MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVACILAR: ... vd.
DAVALILAR: ... vd.
DAVA TÜRÜ: Nüfus Kaydının Düzeltilmesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, ... vd. vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, bu kez Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.05.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya dosyanın incelenip karara bağlanması için 18.05.2021 tarihine bırakılması uygun görüldüğünden dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Asıl dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde, davacının annesi ...'ın nüfus kayıtlarında olduğu üzere ... ve... kızı olmadığını, gerçekte ... ile ...'nin kızı olduğunu ileri sürerek nüfus kayıtlarının düzeltilmesini istemiştir.
Birleşen dosya davacıları ... ... ve ... mirasçıları vekili dava dilekçesinde, davacıların murisleri ... ... ve ...'in gerçekte ... ile ...'nin çocukları olmasına rağmen nüfus kayıtlarında ... ve ... çocukları olarak kayıtlı olduğunu ileri sürerek nüfus kayıtlarının düzeltilmesini istemiştir.
Asıl ve birleşen davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesince verilen karar, davalılardan yargılama devam ederken vefat eden ... mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, soybağı kurulmak istenen ... ve ...'ye ait örnekler temin edilemediği, Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesi raporuna göre kesin rapor düzenlenebilmesi için ... ve ...'ye ait doku örneklerinin temin edilerek davacılar ve davacıların murislerinin doku örneklerinin karşılaştırılması ve incelenmesi gerektiği, bu durumda davacıların ve davacıların murisleri ile kök muris... ve ... arasında soybağının kurulmasına yetecek derecede davanın ispatlanamadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi üzerine asıl ve birleşen dosya davacılar vekilince Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
04.06.1958 tarihli ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak Kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir. Nitekim 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesinde hâkimin, Türk Hukuku'nu resen uygulayacağı belirtilmiştir. Bu ilke gereği açılan davayı nitelemek ve açılmış bir dava hakkında doğru hukuk kurallarını bulup uygulamak hâkime düşen bir görevdir.
Dava dilekçesindeki anlatıma göre dava, mevcut nüfus kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı ve davacı murislerinin nüfus kayıtlarında anne bağı bulunmadığı iddiasına dayalı nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi ve nüfus kayıtlarına yönelik tespit davaları kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakim istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği sonuçlara göre karar vermek zorundadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, anne yönünden soybağı doğumla kendiliğinden kurulduğundan, anne ile çocuk arasında soybağı davalarından söz edilemez. Dolayısıyla soybağı kurulması için hükme gerek bulunmamaktadır. Ancak, anne yönünden doğuran kadının kim olduğunun tespitine ilişkin dava gündeme gelebilir. Bu nedenle herhangi bir sebeple çocuğun kendisini doğuran kadının dışında bir başka kadının nüfus kütüğüne yazılmış olması, çocuk ile kadın arasında soybağı kurulduğu anlamına gelmeyecektir. Ancak, söz konusu yanlış kaydın düzeltilmesi, açılacak kayıt düzeltme davası sonucunda gerçekleşecek ve bu dava her türlü delil ile ispat edilebilecektir.
Türk Medeni Kanunu'nun 292. maddesi gereği evlilik dışı doğan çocuğun ana ve babasının birbirleriyle evlenmeleri ile çocuğun evlilik içi doğum gibi soybağı hükümlerine tabi olacağı (sonradan evlenme ile kurulan soybağı) ancak aynı Kanunun 285. maddesine göre ise evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babasının koca olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
Resmî sicil ve senet içeriklerinin aksinin ispatı, kanunda başkaca bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı olmaksızın her türlü delille kanıtlanabilir (Hukuk Genel Kurulu’nun 07.11.2012 tarihli ve 2012/18-548 E. ve 2012/763 K. sayılı kararı da aynı yöndedir). Eldeki dava; nüfus kaydının düzeltilmesi istemli olup, bu tür bir davada resmî sicil veya senedin aksinin nasıl ispatlanacağına dair özel yasalarda herhangi bir hüküm bulunmadığından mevcut iddia her türlü delil ile kanıtlanabilir.
