MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2806 E., 2023/3038 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/382 E., 2021/385 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ............. ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 90... parsel sayılı 991,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve "parsel üzerindeki krokide (A) ile gösterilen 4 katlı bina 1970 tarihinden beri ............... varislerinin, krokide (B) ve (C) harfi ile gösterilen 4 katlı ve tek katlı bina 30 yıldan beri ........ kızı ....., krokide (D) ile gösterilen 2 katlı bina 1970 yılından beri................. oğlu ..., krokide (E) ile gösterine 4 katlı bina 30 yıldan beri ........ oğlu ...'nın müştereken bina ve arsa olarak fiili kullanımındadır." şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca .............. ve arkadaşlarına satılarak tapuda kaydın intikal ettirilmiştir.
2. Davacı dava dilekçesinde; taşınmazın kendi fiili kullanımının da bulunduğu iddiasına dayanarak, dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalılar aleyhine açılan davada, davalıların fiilen davacının kullanımında bulunan ve zemin üzerinde ve ekli krokide, sarı renkle boyalı olarak gösterilen 316,00 m² genişliğindeki taşınmaza fiili bir tecavüzlerinin bulunmadığı, davalı ...'ın ekli krokide yeşil renkli kısmı, davalı ...'ın ekli krokide pembe renkli kısmı zemin üzerinde fiilen kullandıkları, 6292 sayılı Kanun gereği kullanıcıların kendi isteklerine göre yaptıkları müracaatlarına binaen, Hazine adına 2/B'den tescilli olan taşınmazı, dava konusu 19 parseldeki hissedarların hisseleri nispetinde satın aldıkları ve bu taşınmazda müştereken paylı mülkiyet olarak hissedar oldukları, davacı tarafından açılan davanın haklı olmadığı, alınan bilirkişi raporları ile davalıların davacının kullanımında bulunan yere bir tecavüzlerinin bulunmadığının tespit edildiği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu parsel ile ilgili yapılan keşif ve bilirkişi incelemelerinde de görüleceği üzere davacının aile apartmanına dahil olan taşınmazın ölçümü 316 metrekare olarak hesaplandığını, ancak davacı ve amcası adına kayıtlı olan tapu kaydının 240 metrekare olduğunu, davacı ve ailesinin 30 yıldan fazladır kullanımda olan ve etrafı çevrili olan taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi kapsamında tapusunun verilmesi ile birlikte 316 metrekare olarak değil 240 metrekare olarak verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun gereğince yapılan satış sonucu oluşan tapu kaydının iptalinin istenilip istenilemeyeceğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.