MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/12 E., 2024/7 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili, asli müdahil Hazine vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında, Ordu ili .... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 74... parsel sayılı ve 30.417 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tek katlı ahşap ev ve fındık bahçesi, ağaçlık vasfıyla, tapu kaydı nedeniyle 1/3’er hisse olmak üzere .... oğulları ..... ve ... adlarına; aynı yer 1 77... parsel sayılı 24.495 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tek katlı ahşap ev ve fındık bahçesi vasfıyla, tapu kaydı nedeniyle ..... oğlu ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçelerinde özetle; dava konusu 1 74... ve 1 77... parsel sayılı taşınmazların eski tarihli memleket haritaları, hava fotoğrafları ve amenajman planına göre orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların davalılar adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince dava dosyalarının birleştirilmesine karar verildikten sonra yapılan yargılamada verilen önceki karar, Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "yapılan inceleme, araştırma ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, dava konusu taşınmazlardan 1 74... numaralı parselin (A) ile gösterilen bölümünün 1954 tarihli hava fotoğrafı ve 1957 tarihli memleket haritasında ormanlık sahalar içerisinde kaldığından bahisle orman sayılan yerlerden olduğu bilirkişiler tarafından bildirilmiş ise de değinilen belgelerdeki 1 74... numaralı parsel yerinin basitçe gösterildiğinin görülmesi üzerine; keşif sırasında uygulandığı bildirilen orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeğinin kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeğinin de memleket haritası ölçeğine bilgisayar ortamında (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de gösterecek şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmazın konumunun çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterilmesi için ek rapor alınmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderildiği, ne var ki, İlk Derece Mahkemesince ek rapor alınmışsa da bu kez de ek raporda uygulanan belgenin tarihi açıklanmadığı gibi, karar dayanağı rapora ekli memleket haritasından da farklı bir harita olduğunun anlaşıldığı, iade kararı üzerine yapılan uygulamaya göre 1 74... sayılı parselin bazı bölümlerinin açık alanda kaldığının görüldüğü, bunun yanında ziraat mühendisi bilirkişi raporunda ise, 1 74... parselin 4 dekarının mısır tarlası, kalan kısmının 40-50 yıllık fındık ocakları bulunan fındık bahçesi olduğu, çevresindeki parsellerle birlikte tarım arazisi niteliğinde bulunduğu belirtildiği, açıklanan nedenlerle hükme esas rapor ile ek rapor birbiri ile çelişkili olup İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırmanın doğruluğu konusunda tereddüt meydana geldiği, diğer dava konusu 1 77... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise, hükme esas alınan orman bilirkişi heyeti raporunda, taşınmaz üzerinde orman ağacı bulunmadığı, 20-25 yaşlarında fındık ağacı bulunduğu, orman toprağından farklı bir yapı arz ettiği belirtildikten sonra, ekindeki 1957 tarihli memleket haritasında yapılan çakıştırma denetime elverişli olmadığı gibi, hava fotoğrafına göre üzerindeki ağaçların cinsi, yaşının açıklanmadığı hususları belirlendikten sonra, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen bilirkişisi marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, anılan belgeler dava konusu taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle yöntemince orman araştırması, Orman İdaresi lehine oluşan usuli kazanılmış hakların da gözetilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "keşifte uygulanan tapu kayıtlarının sınırlarının gayri sabit nitelikte olduğu ve miktar itibariyle de taşınmazları kapsamadığı, orman bilirkişi heyeti tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, dava konusu taşınmazlardan 1 77... sayılı parselin krokide (A) harfi ile gösterilen kısmının orman sayılan yerlerden, (B) harfi ile gösterilen kısmının ise orman sayılmayan yerlerden olduğu, 1 74... sayılı parselin ise krokide (A) harfi ile gösterilen kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili, asli müdahil .... vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde, dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmamaktadır.
1. Davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil .... vekilinin itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, İlk Derece Mahkemesi hükmünde atıf yapılan orman bilirkişi heyeti raporu ile 14.11.2023 tarihli koordinatlı fen bilirkişisi raporunun uyumlu olmasına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili ve asli müdahil Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı ...'un dava konusu 1 77... sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dosya içeriğinden 1 77... sayılı parselin 1954 tarihli hava fotoğrafında %40-50 kapalılıkta geniş yapraklı ağaç ve ağaçcık toplulukları ile kaplı olduğu ve ormanlık sahalar içerisinde kaldığından bahisle orman sayılan yerlerden olduğu bilirkişiler tarafından bildirilmiş ise de rapora ekli 1954 tarihli hava fotoğrafı görüntüsünden 1 77... sayılı parselin kuzeyindeki az bir bölüm ile orta sınırlarındaki bir bölümün kapalı olduğu, taşınmazın nispeten büyük bir kısmının ise ağaçsız alan olarak gözüktüğü gibi, batısında yer alıp aynı raporda ağaçsız alan olarak ifade edilen 1 74... sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen bölümü ile de görüntü itibariyle aynı durumda olduğu anlaşılmaktadır. Bunun yanında taşınmaz üzerindeki ağaçların cinsi ve yaşı da açıklanmamıştır. Bu nedenlerle hükme esas alınan orman bilirkişi heyetinin 1 77... sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik kanaati ile rapora ekli 1954 tarihli hava fotoğrafı görüntüsü birbiri ile çelişkili olup İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırmanın doğruluğu konusunda tereddüt meydana gelmiştir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, getirtilen belgeler dava konusu taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 47 85... sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişisi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, dava konusu taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının 1 74... parsel sayılı taşınmazın tamamı ile 1 77... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısım ifraz edildikten sonra kalan bölümü (hüküm fıkrasının 1. a, b ve d bentleri) yönünden ONANMASINA,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz olunan 1 77... parsel sayılı taşınmazın (A) ile gösterilen bölümü (hüküm fıkrasının 1. c bendi) yönünden BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden ...'a iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.