MAHKEMESİ: Mersin Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Mersin Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı Hazine vekili ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş, bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararıyla, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesi hükmün kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle reddedilmiş olup, davacı Hazine vekili tarafından Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, kadastro çalışmaları sırasında, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 105 ada 224 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, ancak bu yerin taşlık ve çalılık niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 105 ada 224 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin fen bilirkişisinin raporu doğrultusunda iptali ile tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, taşınmaz üzerindeki bahçe davalı ...’nın kullanımındadır şeklinde beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş, hükmün, davacı Hazine vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak davanın kabulüne, ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 105 ada 224 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerindeki erik bahçesinin davalı ...’ya ait olduğunun muhdesat olarak beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, bu kararın davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararıyla, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin, HMK 362/1-a maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş ve iş bu karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasa'nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile "Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir." hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53. maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi' nin 2017/69 Esas, 2017/158 Karar sayılı 12.05.2017 tarihli kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Her ne kadar davacı Hazine vekilinin temyiz başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla reddedilmiş ise de, açıklanan nedenlerle karar kesin nitelikte olmadığından ve temyiz incelemesine tabi olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına karar verilerek esas yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 18.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.