Önemle vurgulanmalıdır ki; kişisel durum sicilleri, TMK'nın 7. maddesi anlamında resmî sicillerin ispat gücüne sahiptir. Bu sebeple; resmî siciller hakkındaki karine kişisel durum sicilleri için de uygulama alanı bulur ve aksi ispat edilinceye kadar bu kayıtlar geçerli olur. Ancak bu kayıtların doğru olmadığı her türlü delille ispatlanabilir. Şu durumda zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı olmaksızın açılabilen nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davada resmî kayıt ve belgelere başvurulabileceği gibi tanık da dinlenebilecektir (Özsunay, s. 244; Öztan, B.: Şahsın Hukuku Hakiki Şahıslar, Ankara 1987, s. 184).
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; asıl dosya davacısı Hamdi'nin annesi ...'ın (1927-1996) Artvin İli Arhavi İlçesi Cumhuriyet Mahallesi C:2, HN: 25'de nüfusa kayıtlı ... ve ... oğlu ... ve...'in kızı olarak nüfusa kayıtlı olduğu, ... ile anne... arasında annelik bağı olmadığı gibi... ile ... arasında evlilik bağı da olmadığı, ...'in 1902 Hopa doğumlu olduğu ve 1937 yılında vefat ettiği; birleşen dosya davacılarının murisleri ... ... (1928-1978) ile ...'in (1933-1999) babalarının ise asıl dosya davacısı Hamdi'nin annesi ...'ın babası ...'in kardeşi ... ve ...'dan olma ... olduğu, ...'ın 1902 Hopa doğumlu olduğu, 1950 yılında nüfus kaydının Hopa'dan Kayseri'ye nakledildiği ve ...'ın 1978 tarihinde vefat ettiği, ... ile kardeşi İdiris'in anne adlarının ... olduğu, ancak ... ile annelik bağı olmadığı gibi ... ile ... arasında evlilik bağı da olmadığı; davalı ... ve diğerlerinin ise İsmail Hakkı ile ... çocukları olarak anne-baba bağı mevcut olarak nüfusa kayıtlı oldukları, İsmail Hakkı ile ...'in 01.04.1964 tarihinde evlendikleri, çocukları ... (1952 doğumlu), Rahime (1940 doğumlu) ve ...'nin (1945 doğumlu) olarak anne-babalarının sonradan evlenmeleri sonucu evlilik birliği içerisinde doğmuş gibi 07.05.1964 tarihinde nüfusa tescil edildikleri, baba 1890 doğumlu İsmail Hakkı'nın Rize İli Fındıklı İlçesi nüfusuna kayıtlı iken 1964 tarihinde nakil olarak nüfus kaydının Yozgat İli Şefaatli İlçesine taşındığı, ...'in ise evlenme ile Trabzon İli Yomra İlçesinden eşi İsmail Hakkı hanesine geldiği, anne ...'in tek evliliğini İsmail Hakkı ile yaptığı anlaşılmaktadır.
