ilgili Vergi Dairesine bildirilip bildirilmediği ve şirketin kira parası, stopaj ödeyip ödemediğinin araştırılması, elde edilecek bilgi ve belgelerin dosyada bulunan bozma öncesi ve bozma sonrası toplanan bütün deliller ile birlikte değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı ile borçlu arasındaki kira ilişkisinin araştırılması amacıyla vergi kayıtları sorulmuş, kira sözleşmesinin vergi dairesine bildirildiği,tanık beyanları ve bilirkişi raporuna göre davacı şirketin ibraz ettiği ve ticari kayıtlarına aldığı fatura içeriklerine göre mahiyet ve nitelik olarak aynı olan menkullerle ilgili olarak davanın kısmen kabulüne, mahiyet ve nitelik olarak aynı olup olmadığı anlaşılamayan mahcuzla ilgili olarak ise davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı üçüncü kişi vekili ile davalı alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nin 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.
1. Yargıtay ilamında belirtilen bozma sebepleri çerçevesinde işlem yapılarak karar verilmiş, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılmasına usul hükümleri elvermemiş bulunmasına ve temyiz edilen kararda yazılı gerekçelere göre davalı alacaklı vekilinin tüm, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine;
2.Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Somut olayda, dava konusu mahcuzların değeri 16.01.2014 tarihli haciz sırasında belirlenmiş olmasına, dosya kapsamında kıymet takdirine itiraza dair bilgi ve belge bulunmamasına rağmen Mahkemece davacının delil olarak dayandığı faturalardaki menkullerin değerlerinin nazara alınması hatalı olmuştur. Öte yandan, takibe konu alacak miktarı 123.442 TL, davanın kısmen kabulüne konu hacizli malların değeri ise 110.000 TL olup davanın 50.000 TL üzerinden açıldığı, dava harcının bu değer üzerinden yatırıldığı, ancak Mahkemece mahcuzların değeri üzerinden harç ikmalinin yapılmadığı anlaşıldığından dava değeri üzerinden vekalet ücretine karar vermek gerekirken delil olarak sunulan fatura bedeli üzerinden vekalet ücreti takdiri hatalı olmuştur.
Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin tüm, davacı üçüncü kişi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle vekalet ücretine ilişkin davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 12 numaralı maddesindeki "....1.057,59- TL nispi vekalet ücretinin" ibaresinin çıkartılarak yerine "....7.300,00 -TL nispi vekalet ücretinin" ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacı üçüncü kişiye iadesine, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 422,20 TL'nin temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına, 27.4.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.