MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/14 E., 2023/13 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili, dahili davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, Çanakkale ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 539, 5 42... parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kayıtları nedeniyle; 539 parsel sayılı taşınmaz ... ve ... adlarına; 542 parsel sayılı taşınmaz ... ve müşterekleri adına; 1521 parsel sayılı taşınmaz ise ... adına tespit edilmiştir.
Davacı .... vekili dava dilekçesinde; Çanakkale ili .... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 539, 5 42... parsel sayılı taşınmazların tespitlerine esas olan tapu kayıtlarının güney sınırını deniz okuduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının miktar fazlası olan kısımların kadastro tespitlerinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin dava konusu 1521 parsel sayılı taşınmaz hakkında davanın reddine dair verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında özetle; “dava konusu taşınmazın kıyı şeridine göre yerinin belirlenmesi, komşu taşınmaz kayıtlarının uygulanması, jeoloji mühendisinden rapor alınması ve davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "Dava konusu Çanakkale ili .... ilçesi .... Köyü eski 15 21... ada 65 parsel yönünden; dava konusu parselin edinme sebebi incelendiğinde; 1985 yılında yapılan, dava dışı ... nolu parsele uygulanan tapu kaydının güney hududunun deniz okuması nedeni ile miktarına itibar edildiği ve miktar fazlalığının ... adına tespit edildiği, kadastro tespitine ...'ın itirazı üzerine ... adına yapılan tespitin iptali ile parselin müstakilen .... oğlu ... adına tapu kütüğüne tesciline karar verilmiş verilen karar 30/12/1988 tarihinde mal müdürlüğüne tebliğ edilmiş ve ... süresi içinde dava konusu parselin miktar fazlası olması nedeni ile ilk tespitte olduğu gibi adlarına tespit ve tescilini talep ettiği görülmüştür.
Gelibolu Kadastro Mahkemesi 1989/11 Esas sayılı dosya ile başlayan yargılama sürecinde 12/06/1991 yılında 1929 doğumlu mahalli bilirkişi, 1328 doğumlu tespit bilirkişisi ve 1943 doğumlu davcı tanığı eşliğinde yapılan keşifte dayanak tapu kaydı ve komşu parsel kayıtları uygulaması ile zilyetliğe ilişkin beyanların açıklayıcı olduğu, birleştirme ve bozma sonrası yapılan keşiflerde mahalli bilirkişilerin eski isim ve hudutları bilme konusunda yetersiz olması nedeniyle belirtilen hususlarda 1991 yılındaki keşifteki beyanlarına dayanıldığı, 1993 tarihli bozma ilamında kıyı kenar çizgisinin belirlenme şekline göre yetersizlikler bulunması gerekçesiyle bozmaya konu olduğu, Yargıtay 17 HD'nin parselin sahil şeridinde ve denizin etkisi altında kalmadığının tam olarak tespiti halinde 3402 s. KK 14 maddesi koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekliliğine vurgu yapıldığı, bozma öncesi keşifte alınan beyanlar ile dava konusu parselin komşu dava dışı ... nolu parsele uygulanan 04/05/19 72... sıra nolu tapu kaydını bir bütün halinde kapsadığının anlaşıldığı ve bu parselin 1991 yılı itibariyle 30 yılı aşkın zamandır davalı ...'in zilyetliğinde olduğunun davacı tanığı beyanı ile dahi sabit olduğu, dayanak tapu kaydının geldi kaydı olan ve iskanen oluşan 25/08/19 37... cilt 53 sayfa nolu kayda .... oğlu .... ile karısı .... ve oğlu .... ... malik oldukları,1972 yılında da ... oğlu ...'ın malik olduğu, kıyı kenar çizgisinin tam olarak tespiti için keşifte görev alan ... Mühendisi Prof Dr. ...., ... Bilirkişisi Prof Dr. ...., ... Mühendisi Dr....'nun dava konusu ... nolu parselin kıyı kenar çizgisine tecavüzünün olmadığını bildirir şekilde bilimsel, denetlenebilir ve gerekçeli rapor sundukları, böylece parselin kıyı şeridinde bulunmadığı ve denizin etkisi altında kalmadığının belirlendiği, davalı adına senetsizden edinmiş olduğu taşınmaz bulunmadığına dair Kadastro Müdürlüğünün müzekkere cevaplarının dosya arasına kazandırıldığı, böylece çekişmesiz, ekonomik amaca uygun olarak eklemeli zilyetlikle birlikte aralıksız 20 yılı aşkın süredir zilyet olan davalı ... yönünden 3402 sayılı KK 14. Madde hükümlerinin yararına oluştuğu anlaşılmakla miktar fazlası olması nedenine dayalı olarak ... tarafından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu Çanakkale ili .... ilçesi ... Köyü eski 5 39... ada 95 nolu parsel yönünden; dava konusu parselin edinme sebebi incelendiğinde; 20/09/1984 yılında yapılan ilk tespit ile kadastro tespit tutanağında belirtilen tapu kaydı ve vergi kaydı kapsamında kalması nedeni ile 3/4 payının ... ve 1/4 payının ... adına tespit gördüğü, maliye hazinesinin itirazı üzerine kadastro komisyon kararı ile itirazın reddine karar verildiği, bu kararın 25/01/1989 tarihinde mal müdürlüğüne tebliğ edildiği ve maliye hazinesinin süresi içinde dava konusu parselin miktar fazlası olması nedeni ile ilk tespitte olduğu gibi adlarına tespit ve tescilini talep ettiği görülmüştür.
