MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/663 E., 2024/1474 K.
BİRLEŞEN 2021/314 ESAS SAYILI DOSYA YÖNÜNDEN:
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/137 E., 2023/35 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ........... ili ....... ilçesi ......... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 2 74... parsel sayılı 1.924,86 m² yüzölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufunda olduğu belirtilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafından fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. .......... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. Davacı/karşı davalı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, taşınmazın imar-ihya edilmediğini, üzerinde çam ağaçları ile birkaç adet zeytin ağacının bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen birleşen davanın davacısı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan depo ve sarnıcın davacı müvekkiline ait olduğunu, taşınmazın yaklaşık 40 yıldan bu yana kullandığını, ekilip biçildiğini, davacı müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, Hazine adına yapılan kadastro tespitine itirazının kabulü ile taşınmazın davacı müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Birleşen dosyalarda davalı vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; aleyhlerinde açılan davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz üzerinde, su sarnıcı ve deponun 1992 tarihli hava fotoğrafında mevcut olduğu, davalı tarafından kullanıldığı ve bu nedenle 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi kapsamında taşınmazın beyanlar hanesine şerh konulabileceği, keşif esnasında davacı vekilinin dava konusu 2 74... parsel içerisinde sınırlandırılarak (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden tescil talebinin bulunduğunu beyan ettiği, bu yerin 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre, orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun yapıldığı 1972 yılında orman tapulama harici olarak tespit harici bırakıldığı, bu bölüm üzerinde tek katlı yapı, tuvalet, kuyu şeklinde sarnıç ve tandır ile tapulu 2 74... parselle bir bütün halinde kullanıldığı, davacının tapulu taşınmazdaki evde yaşadığı ve nizalı yeri bahçesi olarak kullandığı, 1 adet 25-30 aşı yaşında antep fıstığı ağacı, 1 adet 50-60 yaşında ve 1 adet 15-20 aşı yaşında zeytin ağacı bulunduğu ve bu bölüm yönünden davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, kadastro komisyon kararı tespitinin iptaline, dava konusu parselin (A) harfi ile gösterilen 1.296,64 m²lik kısmın ifraz edilerek içerisinde bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle "tarla" vasfıyla ... adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 628,22 m²lik kısmın aynı ada parsel numarasıyla "ham toprak" vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2 74... parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişilerce düzenlenen rapor ve krokide (A) harfi ile gösterilen kısmında davalı-birleşen dosya davacısı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla mülkiyet edinme şartları gerçekleştiğini, Hazine adına tespit edilen taşınmaza karşı açılan davada davacı Hazinenin hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi ve birleşen dosyalarda ayrı ayrı hüküm kurulmasının isabetli olduğu, Harçlar Kanunu gereğince harçtan muaf olmasına rağmen birleşen dosyada davalı olan Hazine aleyhine harç yüklenmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, kadastro komisyon kararı tespitinin iptaline, dava konusu parselin (A) harfi ile gösterilen 1.296,64 m²lik kısmın ifraz edilerek içerisinde bulunduğu adanın son parsel numarası verilmek suretiyle "tarla" vasfıyla ... adına tapuya tesciline, (B) harfi ile gösterilen 628,22 m²lik kısmın aynı ada parsel numarasıyla "ham toprak" vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı/ karşı davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, kanun ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, taşınmaz üzerinde tek katlı yapı, tuvalet, kuyu şeklinde sarnıç ve tandır ile 1 adet 25-30 aşı yaşında antep fıstığı ağacı, 1 adet 50-60 yaşında ve 1 adet 15-20 aşı yaşında zeytin ağacının mevcut olduğu dikkate alındığında taşınmazda yürütülen zilyetliğe ilişkin tasarrufun ekonomik amaca uygun olmadığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle birleşen davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; bir taşınmazın zilyetlikle kazanılabilmesi için 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi gereğince, taşınmaz üzerinde çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla sürdürülen zilyetliğin, taşınmazın ekonomik amacına da uygun olması zorunludur.
Dosya kapsamına, keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre; asıl dosya davalısı, karşı dosya davacısının babasının dava dışı komşu parseldeki evi yaptığını, dava konusu taşınmazdaki depo su sarnıcı ve tuvaleti de yaptıklarını, taşınmazı 30-40 yıldır kullandıklarını, tarım yapmadıklarını, hayvan otlattıklarını beyan etikleri, 24.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu 2 74... parselin (A) harfi ile gösterilen 1.296,64 m²lik kısmında bulunan yapıların toplam 15,65 m² taban oturum alanına sahip olduğu, 1 adet menengiç üzerine aşılı antep fıstığı ve 2 adet delice üzerine aşılı zeytin ağacı olduğu, zeminin ekili ve dikili olmadığı hususunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle, dava konusu taşınmaz üzerinde karşı davacı/ davalı ... ve murisleri tarafından ekonomik amaca yönelik, süreklilik ve açıklık arz eden bir imar ve ihya faaliyetinin gerçekleştirilmediği; tespit tarihine kadar taşınmaz üzerinde zilyetliğin, taşınmazdan tarımsal ya da ekonomik fayda sağlama niteliği taşımadığı açıkça anlaşılmaktadır. Bu belirlemeler karşısında; davacı/davalı ... vekili tarafından ekonomik amaca uygun zilyetliğin ispat edilemediği, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, somut olayın ve toplanan delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Bu itibarla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu 2 74... parselin (A) harfi ile gösterilen 1.296,64 m²lik kısma ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.