MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/38 E., 2022/278 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili, davacı-davalı ... mirasçıları vekili, davacı-davalı bir kısım ... mirasçıları vekili, davacı-davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davacı-davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Mersin ili ... ilçesi ... köyü/Mahallesi çalışma alanında 1970 yılında yapılan kadastro sırasında 165 parsel kargir ev ve tarla niteliğinde 430,00 m² yüzölçümüyle ... adına; 166 parsel kargir ev ve arsa niteliğinde 200,00 m² yüzölçümüyle ... adına; 167 parsel kargir ev ve tarla niteliğinde 920,00 m² yüzölçümüyle ... ... ve ... adlarına; 168 parsel tarla niteliğinde 1.290,00 m² yüzölçümüyle ... adına; 169 parsel tarla niteliğinde 940,00 m² yüzölçümüyle ... adına; 170 parsel tarla niteliğinde 750,00 m² yüzölçümüyle ... adına; 171 parsel tarla niteliğinde 1.480,00 m² yüzölçümüyle ... adına; 172 parsel tarla niteliğinde 1.040,00 m² yüzölçümüyle ... adına; 173 parsel tarla niteliğinde 1.890,00 m² yüzölçümüyle ... adına; 174 parsel tarla niteliğinde 5.310,00 m² yüzölçümüyle ..., 175 parsel tarla niteliğinde 1.780,00 m² yüzölçümüyle ... adına, 176 parsel tarla niteliğinde 2.040,00 m² yüzölçümüyle... ve ... adlarına; 177 parsel tarla niteliğinde 1.300,00 m² yüzölçümüyle ... adına; 178 parsel tarla niteliğinde 790,00 m² yüzölçümüyle ... ve ... adlarına, 179 parsel tarla niteliğinde 1.460,00 m² yüzölçümüyle ... adına; 180 parsel tarla niteliğinde 700,00 m² yüzölçümüyle ... adına; 181 parsel kargir ev ve tarla niteliğinde 1.260,00 m² yüzölçümüyle ... adına; 206 parsel tarla niteliğinde 6.960,00 m² yüzölçümüyle... ve ... adlarına; 207 parsel tarla niteliğinde 4.900,00 m² yüzölçümüyle ... ve... adlarına tespit edilmiştir.
Davacılar ...,...ve ... ... ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/143 Esas sayılı dosyasına sudukları dilekçesiyle; Haziran 1961 tarihli ve 2 numaralı tapunun kayıt miktarının 8 dönüm olduğu halde gerçekte bu miktardan fazla olduğunu, bu nedenle kaydın gerçek miktarına çıkartılmasını talep etmişler, davaların birbirleri ile irtibatlı olması sebebiyle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/142 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/142 esas sayılı dosyasında davacılar ..., ... ve ...'in, davalılar ...,....'ın dayanağı olan 09.06.1961 tarihli ve 2 sıra numaralı tapulu taşınmazların dışında kalıp, imar ve ihya ettikleri taşınmaza muarazalarının men'ine karar verilmesini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacıların ve birleşen davacıların tescil ve muarazanın men'i davaların kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 30.01.1969 tarihli ve 1969/597 Esas, 1969/40 Karar sayılı ilamı ile; fenni bilirkişinin 09.07.1965 tarihli krokide, miktar arttırılması istenilen tapudaki cebel sınırının değişebilir olduğu belirtildiği halde bu davanın kabul edilmesinin doğru olmadığı açıklanarak hüküm bozulmuş, bozma sonrası 1969/399 Esas numarasını alan dosyada yargılamaya devam olunmuş, ancak bölgede kadastro çalışmalarının yapılıyor olması sebebiyle, dosyanın görevsizlikle ... Kadastro Mahkemesine gönderilerek 1974/24 Esasına kaydedilmiş, yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine ve dava konusu 1 66... sayılı parsellerin tespit maliki ... mirasçıları adına, diğer parsellerin ise tespit malikleri adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.10.1995 tarihli ve 1995/5281 Esas ve 1995/6316 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile 165 parselin kargir ev ve tarla vasfıyla ... mirasçıları adına miras payları oranında, 166 parselin kargir ev ve tarla vasfıyla ... mirasçıları adına miras payları oranında, 167 parselin kargir ev ve tarla vasfıyla 1/2 hissesinin ... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında, diğer 1/2 payının ise ... adına, 168 parselin limon bahçesi vasfıyla ... oğlu ... adına, 169 parselin limon bahçesi vasfıyla ... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında, 170 parselin ... oğlu ... adına limon bahçesi vasfıyla tespit gibi, 171 parselin miras payları oranında ... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında, 172 parselin .... bahçesi vasfıyla ... oğlu ... adına, 173 parselin limon bahçesi vasfıyla .... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında, 174 parselin limon bahçesi ve tarla vasfıyla ... mirasçıları adına miras payları oranında, 175 parselin limon bahçesi vasfıyla .... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında, 176 parselin tarla vasfıyla .... oğlu ... (....)'nun mirasçıları adına miras payları oranında, 177 parselin tarla vasfıyla .... oğlu ... mirasçıları adına miras payları oranında, .... beldesi 178 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla ... oğlu ... (...)'nun mirasçıları adına miras payları oranında, 179 parselin ev ve limon bahçesi vasfıyla ...'un mirasçıları adına miras payları oranında, 180 parselin ... adına kargir ev ve arsa vasfıyla tespit gibi, 181 parselin ... adına kargir ev ve .... bahçesi vasfıyla tespit gibi, 207 parselin tarla vasfıyla 1/2 hissesinin miras bırakan ... mirasçıları adına, 1/2 hissesinin miras bırakan ...'un mirasçıları adına tapuya tesciline, 206 parselin tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm, Hazine, Orman İdaresi, davacı ... vekilleri ve davacı-karşı davalı ... ile ... tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 20.06.2019 tarihli ve 2016/13058 Esas, 2019/4314 Karar sayılı ilamıyla; "...Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazları bakımından; Mahkemece dayanak tapunun miktar fazlası bakımından orman araştırması ve orman olmadığının anlaşılması halinde zilyetlik araştırması yapılması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulduğu, davacı ... vekilinin 174 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; Kadastro mahkemesi doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Mahkemece ...’in ... oğlu olduğu gözetilmeden ... oğluymuş gibi miras payı hesaplanarak hüküm kurulmuş olmasının doğru görülmediği, davacı ...’nun 206 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verildiği, davacı ...’in 171 parsele yönelik temyiz itirazları bakımından; yapılan keşifte temyize konu 171 sayılı parsel ve temyize konu olmayan ... adına tespit gibi tesciline karar verilen 172 sayılı parsele ilişkin mahalli bilirkişi beyanlarında; 1 71... sayılı parsellerin ... ve ... tarafından satın alınarak kullanıldığı, zemindeki kullanım durumlarının tam olarak bilinmediğinin beyan edildiği, dolayısıyla 1 71... sayılı parsellerin ... ve ... tarafından kullanıldığının belirtildiği ancak hangisinin kim tarafından kullanıldığının açıklığa kavuşturulmadığı, Mahkemece temyize konu 171 parselin kim tarafından, hangi hukuki ilişkiye dayanarak ve hangi tarihten itibaren zilyetlik sürdürüldüğü hususları yeterince açıklığa kavuşturulmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğu...." gereğine değinilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "...Davacıların dayanak tapu kaydı olan Haziran 19 61... numaralı tapu kaydının maliklerinin 2/16 hisse ..., 2/16 hisse ..., 2/16 hisse ..., 2/16 hisse ..., 2/16 hisse ..., 3/16 hisse ... (...), 3/16 hisse ... olduğu, dayanak tapu kaydının sınırları itibariyle dava konusu taşınmazlara uyduğu, tapu kaydının sınırlarında cebel bulunduğu, bu sınırların niteliği itibariyle değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte olduğu, bu bağlamda Kadastro Kanunu 20/C maddesi uyarınca tapu kaydında belirtilen miktar itibariyle geçerli olacağı, bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan orman kadastrosunun dava tarihi itibariyle yapılmadığı, taşınmazların durumunun hava fotoğraflarına göre belirlenmesi gerektiği, hava fotoğraflarına göre 173, 206, 207 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, diğer taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu, ziraat bilirkişi tarafından hazırlanan 14/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazlarda dava tarihi itibariyle tarımsal üretimde kullanılmadığı, 173, 206, 207 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden diğer taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu, tapu kaydının miktarının 8 dönüm olduğu, sabit sınırda bulunan 176, 177, 178, 179, 181 parsel sayılı taşınmazlar ve 167 parsel sayılı taşınmazın 502,00 m²'lik kısmının tapu kaydı kapsamında kabul edilmesi gerektiği, tapu kaydı malikleri arasında taksim yapılmadığı, dava konusu taşınmazlardan geri kalan 165, 166, 168, 169, 170, 171, 172, 174, 175, 180 parsel sayılı taşınmazlarda ve 167 parsel sayılı taşınmazın 418,00 m²'lik kısmında imar ihyanın yapılmadığı, bu nedenle taraflar lehine zilyetlik şartının gerçekleşmediği, (Tapu kayıt maliklerinden ...'ın soyadının değişmesi dikkate alınarak hüküm fıkrasına tashih şerhi ile Hocaoğlu soyadı eklenilmiştir.)..." gerekçesiyle davacılar Hazine ve Orman İdaresi'nin davasının kabulüne, diğer davacılar ve asli müdahillerin davasının reddine, 1 73... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile tespitteki yüzölçümü ve "orman" vasfıyla Hazine adına tesciline, 206 parsel sayılı taşınmaz yönünden verilen hükmün Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi 2016/13058 Esas, 2019/4314 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiğinden bu kısım hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 181, 179, 178, 1 77... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile tespitteki yüzölçümü ve vasfıyla 16 hisse kabul edilmek suretiyle 2 hissesinin ..., 2 hissesinin ..., 2 hissesinin ..., 2 hissesinin ..., 2 hissesinin ..., 3 hissesinin Hasan ... ..., 3 hissesinin ... adına tesciline, 180, 174, 175, 172, 171, 170, 169, 168, 1 66... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile tespitteki yüzölçüm ve vasfıyla Hazine adına tesciline, 167 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 01.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda (167/A) olarak gösterilen kısmın tespitteki vasfıyla 16 hisse kabul edilmek suretiyle 2 hissesinin ..., 2 hissesinin ..., 2 hissesinin ..., 2 hissesinin ..., 2 hissesinin ..., 3 hissesinin ...,..., 3 hissesinin ... adına tespit ve tesciline, 167/B olarak gösterilen kısmın ayrı bir parsel numarası verilmek suretiyle tespitteki vasfıyla Hazine adına tespit karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili, davacı-davalı ... mirasçıları vekili, davacı-davalı bir kısım ... mirasçıları vekili, davacı-davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davacı-davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili, davacı-davalı ... mirasçıları vekili, davacı-davalı bir kısım ... mirasçıları vekili, davacı-davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davacı-davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,55'er TL'nin temyiz eden davacı-davalılardan ayrı ayrı alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.