MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/5 E., 2023/5 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, asıl ve birleşen bir kısım davaların kabulüne, birleşen dosyada davacı ... ve arkadaşlarının davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından, davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... vekili, ... ve davalı Hazine vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.12.2026 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma için tayin edilen günde Hazine vekili Avukat....., ... ve ... vekili Avukat ... ile ... ... vekili Avukat ...'in katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, Antalya ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 1 34... , 1 35... ve 1 36... parsel sayılı sırasıyla 39.539.47 m², 27.568,84 m² ve 37.524,62 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ...'nün kullanımında olduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “mahkemece icra edilen keşiflerde çok sayıda tanık dinlenmiş olmakla beraber "..." soyisimli davacılar tarafından kullanıldığı söylenen 1 34... sayılı parselin (A) bölümünün ... tarafından mı açıldığı, yoksa tarafların murisi ...'tan intikal eden bir yer mi olduğu konusunda yapılan araştırma yetersizdir. Her iki iddiayı da destekleyen tanık beyanları olduğu halde Mahkemece, "taşınmazın ...'tan geldiği ve mirasçıları arasında taksim yapılmadığı" şeklindeki kabule nasıl ulaşıldığı; hangi beyana, niçin üstünlük tanındığı, aksi beyanlara ise niçin değer verilmediği gerekçede tartışılıp açıklanmadığı gibi; gerekçede ..., ... ve ... ile ...'nun davalarının kısmen kabul edildiği, diğer tüm davaların reddedildiği bildirmesine karşın hüküm kısmında davacı ... ve arkadaşlarının davası kabul edilerek ilgili bölümün muris ... mirasçıları adına zilyetlik şerhi verilmesi suretiyle çelişki yaratılmasının da isabetsiz olduğu, icra edilen iki keşifte de 142 parsel sayılı taşınmazın bir kısmını "..."ın kullandığı, hatta davacı-davalı aile olan "..."ler ile anlaşarak araya betondan sınır çektikleri belirtildiği halde Mahkemece dava konusu edilen bölümlerin murislerinden kalan parsel sınırları dışında olduğu belirtilerek ... ve arkadaşlarının davalarının reddine karar verilmiş ise de, kullanıma yönelik bu beyanlara niçin değer verilmediği konusunda bir gerekçe gösterilmediği, tüm dosya kapsamı ile çekişmeli taşınmazların davacı ... ve ...'ın kullanımında olduğu söylenen bölümleri dışındaki kısımlarının muris ... ...'den kaldığı tespit edilmişse de, mirasçılar arasında geçerli pay devirlerinin yapılıp yapılmadığı ve hangi bölümün ne kadar zamandır hangi hakka istinaden kim tarafından kullanıldığı hüküm vermeye yeter derecede aydınlatılamadığı gibi Mahkeme'nin kök muris ... ...'ye yönelik bir veraset ilamı almadığı ve gerekçede ortak murisin ve mirasçılarının birbirine karıştırıldığı, kimin hangi murisin mirasçısı olduğunun doğru tayin edilemediği, doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle muris ... ...'nin veraset ilamı çıkartılarak mirasçılar doğru olarak tayin edilmesi, mahkemece taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi belirlenmesi, bundan sonra yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisi aracılığıyla yapılacak keşifte, öncelikle davacı ...'lar ve ...'ların dava konusu ettiği yerlerin belirlenmesi, yerel bilirkişi ve tanıklardan iddia ve savunmalar doğrultusunda dava konusu edilen her bir taşınmaz bölümünün tespit tarihi itibari ile kime ait olduğu, kimden ne şekilde intikal ettiği ve kim tarafından ne şekilde kullanıldığı, mirasçılar arasında taksime veya pay devirlerine konu olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, fen bilirkişisine keşfi denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor düzenlettirilmesi, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen bir kısım davaların kabulüne, birleşen dosyada davacı ... ve arkadaşlarının davasının reddine, dava konusu 1 34... parselin kadastro tespitinin iptaline, 1 34... parselin Hazine adına tesciline, beyanlar hanesindeki "... ... oğlu 1956 doğumlu ...'nün kullanımındadır" şerhinin silinerek 07.11.2022 havale tarihli rapora ekli krokide " (A) harfi ile gösterilen 4258,82 m²lik bölüm ... ... oğlu 01.07.1914 doğumlu ölü ... mirasçılarının, (B) harfi ile gösterilen 3750,65 m²lik bölüm ... oğlu 02.12.1942 doğumlu ...'ın, (C) harfi ile gösterilen 31530,00 m²lik bölüm ... oğlu 01.07.1883 doğumlu ölü ... ... mirasçılarının kullanımındadır" şerhinin yazılmasına, dava konusu 1 35... parselin kadastro tespitinin iptaline, 1 35... parselin Hazine adına tesciline, beyanlar hanesindeki "... ... oğlu 1956 doğumlu ...'nün kullanımındadır" şerhinin silinerek " ... oğlu 01.07.1883 doğumlu ölü ... ... mirasçılarının kullanımındadır" şerhinin yazılmasına, dava konusu 1 36... parselin kadastro tespitinin iptaline, 1 36... parselin Hazine adına tesciline, beyanlar hanesindeki "... ... oğlu 1956 doğumlu ...'nün kullanımındadır" şerhinin silinerek "(H) harfi ile gösterilen 19439,62 m²lik bölüm ... oğlu 01.07.1883 doğumlu ölü ... ... mirasçılarının, (İ/1) harfi ile gösterilen 4122,95 m²lik bölüm ... oğlu 02.03.1954 doğumlu ölü ... mirasçılarının, ... oğlu 30.11.1958 doğumlu ölü ... mirasçılarının ve ... oğlu 10.02.1941 doğumlu ...'ın, (İ/2) harfi ile gösterilen 13962,05 m²lik bölüm ... oğlu 02.03.1954 doğumlu ölü ... mirasçılarının, ... oğlu 30.11.1958 doğumlu ölü ... mirasçılarının ve ... oğlu 10.02.1941 doğumlu ...'ın kullanımındadır" şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm birleşen dosyalarda davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... vekili, ..., davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, birleşen dosyalarda davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... vekili, ... ve davalı Hazine vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ...'nün dava konusu 1 34... parsel sayılı taşınmazın 07.11.2022 havale tarihli rapora ekli krokide (C) harfi ile, 1 35... parsel sayılı taşınmazın aynı tarihli rapora ekli krokide (H) harfi ile gösterilen bölümlere ve 1 35... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların davacı ... ve ...'ın kullanımı dışında kalan bölümlerin muris ...'den intikal ettiği, kök murisin sağlığında ya da ölümünden sonra mirasın usule uygun taksim edilmediği, davalı ...'nün dayandığı satın alma senedinin tanık, mahalli bilirkişi ya da tespit bilirkişileri tarafından bilinmediği, senet üzerindeki unsurlardaki sakatlıklar da dikkate alındığında senedin mirasçılar arasındaki pay devrini ispat edemediği, kullanımın tereke adına olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmişse de verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazların davacı ... ve ...'ın kullanımı dışında kalan bölümlerin kök muris ...'den intikal ettiğinin ve mirasın taksim edilmediğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki davalı ...'nün dayandığı 11.10.1995 tarihli "Gayrimenkul Zilyetlik Devir Teslim ve Satış Senedi" başlıklı belgenin aslı dosya içerisinde yer almakta olup, satıcı ... da belgeyi imzaladığını ancak belge içeriğinden haberdar olmadığını beyan etmiştir. Bu durumda belgenin mevcudiyeti konusunda ihtilaf olmadığı gibi imza sahiplerinden ... ve ...'nün imzalarına da itiraz edilmemiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle uyulmasına karar verilen bozma ilamına uygun olarak kök muris ...'ye ait mirasçılık belgesi temin edilerek, dava konusu 1 34... parsel sayılı taşınmazın 07.11.2022 havale tarihli rapora ekli krokide (C) harfi ile, 1 35... parsel sayılı taşınmazın aynı tarihli rapora ekli krokide (H) harfi ile gösterilen bölümlerinde ve 1 35... parsel sayılı taşınmazda davalı ...'nün babası ... ... ile dedesi ...'ün miras paylarının 11.10.1995 tarihli satış senedi ile davalı ...'ye devredildiğinin kabulü ile ... oğlu ... ... ve ... ... oğlu ...'nün miras paylarının davalı ... adına ve onun kullanımında olduğuna dair şerhine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte yazılı nedenlerle birleşen dosyalarda davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... vekili, ... ve davalı Hazine vekilinin tüm, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalı ... vekilinin 1 34... parsel sayılı taşınmazın 07.11.2022 havale tarihli rapora ekli krokide (C) harfi ile, 1 35... parsel sayılı taşınmazın aynı tarihli rapora ekli krokide (H) harfi ile gösterilen bölümlere ve 1 35... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalı ...'ye iadesine,
Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 40.000,00 TL avukatlık ücretinin asıl ve birleşen dosya davacılarından alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı ...'ye verilmesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.