MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2164 E., 2023/1503 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gemlik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/291 E., 2020/243 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, .... ili .... ilçesi .... köyünde bulunan ve 1 01... parsel sayılı 1.251,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve ..., ..., ..., ................., ... ve ...'in kullanımında bulunduğu" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare 26.06.2014 tarihinde 20.863/125.177 hissesi ...'e, 03.07.2014 tarihinde 20.863/125.177'şer hisseleri ..., ... ve ...'ya, 09.07.2014 tarihinde 20.862/125.177 hissesi ...'a ve 13.08.2014 tarihinde 20.862/125.177 hissesi ...'e 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) uyarınca yapılan satış sonucunda adı geçen kişiler adına tescil edilmiş, ardından 28.11.2014 tarihinde taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine "taşınmazın tamamının eylemli orman vasfında olduğu" hususu şerh edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 1 01... parsel sayılı taşınmazın 6292 sayılı Kanun uyarınca davalılara satıldığını ancak taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine eylemli orman hususunun şerh edildiğinden satış işleminin aynı Kanun ve 345 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği'ne aykırı olduğunu belirterek, taşınmazın tapu kaydının aynı Kanun'un 11/4. maddesi uyarınca iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının orman vasfında olup arta kalan (B) harfi ile gösterilen kısmının ise tarla vasfında olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1 01... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 04.12.2019 havale tarihli rapor ve krokisinde belirtilen (A) harfi ile göstermiş olduğu 338,36 metrekarelik kısmının davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına orman vasfı ile tapuya tesciline, bilirkişinin raporunda (B) harfi ile göstermiş olduğu 863,41 metrekarelik kısmının davalılar adına olan tapularının hisseleri oranında devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmazın 2012 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında davalılar adına kullanım şerhi verilerek Hazine adına tespitinin yapıldığı, davalıların doğrudan satış başvurusu üzerine 26.06.2014 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca davalılara satılarak devredildiği, Mahkemece yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarına göre taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmının eylemli orman niteliğinde ve (B) harfi ile gösterilen kısmının ise üzerinde orman ağacı ve orman örtüsü bulunmayan tarla olarak kullanılan tarım arazi niteliğinde olduğu, bu itibarla 6292 sayılı Kanun'un 11/4. maddesi uyarınca iadesi gereken yerlerden olmadığı" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmına yönelik olarak usul ve kanuna aykırı olduğunu ve bu kısmında orman olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan satış işlemi sonucunda davalı lehine doğan mülkiyet hakkının, davalının hak sahipliği şartlarını taşımadığı iddiasına dayanılarak idare tarafından geri alınıp alınamayacağı ve bu kapsamda satış işlemine dayalı tapu kaydının iptal edilmesinin mümkün olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.