MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/569 E., 2022/2704 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/51 E., 2019/2 K.
Taraflar arasındaki genel mahkemeden aktarılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, asli müdahil ... ve diğerlerinin davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1279, 1281, 1282, 1278, 1257, 1258, 1261, 1262, 1248, 1267, 1863, 1865, 1712, 1897, 1301, 1302, 1311, 1312, 1313, 1314, 1315, 1471, 1472, 1473, 1474, 1475, 1476, 1477, 1478, 1479, 1480, 1270, 1187, 1289, 1684, 1685, 1576, 12 44... parsel sayılı taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı oldukları belirtilerek malik haneleri açık bırakılmıştır.
Davacı ... ... tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/137 Esas sayılı dosyasına kaydedilen dava dilekçesinde; sınırları belirtilen taşınmazların 3/4 hissenin kendisine ait olduğunu belirterek, kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik sebebine dayanarak adına tescilini talep etmiştir.
... ... Müdürlüğü 1952/443 Esas sayılı ... Asliye Hukuk Hakimliği dosyasında Hazine aleyhine açmış olduğu davada; 22/Zilhicce/1318 tarihli vakfiye uyarınca dava konusu 21 parça taşınmazın 3/4 hissesinin (...) namına 2762 sayılı ... Kanunu'nun 7 ve 36. maddeleri uyarınca mazbut ... meyanına alındığını ve ... nizamnamesinin 31. maddesi gereğince vakıf kayıtlar kütüğüne tescil edildiğini bu nedenle ... Müdürlüğü adına tescil edilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında sunduğu 13.11.1959 tarihli dilekçe ile; ... ... tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 1957/137 Esas sayılı dava ile mezkur yerlerin kendisine ait olduğunu iddia etmiş ise de 6 parça hisseli yerlerin 3/4 hissesinin vakfa ait bulunduğunu, gayrimenkullerin kütük defterlerinin 90-95 sıra numaralarında kayıtlı olduğunu belirterek, ... ... tarafından ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1957/137 Esas sayılı dosyasında açılan tescil talepli dosya ile birleştirilerek yargılama yapılması gerektiğini belirterek, gayrimenkullerin vakıf adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Dosyanın takipsiz bırakılmış ardından yenilenmesi talebi üzerine 1960/171 Esasına kaydedilerek yeniden yargılamaya devam edilmiş ve 1960/317 Karar sayılı karar ile 1957/137 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
1957/137 Esas sayılı dosyanın takip edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırılmış, ardından yenileme talebi üzerine 1970/252 Esasa kaydedilerek asıl ve birleşen dava yönünden yargılama devam ederken taşınmazlar hakkında kadastro tespit tutanaklarının düzenlenmiş olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek ... Tapulama Mahkemesine devredilmiş, kadastro tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek 1982/47 Esası üzerinden yapılan yargılama sırasında dosya ... Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
... Kadastro Mahkemesinin 1982/47 Esas sayılı dosyasının 22.06.1983 tarihli duruşmasında; ..., ..., ...,...,...,.................. ve ...'in asli müdahil olmalarına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Antakya ... ilçesi ... köyünden (...) Vakfının tüzel kişiliği ve vakfiyesinin kütükte kayıtlı olmadığı, tasdikli ilişik 1318 tarihli vakfiye örneğinin ... Tüzüğü'nün 31. maddesi uyarınca vakıf kayıtlar kütüğüne kayıt ve tescili ile beraber, süresi içinde tescil ettirilmemiş olmasından dolayı ... Kanunu'nun 7 ve 36. maddeleri hükmüne göre mazbut ... arasına alınmış olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında yapılan keşiflerde vakfiyede sınırları yazılı taşınmazların dava konusu taşınmazları kapsadığı, vakfın zürriyet vakfı olmayıp mazbut vakıflardan olduğu anlaşılmış olup, bütün keşiflerdeki ortak mahalli bilirkişi ve tanık beyanları nazara alındığında dava konusu parsellerin tamamının 3/4'lük kısmının ... ...'ye ait olduğu, hayatta iken bu kısmın kendisi tarafından vakfedildiği, 1/4'lük kısmının ise şahsa ait olduğu, bu hissenin satışlar ve sair yollarla zaman içinde el değiştirdiği tespit edilmiştir. Bu nedenle dava konusu parsellerin 3/4'lük kısmı bakımından ... Vakfı adına tesciline; 1/4'lük kısmı bakımından ise bu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmayıp zilyetlik ile iktisabı mümkün yerlerden olduğu, tarım arazisi niteliğinde olduğu, asli müdahillerin taşınmazlara 20 yıl süre ile davasız ve aralıksız zilyet olduğu tespit edilerek ve kullanıcılarının ölmüş olması sebebi ile mirasçıları adına hisseleri oranında tescil hükmü ve üzerindeki muhdesatların kullanıcıları adına tapuya şerhine dair kurulmuştur.
... Vakfının mazbut vakıflardan olduğu, zürriyet vakıflarından olmadığı, müdahil davacılar yönünden Kadastro Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca 1/4'lük pay için kazanım şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davacı ... İdaresi ile müdahil davacıların davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... ... mirasçıları tarafından açılan esas davanın ise vakfın mirasçısı olduğunu ve vakıftan doğan haklarını ispatlayamamış olmaları sebebiyle bu şahıslar yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ... mirasçıları, davalı Hazine vekili, asli müdahil ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talepleri esastan reddedilmiş ve işbu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.