MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/373 E., 2024/1708 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/104 E., 2022/322 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından duruşma istemli talepli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ........ ili ...... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında mülga 2613 sayılı Kanun'a göre yapılan tapulama çalışmaları sonucu oluşan ve intikal ve satış işlemlerinden sonra 24... parsel sayılı 6.090,00 m² yüzölçümlü taşınmaz, zeytinli bağ niteliğiyle davalılar adına tescil edilmiş; bilahare, 29.05.2014 tarihinde taşınmazın beyanlar hanesine "orman sınırları içerisinde kaldığı" yönünde ve 22.10.2024 tarihinde ise TEİAŞ Genel Müdürlüğü lehine ise daimi irtifak şerhi verilmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda davalılar adına kayıtlı bulunan ......... ilçesi ... Mahallesi 24... parsel sayılı zeytinlik vasfındaki taşınmazın, 1949 yılında yapılan orman kadastrosuna göre kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, 1980 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan 2/B maddesi çalışmalarının da kesinleştiğini ve süresi içerisinde orman tahdit kadastrosuna karşı herhangi bir dava açılmadığını ileri sürerek, kesinleşmiş tahdit sınırları içerisinde kalan yere ilişkin tapu kaydının iptaliyle bu yerin orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde orman bitki örtüsünün dahi bulunmadığını, ............ Termal Otel ve ......... ......... de bu bölge içerisinde kaldığını, müvekkillerine ait parselin de bu planlama alanında kaldığını, dava konusu taşınmazın imar planının dahil olduğu alanların orman sınırları dışında kaldığını, bu hususta komşu parseller ile ilgili açılmış ve reddedilmiş davalar da bulunduğunu, Mahkeme aksi kanaatte ise taşınmazın ormanda kalması hususunda bir hüküm tesis edilecek olursa taşınmazın bu kısmına ilişkin bedelinin tazmini gerektiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile 24... parsel sayılı 6.090,00 m² olarak davalılar adına olan taşınmazın, 10.05.2022 tarihli teknik bilirkişi raporu eki krokide (A) harfiyle gösterilen 1.040,67 m²lik kısmının işbu taşınmazdan ifrazıyla orman vasfıyla davacı ... İdaresi adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı ... İdaresi ve davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2024 tarihli ve 2023/373 Esas, 2024/1708 Karar sayılı kararı ile "... İlk Derece Mahkemesince Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan dava konusu orman vasfındaki taşınmazın, maliki olan Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerekirken, ilgili kanunları gereğince ormanlardan yararlanma hakkına sahip olan ... adına tapuya tesciline karar verilmesi, dava konusu taşınmazın kararda, vasfının yazılmamış olması, dayanak teknik bilirkişi raporunun kararın eki sayılmamış olması ve 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanun'a eklenen 36/A maddesi uyarınca; "Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz" ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre "bu Kanun'un 36/A maddesi hükmü henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri için de uygulanır" hükümleri uyarınca davalılar aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmolunması doğru görülmediği" gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilin istinaf başvurusunun kabulüne, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine ve kamu düzenine aykırılık nedeniyle 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b/2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle davanın kabulüne, 24... parsel numaralı taşınmazın, 10.05.2022 tarihli bilirkişi raporuna ekli harita mühendisi tarafından düzenlenen ölçü krokisinde (A) harfiyle gösterilen 1.040,67 m²lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, teknik bilirkişiler, harita mühendisi ziraat mühendisi orman yüksek mühendisleri tarafından düzenlenen 10.05.2022 tarihli rapor ve eki krokilerin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman alanı içerisine alındığına ilişkin Mahkeme kararının hatalı olduğunu, bedel konusu belirlenmeden mülkiyetin alınmasının kanuna, 2709 sayılı Anayasa'ya ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırı olduğunu, 24... parsel turizm alanı içinde olup imar hukukuna göre arsa olduğunu, fiziki planları olan bu arsanın sonradan orman denilerek vatandaşın elinden alınmasının karşılığında gerçek rayiç değerinin verilmesi ile mümkün olabileceğini, işbu davadaki sayın bilirkişi heyeti ise somut emsal belirlemesi yapmadan m² birim fiyat belirlendiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman kadastrosu içinde kalıp kalmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.