MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/4 E., 2016/81 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, .... ili ... ilçesi ... köyü çalışla alanında bulunan 22... parsel sayılı sırasıyla 1.529, 00... .000,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş iken, ...'un itirazı üzerine komisyon kararıyla ... adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare 2011 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a madde uygulaması sonucunda 1 67... parsel numarasıyla 14.445.56 m² ve 1 67... parsel numarasıyla ve 7.564,76 m² yüzölçümleriyle ve bahçe vasfıyla tapuya tescil edilmişlerdir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 67... ve 2 parsel sayılı taşınmazların kuzey ve doğusunda yer alan ve krokide sarı renk ile gösterilen 1.349,52 m²lik yerin, bölgeden ilk defa geçen kadastro işlemleri sırasında dere yatağı vasfıyla tescil harici bırakılarak kesinleştiğini, 1 67... ve 2 parsellerin maliki olan davalı ...'un dava konusu yer içinde kalan 1349 m²lik yere tecavüz etmek suretiyle müdahalede bulunması nedeni ile Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/3 Esas ve 2003/233 Karar sayılı dosyası ile müdahalenin men'ine karar verildiğini, davalının bu yere ilişkin olarak Hazineye ecrimisil ödediğini, bölgede yapılan 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a çalışmaları nedeni ile Kadastro Müdürlüğü tarafından tapulama harici bırakılan yerin bir kısmının davalı ... adına, 1 67... ve 2 parseller içerisine alınmak sureti ile tespit edildiğini, tespitin 30.01.2012 tarihinde kesinleşerek dava konusu yerin bu parseller içerisinde davalı adına tescil edildiğini, davalı tarafından müdahalenin men'i davası açıldığı esnada ve öncesinde çay boşluğu niteliğinde olan dava konusu yerin bu tarihten sonra davalı tarafından imar-ihya edilmeye çalışılması nedeni ile dava konusu yerin belirlenecek kısmının tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline, olmadığı takdirde tescil harici bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışmaları sonucu oluşan duruma karşı açıldığını, bu çalışmalar ile eski kadastro tespiti sırasında yapılan hatanın giderilerek düzeltildiğini, bu düzeltme sonucu davalı müvekkilinin dava konusu edilen 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlarında, önceki kadastro tespitinde müvekkili adına tespit ve tescil edilen yerin düzeltme çalışması ile bu parsellerden ayrılarak tespit harici bırakıldığını, ilk parselde tespit dışı bırakılan ancak müvekkilinin uzun yıllar öncesinde satın aldığı, üzerinde uzun yıllar zilyet olduğu, tarım yaptığı yer olduğunu, tespit dışı kalan bir miktar yerin ise bu parsellere ilave edilerek gerçeğe ve zemine uygun olarak düzeltmenin yapıldığını, yapılan düzeltmenin yerinde olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddine, karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "yörede tesis kadastrosu çalışmalarının 1986 yılında yapıldığı, yenileme çalışmalarının ise 2012 yılında kesinleştiği, davalının dava edilen yerler yönünden zilyetliğinin arazi kadastrosunun kesinleştiği tarihten öncesine dayalı 20 yılı bulan bir zilyetliğinin söz konusu olmadığından, davalı yönünden kazanma koşullarının oluşmadığı, 15.12.2015 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (B) harfi ile gösterilen 562,65 m²lik, (D) harfi ile gösterilen 327,01 m²lik kısım ile (E) harfi ile gösterilen 30,06 m²lik kısımların yapılan 22/2-a çalışmalarının arazi kadastrosu çalışmalarına aykırı olarak yapılmış olması nedeni ile davalı adına kayıtlı 1 67... ve 2 parselden davalı adına olan tapularının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen alanın geri kalan 429,80 m²lik kısmının tescil harici sahada kalması nedeni ile tescil harici bırakılmasına, (C) harfi ile gösterilen 568 m²lik kısım yönünden açılan bir dava bulunmadığı," gerekçesiyle, davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 15.12.2015 havale tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen 562,65 m²lik, (D) harfi ile gösterilen 327,01 m²lik kısım ile (E) harfi ile gösterilen 30,06 m²lik kısımların davalı adına kayıtlı olan dava konusu 1 67... ve 2 parseldeki davalı hissesinin iptali ile bu hisseler yönünden davacı Hazine adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen alanın geri kalan 429,80 m²lik kısmının tescil harici bırakılmasına, (C) harfi ile gösterilen 5,68 m²lik kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya dair istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişilerce verilen raporların eksik, yeterli ve olaya uygun olmadığını, dava konusu taşınmazların uzun yıllar üzerinde ziraat yapılan araziler olduğunu, davalı müvekkilinin bu yerleri çok yıllar önce satın aldığını ve üzerinde ziraat faaliyetinde bulunduğunu, bu yerde ufak çapta bir kuru dere geçtiğini ve içerisinde hiç su olmadığını, ancak yağmur yağdığında, hatta çok yağdığında ancak dereden su aktığını, bu nedenler ve resen bulunacak nedenlerle, kanuna, hukuk kurallarına aykırı, olaya uygun olmayan hatalı kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama çalışmalarının hatalı olup olmadığı, tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tescil harici bırakılma istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.