Dava konusu Çanakkale ili ... ilçesi .... Köyü eski 5 42... ada 91 parsel yönünden; dava konusu parselin edinme sebebi incelendiğinde; 20/09/1984 yılında yapılan ilk tespit ile kadastro tespit tutanağında belirtilen tapu kaydı ve vergi kaydı kapsamında kalması nedeni ile parsel 24 pay kabul edilerek tapu kayıt malikleri adına tespit edildiği, maliye hazinesinin miktar fazlası olması nedeni ile itiraz ettiği kadastro komisyon kararı ile itirazının reddine karar verildiği bu kararın 25/01/1989 tarihinde tebliğ edildiği ve süresi içinde dava konusu parselin miktar fazlası olması nedeni ile miktar fazlasının kesilerek adlarına kayıtlı 540 nolu taşınmaza ilave edilmesi talep ettiği görülmüştür.
Ana dosyada dava konusu olan Çanakkale ili ... ilçesi .... Köyü eski 542 nolu parsele uygulanan kaydın aslında 539 nolu parsele ait olduğu, 539 nolu parsele uygulanan kaydın ise 542 ye uyduğu, fiili kullanmaya tarafların rıza gösterdiklerinin belirtildiği, ancak bu şeklideki muvafakatın geçerli olmadığı , uygulanan kayıtların kapsamının belirlenmesi amacıyla birleştirma ve bozma kararları sonrasında 20 11... yıllarında keşif yapıldığı, komşu parsellere ait tescil dosyalarının eldeki dosya arasına kazandırıldığı,542 nolu parselle ilgili 01/10/1991 yılında yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin yaş, tarih, eski malik ve hudutları bilme konusunda beyanlarının daha belirleyici olduğu, uzun süren yargılama nedeniyle hudutlarda yer alan isimlerin 1991 yılındaki bilirkişi beyanlarına göre sonraki tarihlerde yapılan keşiflerde bilinemeyebileceğinin bilinen hukuki ve fiili bir gerçek olduğu, bozma sonrası dosya arasına kazandırılan komşu parsel tescil dosyalarından özellikle batı yönünden komşu 541 nolu parselin tescil dosyasında onanan hükmün 04/05/1995 tarihli fen bilirkişi raporunda doğu sınırında yazılı.... nin halen .... oğlu....'ın olup ...'a devrettiği yer olduğu belirlenerek bu sınırın sabit olduğu ve dava konusu parseli doğruladığı, doğu yönünden komşu ....'ın 543 nolu nolu parselin batı sınırında 542 nolu parseli okuması ve sabit sınırlı olması nedeniyle onanarak tapu kayıt maliki adına kesinleşerek sabit sınır haline geldiği ve dava konusu taşınmazı kesin hükümle doğruladığı, kuzey yönünü okuyan .... tarlasının ise tüm komşu parsel tescil dosyalarında 540 nolu parsel kabul edilmek suretiyle kesinleştiği ve bu yönden de sabit hale geldiği bu haliyle dayanak ilk tesisi iskanen oluşmuş 25/08/19 37... sıra nolu kayıt olan ve 12/11/19 75... sıra nolu ve diğer tedavül kayıtlarında yazılı tapu kaydının 4 sınırı itibariyle dava konusu taşınmazı kapsadığı, aksi düşünülse bile 3401 sayılı KK 20/son md gereğince tapu kaydı miktar fazlalıkları hakkında şartları bulunduğu takdirde 14. Madde uyarınca şartların davalı tapu kaydı malikleri lehine gerçekleştiği, .... bilirkişi heyeti raporuna göre de sınırdaki denizden yer kazanılmadığı, kıyı kenar çizgisi içinde kalan alanın bulunmadığı, açıklanan nedenlerle miktar fazlası olan kısım bulunmadığından davacı ... Hazinesinin davasının reddine, parselin tapu kayıt malikleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu Çanakkale ili .... ilçesi .... Köyü eski 539 nolu parsel yönünden: davacı ... hazinesinin davalılar ... ve ... mirasçıları aleyhine 20/02/1989 tarihinde açmış olduğu .... Kadastro Mahkemesinin 1989/41 esas sayılı dosyası ile başlayan yargılama sürecinde; 15/10/1990, 23/07/1992, 30/11/1995 , 03/06/1996 yıllarında çeşitli teknik bilirkişiler, mahalli bilirkişiler ve komşu köy bilirkişileri refakatinde keşifler yapıldığı, bu dosyanın 2000/29 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi ve 2000/29 esas sayılı dosyanın da ana dava dosyası 1998/13 esas sayılı dosya ile birleştirilmesinden sonra 01/07/20 11... /11/2015 tarihinde keşifler yapıldığı, dosya arasına kazandırılan komşu parsel tescil dosyaları ile belirtilen tarihlerdeki tüm keşiflerde alının beyanlar bir bütün halinde değerlendirildiğinde; dava konusu 539 nolu parsele tesis kadastrosu esnasında 26/08/19 37... sıra numaralı tapu kaydı ve 31/05/19 69... sıra nolu tapu kaydının ve 631 tahrir nolu vergi kaydının uygulandığı, tapu kaydının iskanen oluştuğu ve doğu sınırında ....,batı sınırında ....hududunda ... ..., ... hududunda deniz okuduğu ve 27 57... yüzölçümü ile 3/4 payının ...,1/4 payının ... adına kayıtlı olduğu, 631 tahrir nolu vergi kaydının da ... adına kayıtlı doğu ..., batı ..., ...., ... deniz hudutlarını okuduğu,1996 yılında yapılan keşifte tapu kaydında doğu sınırı okusa da .... tarlasının kuzeyde 540 nolu parseli işaret ettiğinin belirtildiği, bilindiği üzere hudut yönlerinin bazı kayıtlarda bu şekilde karışabildiği, yukarıdaki parselde de anlatıldığı üzere .... tarlasının aynı yönde ve hizada bulunan tüm komşu parsel tescil dosyalarında kuzeydeki ... tarlasının 540 olduğunun kabul edildiği bu nedenle bu parselde de kuzey hududu kabul edildiği, güney hududundaki Deniz hududunda ve yönünde bir değişiklik olmadığı, yukarıdaki kabul edilen kuzey ve güney hudutları dışında kalan doğu ve batı(tapu kaydında batı ragıp sınırının hiçbir keşifte bilinmediği, kuzeydeki .... sınırının ise batıdaki 541 olabileceğinin beyan edilmesi karşısında) hudutlarının tespiti için bakılan batı yönünden komşu 538 ve doğu yönünden komşu 541 nolu parsellerin tescil dosyalarında yapılan keşiflerde ve uygulanan kayıtlarda dava konusu 539 nolu parselin ne şekilde okunduğunun kontrol edilmesinin gerektiği, bu anlamda batıdan komşu 538 nolu parselin doğu yönünde ... okunduğu ve 539 nolu parselin ilk kayıt malikini doğruladığı, doğudan komşu 541 nolu parselin batı yönünde ... tarlası okunduğu ve dava konusu parsel yönünü doğrulamadığı, 539 nolu parselin dayanak tapu kaydına göre .... ve .... isimli kişilerin ikisinin de 541 nolu tapu kaydının tüm malik isimlerine bakıldığında bu kişinin yer almadığı bu nedenle dava konusu parselin 3 hududunun taşınmaza uyduğu bu nedenle de miktar itibariyle geçerli olması gerektiği anlaşılmakla .... ve ....'nın 21/05/2018 tarihli rapor ve krokisinde B harfi ile gösterilen 2473, 09... lik alanın ayrı parsel numarası altında miktar fazlası olarak kesilerek, davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, A harfi ile gösterilen 2757, 00... lik alanın tespitteki vasfı ile 3/4 payının ... 1/4 payının .... oğlu ... adına tespit gibi tesciline karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1521 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki ...'ın miras payı 40 pay kabul edilerek, hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına; 539 parsel sayılı taşınmazın 21.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 2.473, 09... lik kısmının Hazine adına, (A) harfiyle gösterilen 2.757, 00... lik kısmının tespitteki vasfıyla 3/4 payının ..., 1/4 payının .... oğlu ... adına tespit gibi tesciline; 542 parsel sayılı taşınmazın 5.751, 98... yüzölçümüyle tespitteki vasfıyla hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili, dahili davalılar ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1. Davacı Hazine vekilinin dava konusu 5 42... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Dahili davalılar ..., ... ve ....dava konusu 1521 parsel sayılı taşınmaz ile 539 parsel sayılı taşınmazın 21.05.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen temyize konu bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava konusu bu parsel sayılı taşınmazlar yönünden hükmü temyiz eden dahili davalıların temyiz dilekçelerine eklemiş oldukları veraset ilamı ile İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan veraset ilamı arasında çelişki bulunduğu anlaşılmış olup, bu çelişki giderilmek suretiyle mirasçılık durumlarına göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna uygun olmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin dava konusu 542 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu parsel yönünden ONANMASINA,
(1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin dava konusu 1521 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
Dahili davalılar ..., ... ve .... temyiz itirazlarının (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile dava konusu 1521 parsel sayılı taşınmaz ve 539 parsel sayılı taşınmazın 21.05.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen temyize konu bölümüne ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden dahili davalılara iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.