MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.12.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden Hazine vekili ve ... ve diğerleri vekili ve karşı taraftan Orman İdaresi vekili geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli ... İli ... İlçesi, ... Köyü 256 parsel 4.550 metrekare, 271 parsel 3.148 metrekare, 272 parsel 2.578 metrekare, 606 parsel 2.000 metrekare, 608 parsel 6.500 metrekare, 610 parsel 163.100 metrekare, 620 parsel 64.500 metrekare, 629 parsel 3.700 metrekare, 703 parsel 1.212 metrekare, 706 parsel 1.010 metrekare, 710 parsel 1.515 metrekare, 1056 parsel 32.999 metrekare, 1059 parsel 3.766 metrekare ve 1060 parsel 158.400 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfında Hazine adına, 294 parsel 6.288 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfında 3/12 payı ..., 4/12 payı ..., 5/12 payı hazine adına, 295 parsel 9.442 metrekare yüzölçümüyle tarla vasfında ... adına tapuda kayıtlıdır. 296 parsel ise 8.638 metrekare yüzölçümüyle çalılık vasfında olması nedeniyle komisyon kararı ile tescil harici bırakılmıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İlçesi ... Köyü hudutları dahilinde bulunan 256, 271, 272, 294, 295, 296, 606, 608, 610, 620, 629, 703, 706, 710, 1056, 1059, 1060 nolu parsellerin orman sayılan yerlerden olduğuna dayanarak tapu kayıtlarının iptali ile Orman idaresi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile ... İli ... İlçesi ... Köyü Hüseyindere mevkiinde bulunan 256-271-272-294-295-296 parsel numaralı taşınmazların; Koru mevkiinde bulunan 610-620-629 parsel numaralı taşınmazların; ... mevkiinde bulunan 703-706-710 parsel numaralı taşınmazların; ... mevkiinde bulunan 1056-1059-1060 parsel numaralı taşınmazların; Kuzgundere mevkiinde bulunan 606-608 parsel numaralı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde karar verilmişse de 295 parselin yargılama sırasında dava dışı ... ’e satıldığı ve usulüne uygun taraf teşkilinin sağlanmadığı, 296 parselin dava tarihinden önce kadastro komisyonuna yapılan itiraz sonucu tescil harici bırakılmış olması sonucu bu parsele ilişkin açılan davanın, tescil davası usulüne göre görülmesi, gerekli ilanların yapılması ve hükmün de tescile yönelik kurulması gerektiğinin gözetilmediği, 294 parsele ilişkin olarak 28.03.2005 tarihli celsede paydaşlar ... ve ...’e yönelik olarak açılan davaların tefrik edilmesinin hatalı olduğu ve tüm taşınmazlar bakımından alınan bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığı ve farklı bilirkişilerden alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, taşınmazların tespitine esas tevzi tapularına ilişkin olarak belirtmelik kayıtları, tevzi haritası ve tüm evraklar getirilmek suretiyle usulüne uygun tapu uygulaması yapılmadığı anlaşılmaktadır. Taraf teşkili sağlanmadan, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
1. Dava konusu 295 parselin yargılama devam ederken 30.03.2007 tarihinde satıldığı, yeni malikinin dava dışı ... olduğu anlaşıldığından; Mahkemece, HMK’nin 125/1. maddesi uyarınca 295 parsele ilişkin tapu iptal tescil davasının; tapu maliki ...’e yöneltilmesi için davacı ... İdaresine süre verilerek tapu maliki gerçek kişinin davaya dahil edilmesi sağlanmalıdır.
2. Dava konusu 296 parselin kadastro tutanağının kadastro komisyon kararı ile iptal edilerek tescil harici bırakıldığı anlaşıldığından;davanın tescil davası olarak görülmesi ve TMK'nin 713/4-5 maddeleri uyarınca bu nitelikteki davalarda keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerekir.
3. Dava konusu 295 parselin paylı maliklerinden olan ... ve ...’e yönelik davanın 28.03.2005 tarihli celsede tefriki hatalı olup, orman iddiasıyla açılan davaya konu taşınmazın paylarına ilişkin davanın ayrı ayrı görülmesi mümkün olmadığından dosyanın akıbetinin araştırılarak temyize konu dava ile birleştirilerek görülmesi gerekmektedir.
4. Dava konusu 256, 271, 272, 294, 295, 296, 606, 608, 610, 620, 629, 703, 706, 710, 1056, 1059, 1060 parseller bakımından;
Mahkemece öncelikle, çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede yapılan toprak tevzii çalışmalarına ait tüm belgeler, belirtmelik tutanakları, tablendikatif, toprak tevzii haritası ikmal edilmeli,yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve hayatta iseler belirtmelik tutanağında imzaları bulunan bilirkişiler ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazların dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; kadastro paftası ile toprak tevzii paftasının ölçekleri eşitlenerek çakıştırılmalı, orijinal-renkli (renkli fotokopi)hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.
Çekişmeli taşınmazların kadastro tespitine dayanak tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi için; teknik bilirkişi eliyle, tapu kaydının toprak tevzii haritası da zemine uygulanarak kaydın kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli; tapu kaydının krokisinin/haritasının bulunamaması veya uygulanamaması durumunda, tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli; bilirkişilerin gösteremediği sınırlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, bilirkişi ve tanıklarca gösterilen sınırlar fen bilirkişisi tarafından kroki üzerinde işaretlenmeli, çekişmeli taşınmazların tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız şekilde saptanmalıdır.
Açıklanan şekilde yapılacak araştırma sonucu toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1, 2, 3 ve 4 no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle, temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.815,00 TL avukatlık ücretinin davacı ... İdaresinden alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı Hazine ve davalı ... ve arkadaşlarına verilmesine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 29.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy