MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı, mirasbırakanı ...ya ait 788 parsel sayılı taşınmaza davalıların haklı ve geçerli bir neden olmaksızın ekim yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, çekişme konusu taşınmaza herhangi bir müdahalelerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.06.2012 tarihli ve 2012/4882 Esas, 2012/7639 Karar sayılı ilamı ile çekişmeli taşınmazın hangi bölümünün kimin kullanımında olduğunun krokide gösterilerek denetime olanak verecek şekilde saptanması, bu konuda tüm taraf delillerinin toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi ve yargılama giderlerininde ona göre belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda taşınmazın davalılar tarafından kullanılmadığı, hangi bölümün kimin kullanımında olduğunun tespit edilemediği gerekçesi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş,kararın davacı vekili ile davalılardan Yahya vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 29.02.2016 tarihli ve 2014/14114 Esas, 2016/2353 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne ilişkin kararın Dairece bozulmasından önce 20.02.2012 tarihinde taşınmazın icra marifetiyle boşaltıldığı, bu durumda davanın konusuz kaldığının tartışmasız olduğu, ne var ki; hükmün ferileri bakımından her bir davalının kendi kullandığı bölümün değeri üzerinden harç ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı, Mahkemece bozmaya uyulduğu halde her bir davalının kullandığı bölüm belirlenerek bu bölümün değeri üzerinden yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, dava dilekçesinde gösterilen değer üzerinden belirlenen yargılama giderlerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Hemen belirtmek gerekir ki, bozmaya uyulmakla tarafların leh ve aleyhine usuli kazanılmış hak doğar. Ayrıca, Mahkemece bozma kapsamı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurma yükümlülüğü ortaya çıkar. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Şu halde; Mahkemece bozma kararına uyulduğuna göre, bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, öncelikle elatmanın, haksız bir eylem olup, elatmanın önlenmesi davalarının da haksız eylemi gerçekleştiren kişi ya da kişiler aleyhine açılacağı ve bu gibi durumlarda davalılar arasında dava arkadaşlığı bulunmayıp hükmün ferileri bakımından her bir davalının kendi kullandığı bölümün değeri üzerinden harç ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı gözetilerek, taraf tanıklarının 6100 sayılı HMK'nin 243. ve 244. madde (HUMK'un 258 ve 259. maddeleri) hükmü uyarınca keşif yerinde hazır bulunmak üzere davetiye ile çağrılmak suretiyle mümkün olduğunca taşınmaz başında dinlenmesi, bu şekilde her bir davalının kullandığı bölüm belirlenerek bu bölümün değeri üzerinden yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, uyulan bozma ilamına göre gerekli araştırmalar yapılmadan, davalı ...’in kullandığı taşınmaz kısmı ve değeri belirlenmeksizin, keşif esnasında hazır bulunan davalı ...’nin davalı annesi ... ile birlikte kullandığını beyan ettiği taşınmaz kısmının değeri esas alınarak belirlenen yargılama giderlerinden tüm davalıların sorumlu tutulmak sureti ile eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de, Mahkemece uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmediğine göre maktu karar ve ilam harcı ile yetinilmesi gerekirken nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.