İddiaya dair DNA incelemesi yapılabilmesi için Şefaatli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazıldığı, talimat mahkemesince ... ile eşi İsmail Hakkı'nın mezar yerlerinin tespiti için mahallinde keşif yapıldığı ve mezarların bulunduğu köyde 2000 ve 2010 yıllarında yaşanan sel felaketi sonrası mezarlığı da sel sularının bastığı ve mezar yerlerinin kaybolduğu ve ... ile eşi İsmail Hakkı'nın mezar yerlerinin tespitinin mümkün olmadığının saptanması üzerine davacıların murisleri ... (...)'in, ..., ... ... ve ... ile ... ...(...), aynı anne babadan gelme kardeş olup olmadıkları, (otozomal STR DNA analiz çalışmaları ile mitokondriyel DNA analiz çalışması yapılmak suretiyle ), hususunda Adli Tıp Kurumu Biyoloji İhtisas Dairesince bu kişilerden alınan örnekler üzerinde çalışma yapılmış ve 26.09.2019 tarihli rapora göre; "Mitokondriyal DNA, sadece anneden çocuğa aktarılıp ve annesel soyağacındaki bireylerde (kardeşler, anneanne, teyze ve dayılar ile teyze çocukları gibi) aynı baz dizilimine sahip olduğundan, şahısların aynı annesel soydan gelip gelmedikleri ile ilgili bilgi sağlayabilir. İnceleme yapılan örneklerin mitokondriyal DNA'sının yüksek oranda polimorfizm gösteren HV1 bölgesindeki 16141-16521 arasındaki bazları / HV2 bölgesinin 31-400 arasındaki bazlarının yapılan incelemelerinde; ..., ... ..., ... ..., ... ve ...'ye ait mitokondriyal DNA dizilerinin birbiriyle uyumlu olduğu tespit edildi. Elde edilen sonuçlara göre ..., ... ..., ... ..., ... ve ...'nin aynı anne soyundan gelen bireyler olabileceği tespit edildi. ... ... ... Ve ...'ye ait Y-STR DNA profillerinin birbiriyle uyumlu olduğu tespit edildi (Sadece erkek bireylere özgü olan Y kromozomu babadan oğula değişmeden aktarılır. Aynı soy ağacındaki erkek bireyler Y kromozomlarının mutasyona uğraması dışında aynı Y-STR DNA profiline sahiptir).
Aynı anne babadan kardeş olup olmadıkları ile ilgili kati rapor isteniyorsa adı geçen şahısların anne babası olduğu iddia edilen şahıslara ait biyolojik materyallerin Kurumumuza gönderilmesi gerekmektedir." şeklinde tespit yapıldığı, dinlenen tanıkların bir çoğunun davacı tarafın iddiasını ve Adli Tıp raporunu destekler mahiyette beyanda bulundukları anlaşılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; anne-baba olduğu iddia edilen ... ile İsmail Hakkı'nın mezar yerlerinin sel sonucu tespitinin mümkün olmadının keşfen tespit edildiği, yani adı geçenlerin mezar yerlerinin tespitinde fiili imkansızlık olduğu, dolayısı ile iddiayı ispat için davacıların murisleri ... (...)'in, ..., ... ... ve ... ile ... ...(...), aynı anne babadan gelme kardeş olup olmadıkları yönünde alınan Adli Tıp Kurumu raporuna göre ..., ... ..., ... ..., ... Ve ...'nin aynı anne soyundan gelen bireyler olabileceği yani davacıların murislerinin annesi olduğu iddia edilen (... ve ... ile annelik bağı bulunan) ...'in davacılar murislerinin annesi olabileceği, yine ... ... ve ...'ye ait Y-STR DNA profillerinin birbiriyle uyumlu olduğu yani aynı erkek soyundan geldikleri tespiti ile bu tespiti destekler mahiyetteki tanık beyanları dikkate alındığında davacıların nüfus kayıtlarında anne bağı bulunmayan murisleri ... (...)'in, ..., ... ...'in annelerinin ... olduğu ve anne bağı kurulması sonucu Kanun gereği ...'in tek evlilik yaptığı İsmail Hakkı ile de babalık bağı kendiliğinden kurulacağından davacıların davalarını ispat ettiklerinin kabulü yerine yazılı şekilde kesin rapor alınmadığı gerekçesi ile davaların reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, davacıların davalarını ispat ettiklerinin kabulü ile nüfus kayıtlarının da kapalı olduğu gözetilerek asıl ve birleşen dava hakkında bir karar vermek olmalıdır.
SONUÇ: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesi'nin 04.12.2020 tarihli ve 2020/436 Esas, 2020/561 Karar sayılı istinaf isteminin kabulü ile asıl ve birleşen davanın reddine dair hükmün 6100 sayılı HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın HMK'nin 373/2. maddesi gereği kararı veren Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi (1.) Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.