MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mahkemesi Sıfatıyla)
DAVA TÜRÜ: Tapu İptal Ve Tescil Olmadığı Takdirde Katkı Payı Alacağı
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde davacının kazancını davalıya verdiğini, 11470 parsel ve fındık bahçeleri satın alındığını, taşınmazların alımında kullanılan paranın büyük bir kısmının davacı tarafından karşılanmış olmasına rağmen davacının yabancı oluşu ve eşine duyduğu güven neticesinde davalı adına tescil edildiğini açıklayarak, 11470 parselin tapusunun iptali ile davacı adına tescili, mümkün olmadığı takdirde taşınmazın değeri üzerinden katkı, katılma ve değer artış payı alacaklarının, fındık bahçeleri yönünden tapu kayıtlarının yarı hissesinin iptali ile davacı adına tescili mümkün olmadığı takdirde taşınmazların yarı değeri üzerinden katkı, katılma ve değer artış payı alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Mahkemece verilen süre içerisinde davacı taraf 136.136,30 TL üzerinden tamamlama harcı yatırmıştır.
Davalı ..., davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, tapu iptali ve tescil taleplerinin reddine, alacak talebinin ise kısmen kabulü ile 123.749,29 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Davalı tarafından yapılan temyiz itirazı üzerine Daire'nin 2016/8533 Esas ve 2016/10125 Karar sayılı ilamıyla, tasfiyeye konu fındık bahçelerinin adi satış ve zilyetlik devir sözleşmeleri ile 1984 yılında davalı adına satın alındığı, fındık bahçeleri ile ilgili dosyada mevcut tapu kayıtlarının incelenmesinden 02.09.2010 tarihinde tesis kadastrosu ile 697 ada 53 parsel olarak Maliye Hazinesi adına tescil edildiği ve üzerindeki muhdesat olan fındık ağaçları ile tek katlı binanın Hatice (davalının sonradan evlendiği eşi) adına yazıldığı, 53 parsel yönünden Maliye Hazinesi adına kayıtlı zeminin değeri hariç sadece fındık bahçeleri ve bina yönünden katkı payı alacağına hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde Hazineye ait arsa yönünden de hesaplama yaptırılması ve bu parsel yönünden davacı lehine fazla alacağa hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuş, davalının 11470 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazları ise reddedilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen ikinci kararda, tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli katkı payı alacağı talebinin kısmen kabulü ile 67.092,29 TL katkı payı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde, Daire'nin 2017/12836 Esas ve 2018/9669 Karar sayılı ilamıyla, bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, Mahkemece bozma öncesi hükmedilen 123.749,29 TL'den, 10.04.2014 tarihli hesap bilirkişi raporunda fındık bahçeleri için (arsa ile birlikte) tespit edilen 56.657,00 TL katkı payı alacağı düşülerek 67.092,29 TL'ye hükmedildiği, dolayısıyla bu kez bozmaya aykırı şekilde fındık bahçelerinden davacıya hiç alacak verilmediği, binadan ise yine arsa (zemin) dahil tespit edilen değer üzerinden alacağa hükmedildiği, bina ve fındık bahçesinin zemin hariç dava tarihi itibariyle değerlerinin tespit edilmesi, bu değerler ile diğer 11470 parsel sayılı taşınmaza uygulanan ve dosya kapsamına uygun düşen %50 katkı oranının çarpılması sonucu davacının katkı payı alacağı hesaplanması gerektiğine işaret edilerek, hüküm ikinci kez bozulmuş, davacının diğer temyiz itirazları ise yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.
Mahkemece verilen son kararda, dava konusu 53 parsel ve 11470 parsel sayılı taşınmazların yarı hissesinin davacı adına tesciline ilişkin ilk talebinin reddine, terditli katkı payı alacağı talebinin kısmen kabulü ile 82.697,89 TL katkı payı alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, 11470 parsel sayılı taşınmaz yönünden ilk hükümde hesaplanan ve bozma kapsamı dışında kalan 59.008,04 TL ile 53 parsel sayılı taşınmaz yönünden bozma sonrası hesaplanan 23.689,86 TL olmak üzere davacının toplam 82.697,89 TL katkı payı alacağı olduğu belirlendiğine ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden karar incelendiğinde, Mahkemece davacı tarafın 136.136,30 TL toplam alacak isteğinin kısmen kabul (82.697,89 TL) kısmen reddine (53.438,41 TL) karar verildiği halde kabul-ret oranlarının hükümde dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden davalı hakkında da hüküm tesis edilmesi gerekirken, yargılama giderlerinin tamamından davalı tarafın sorumlu tutulması ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 4,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 23.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy