MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/52 E., 2023/17 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen orman kadastrosuna itiraz ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili hasım olarak Çevre ve Orman Bakanlığını gösterdiği 15.04.2009 tarihli dava dilekçesi ile; ... ilçesi.... köyünde yer alan, dava dilekçesinin eki krokide sınırları gösterilen ve imar uygulamasında ağaçlandırılacak saha olarak bırakılan taşınmazın evveliyatının orman olduğunu, orman kadastro çalışmaları neticesinde taşınmazın davalı adına tespit ve tescil edildiğini öne sürerek, orman kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu uyarınca davanın kısmen kabulüne, orman sınırlandırmasının iptaline, dava konusu Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan harita mühendisi bilirkişisi... ve orman yüksek mühendisi ...'ın 27.02.2017 tarihli rapor ve krokilerinde (A) harfi ile gösterilen 58,34 m², (B) harfi ile gösterilen 626,72 m², (C) harfi ile gösterilen 3.734,42 m², (D) harfi ile gösterilen 2.375,86 m² ve (L) harfi ile gösterilen 878,89 m² yüzölçümlü kısımların orman sınırları içine alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, tapu iptali ve tescil talebi bakımından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... İdaresi vekili, davalılar ... vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruları esastan reddedilmiş ve işbu kararın davacı ... İdaresi vekili, davalılar ... vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.01.2022 tarihli ve 2021/8288 Esas, 2022/211 Karar sayılı ilamı ile; "İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, bu kapsamda davaya konu yerin neresi olduğunun tam olarak belirlenmediği, dava dilekçesinin ekinde yer alan kroki eklenmek sureti ile tensiben kadastro müdürlüğüne taşınmazın tespiti için yazılan yazıya verilen cevapta taşınmazın dava dilekçesinin aksine ... köyü sınırları içerisinde kaldığı belirtilerek, krokisinin gönderildiği, kroki içeriğine göre bir kısmının ... köyü 522 parsel sayılı taşınmaz içinde büyük kısmının da tescilsiz alanda kaldığı, harita mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 19.09.2011 tarihli kök raporda; imar paftası, eski kadastro haritası ve dava dilekçesinin ekinde yer alan krokinin çakıştırıldığı, dava konusu taşınmazın yüz ölçümünün 9.7 61... olup 82.70 m²lik kısmının 522 sayılı kadastro parseli içerisinde kaldığının, geriye kalan kısmın ise imar durumuna göre imar planı dışında ve tescil harici alanda bırakıldığının, dava konusu edilen alanda bulunan 9 adet kadastro parselinin ise 08.12.2003 tarihli imar uygulaması ile konumlarının değiştirilerek başka parsellere taşındığının bildirdiği; İlk Derece Mahkemesince harita mühendisi bilirkişisi tarafından tanzim edilen kök rapordan bir suret eklenmek suretiyle kadastro müdürlüğünden taşınmazın hangi ada-parsel içinde kaldığının sorulduğu, kadastro müdürlüğünce bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 82,70 m²lik kısmın aktif 522 parsel sayılı taşınmaz içinde, geriye kalan kısmın ise imar uygulaması ile DOP altında kamuya tahsis edilen sahaya isabet ettiğinin bildirildiği, daha sonra keşfe iştirak eden orman mühendisi ve harita mühendisi bilirkişileri tarafından tanzim edilen 03.04.2014 tarihli raporda; taşınmazın bulunduğu yerde 2014 yılında yeni imar uygulaması yapıldığının ve tescil edildiğinin, buna göre taşınmazın 58.34 m²lik kısmının 522 parsel içerisinde, 9.399,83 m²lik kısmının 94 16... parsel sayılı imar parseli, 302,73 m²lik kısmın ise imar yolunda kaldığının bildirildiği, İlk Derece Mahkemesince 1972 tarihli hava fotoğrafı üzerinde dava konusu taşınmazın orman olan, olmayan kısımların ayrı ayrı gösterilmesinin istenmesi üzerine bu sefer bilirkişi kurulunca taşınmazın 58,34 m²lik kısmının 94 16... parsel içinde kaldığının, geriye kalan kısmının ise 94 16... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığının bildirildiği, TAKBİS kayıtlarına göre ... köyünde 94 16... parsel sayılı taşınmazın bulunmadığı, bu durumda, araştırmanın doğru yerde yapılıp yapılmadığı, dava konusu taşınmazın konumu ve mülkiyet durumu hususunda duraksama oluştuğu açıklanarak, öncelikle, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin dosyaya getirtilmesi, itiraza konu yerin neresi olduğunun kesin bir biçimde belirlenmesi ve bu yerde önceki bilirkişiler dışında halen ... (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve üç harita mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ile orman kadastro haritası ölçeğine çevrildikten sonra, bu haritalar komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli kroki düzenlettirilmesi, taşınmaza ilişkin güncel tapu kayıtlarının yanı sıra tedavüllü tapu kayıtları, kadastro tespit tutanakları, imar şuyulandırma cetveli vs. getirtildikten sonra, taraf teşkili ve tescil istemi yönünden de görev hususu öncelikle değerlendirilmek suretiyle yapılan bu uygulama sonucunda dava konusu taşınmazın kesinleşmeyen orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakıldığı saptandığı takdirde davanın hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmesi, gerçekten orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı saptanır ise bu kez taşınmazın memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafındaki konumu gereğince uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiğinin düşünülmesi, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazların Samsun ili ... ilçesi ... mahallesi 94 16... ve 94 16... parsel sayılı taşınmazlar oldukları, dosyada mevcut hava fotoğrafları, amenajman planları ve krokiler dikkate alındığında orman sayılmayan alanda kaldıkları, önceki bilirkişi raporunda hava fotoğraflarının uygun şekilde kullanılmadığı, çakıştırma yapılmaması sebebiyle meyve ağaçları ile orman ağaçlarının karıştırıldığı, önceki bilirkişi raporu ile hükme esas alınan son bilirkişi raporları arasındaki farkın bundan kaynaklandığı, davacı ... İdaresinin dava konusu taşınmazların mülkiyetine yönelik taleplerinin mahkemenin görev alanına girmediği gerekçesi ile orman kadastrosuna itiraza yönelik davanın reddine, tescil istemi yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6 aylık askı ilan süresi içinde açılan orman kadastrosuna itiraza ve tescil istemlerine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.