MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ölüme Bağlı Mal Rejiminin Tasfiyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada bozma sonrası yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, müvekkili ile ...'in 1990'da evlendiklerini, ...'in 2003'te vefat ettiğini, evlilik birliği içerisinde 1 nolu bağımsız bölüm ile 101 ada 20 parsel sayılı olmak üzere iki adet taşınmaz edinildiği ve tapuda muris adına tescil edildiğini, bu taşınmazlardan 1 no'lu bağımsız bölümün aile konutu olduğunu, eşler arasında noterde yapılan mal rejimi sözleşmesi de gözetilerek mal rejiminin resmen tasfiyesini, 1 nolu bağımsız bölüme ilişkin olarak müvekkilin miras payına mahsuben mülkiyet hakkı tanınmasını talep etmiş ve harca esas değer olarak 28.000,00 TL göstermiştir.
Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan davanın 2006/867 Esas ve 2007/298 Karar sayılı görevsizlik kararı ile geldiği Büyükçemece Sulh Hukuk Mahkemesi'nde yapılan yargılama neticesinde, 2011/580 Esas ve 2011/52 Karar sayılı kararı ile davacının mirasın paylaştırılmasına yönelik talebin tefriki ile ayrı esasa kaydına, edinilmiş malların tasfiyesine ilişkin talebin ise aile mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevsizliğine karar verilerek talep aile mahkemesinde iş bu temyize konu 2012/244 Esas nolu dosyaya kaydolunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, davanın kısmen kabulü ile davacının inşai nitelikteki davasının içeriğine göre tespit hükmü de verilebileceğinden, dosyaya sunulan bilirkişi raporları kapsamında 1 nolu bağımsız bölüm ile 101 ada 20 parsel sayılı taşınmazlarda miras bırakan ile davacı arasında noterde düzenlenmiş olan edinilmiş mallara katılma rejim sözleşmesi kapsamında söz konusu gayrimenkullerde davacının mal rejiminin tasfiyesi çercevesinde ayrı ayrı 1/2 payı bulunduğunun tespitine karar verilmiştir. Davalı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde, Daire'nin 2015/4522 Esas, 2016/14519 Karar sayılı ilamıyla, tasfiyeye konu 1 nolu meskenin 08.10.2001, 101 ada 20 parsel sayılı taşınmazın ise 05.06.1998 tarihinde satış yolu ile muris ... adına tapuda tescil edildiği, edinme tarihleri itibariyle yasa gereği eşler arasında kural olarak mal ayrlığı rejimi geçerli ise de, eşler arasında Bakırköy 23. Noterliği'nde düzenlenmiş 27.12.2002 tarihli ve 26272 yevmiye nolu evrak incelendiğinde, yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminin evliliklerinin başlangıcından itibaren geçerli olduğuna ilişkin davacı ve muris arasında sözleşme yapıldığının anlaşıldığına, Mahkemece öncelikle mal rejimi sözleşmesinin geçerliği yönünden davalının savunması üzerinde gereği gibi durularak sonuca göre tasfiye hakkında bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile; 28.000,00 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'ye verilmesine, TMK'nin 652. maddesi kapsamında özgüleme isteminin ise reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, davanın 1086 sayılı HUMK'un geçerli olduğu 09.10.2006 tarihinde ikame edildiğine, dava dilekçesinde davacı tarafın fazlaya dair haklarını saklı tutmadığına, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmaması halinde, geriye kalan haktan zımnen feragat edilmiş sayılacağına, temyiz edenin sıfatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre, davacı vekilinin mal rejiminin tasfiyesine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacı vekilinin aile konutunun miras hakkına mahsuben özgüleme isteğine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, davacı tarafın TMK'nin 652. maddesine dayalı isteği hakkında yazılı şekilde verilen sürede değerin mahkeme veznesine depo edilmediği belirlenmekle bu yöndeki davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafın dava dilekçesindeki özgüleme talebi hakkında dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge incelendiğinde; bu talebin mal rejiminin tasfiyesine yönelik taleple birlikte Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dava açıldığı, açılan dava dosyasının (yine iki taleple birlikte) 2006/867 Esas ve 2007/298 Karar sayılı görevsizlik kararıyla sulh hukuk mahkemesine gönderildiği, Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi'nde yapılan yargılama neticesinde ise 2011/580 Esas ve 2011/52 Karar sayılı kararı ile mal rejiminin tasfiyesi talebinin tefrik edilerek ayrı esasa kaydedildiği sabittir. Tefrik edilen mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talep hakkında aile mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ve talep iş bu temyize esas dava dosyasına kaydedilmiştir.
Buna göre TMK'nin 652. maddesine dayalı özgüleme talebinin bu talep hakkında görevli ve yetkili olan sulh hukuk mahkemesinde kaldığı ve uyapta yapılan incelemede hali hazırda iş bu temyize konu dava dosyasının bekletici mesele yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin TMK'nin 652. maddesine dayalı talep hakkında da yazılı şekilde yargılama yapılıp karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni yapılmıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 16.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy