MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olup, bu kez davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2474 ada 7 parsel sayılı 260,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve bahçe ile üzerindeki evin 1995 yılından beri Hamdiye evladı ...’ ın kullanımında olduğu şerhi verilerek, bahçe niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ..., taşınmazın 30,00 m2 sinin kullanıcısı olduğunu öne sürerek, bu kısma ait tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmış, ıslahla talebini 51,20 metrekareye arttırmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, ... Mahallesi 2474 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 01.02.2016 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokide A harfi ile gösterilen 51,20 m² yüzölçümündeki kısmının 1994 yılından bu yana davacı ... kızı ...'ın zilyetliğinde olduğunun tespitine ve tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerhine karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile ... İlçesi ... Mahallesi 2474 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 01.02.2016 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokide A harfi ile gösterilen 51,20 m² yüzölçümündeki kısmının 1994 yılından bu yana davacı ... kızı ...'ın zilyetliğinde bulunduğunun tespitine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 2474 ada 7 parsel sayılı taşınmazın, yargılama sırasında 22.11.2016 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca davalı ... tarafından diğer davalı ...’a satılarak adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu taşınmaz Hazinenin mülkiyetinden çıktığına göre, artık 6292 sayılı Kanun'un uygulanma olanağı kalmamış diğer bir deyişle davanın görülebilirlik koşulu ortadan kalkmıştır.
Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumlarına göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekili ve davalı ...’ın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ...'a iadesine, 25.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.