MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/849 E., 2024/1841 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/123 E., 2023/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ........ ilçesi ........ Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz, 1981 yılında yapılan tapulama çalışmalarında orman olarak tespit harici bırakıldığı ve 30.03.1981 yılında ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanun'un (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde gereğince yapılan orman kadastrosu çalışmalarında orman sayılmayan alanda olduğu belirtilerek orman dışında bırakıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında ise 2 29... parsel numarasıyla ve 2046,07 m² yüzölçümlü olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kirazlık vasfıyla davalı adına tespit edildiği anlaşılmıştır.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ........ ilçesi ......... Mahallesinde bulunan 2 29... parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. madde çalışmaları sırasında davalı adına kirazlık cinsi ile tespit edildiğini ve tespite konu sahanın orman olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve Hazine adına orman vasfıyla tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; çok uzun yıllardır masraf ve emek sarf ederek taşınmazı tarıma elverişli hale getirdiklerini, ekim, bakım yoluyla bitkisel ürünleri düzenli bir işletmecilik esasına getirdiklerini, bu süre zarfı da toprağın yapısı, arazinin mevcut durumu, doğal bitki yapısı göz önünde bulundurulduğunda çok uzun yılların geçmesi gerektiğinin görüleceği, keşif sırasında da bu durumun görüleceğini, bu yönüyle bakıldığında davacı Kurum tarafından itiraza konu edilen hususlarında gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "taşınmaz üzerinde çok eski yıllardan beri tarım yapıldığı, taşınmazın 1957 yılında imar ihyasına başlanarak tamamlandığı, 1957-2010 yılları arasında ekin ve sebze ekilmek suretiyle tarımsal amaçlı tarla olarak 2010 yılından itibaren kirazlık olarak kullanıldığı, her ne kadar taşınmaz davalıya intikal ettikten sonra taşınmazdaki kiraz ağaçlarının son birkaç yıl bakımı yapılmasa da gerek bu sürenin (paylaşımdan sonra-tespit tarihinden 7-8 yıl önce) iradi terk sayılacak kadar uzun olmaması gerekse de kirazların hep toplanması dolayısıyla taşınmazın sürekli olarak davalının zilyetliği altında olduğu dikkate alındığında zilyetliğin kesintiye uğramadığı" gerekçesiyle davanın reddine, 2 29... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, 1973 yılında dava konusu taşınmazın kullanım olmadığı gerekçesiyle tapulama harici bırakıldığını, bilirkişilerin raporunda imar-ihyanın 1957 yılında tamamladığını belirttiklerini, davalının son yıllarda taşınmazı kullanmadığını, somut olayda imar-ihya ve zilyetlik koşullarının davalı yararına gerçekleşmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın ormana vasfında olup olmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.