MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2024/78 E., 2024/29 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ......... ili .. ilçesi ........ Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 20... parsel sayılı 532.57 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davalı ... adına; 1 23... parsel sayılı 77.12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 1/2 paylı olarak davalılar ... ve ... adlarına; 1 20... , 1 14... , 1 06... , 1 01... parsel sayılı 881.35, 888.58, 444.59, 280.77 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise, 1/2 paylı olarak davalılar ... ve ... adlarına tespit edilmişlerdir.
2. Davacılar ..., ... ve ... temsilcisi dava dilekçesinde; ... ili ...... ilçesi ....... Mahallesi 1 01... , 1 23... ve 1 06... parsel sayılı taşınmazların tamamının davacılardan ... ve ...'e ait olduğunu, 1966 yılından beri tasarruf ve zilyetlikleri altında bulunduğunu ileri sürerek ... ve ... adlarına paylı olarak tescilini, 1 20... ve 15, 1 14... parsel sayılı taşınmazların ise davacı ...'ya ait olduğunu 20 yıldan fazla bir süredir zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek ... adına tescilini talep etmiştir.
3. Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu 1 20... parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan asli müdahilin babası .......... ait iken ölümüyle yapılan taksimle davacıya kaldığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile asli müdahil ... adına tescilini talep etmiştir.
4. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; dava konusu 1 01... ve 1 06... parsel sayılı taşınmazların kök muris ...'ya ait iken ölümüyle mirasçılarına kaldığını, mirasçıları arasında taksim yapılmadığını ileri sürerek, taşınmazların tüm mirasçılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... yargılama aşamasında verdiği beyan dilekçesinde; taşınmazların 1972, 19 76... tarihli senetlere dayalı olarak tasarruf ve zilyetliği altında bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2018 tarihli ve 2015/4 Esas, 2018/11 Karar sayılı kararı ile, "tüm taşınmazların ...'dan intikal ettiği, çözümlenmesi gerekenin ... mirasçılarının kendi aralarında yapmış oldukları taksim sözleşmelerinin geçerli olup olmadığı hususunda olduğu, dosya içerisinde iki farklı taksim senedi bulunduğu, birincisi 1968 yılında yapılan ve murisin tüm mirasçılarının katıldığı senet olup babadan kalan taşınmazların mirasçıları arasında taksim edildiği, ancak keşif mahallinde bulunan taraflarca bu ilk senedin mirasçılar arasında çıkan ihtilaf nedeni ile uygulanmadığını ifade etmeleri nedeniyle senedin geçerli olmadığı, bunun sonucu olarak çeşitli tarihlerde mirasçıların bir kısmı arasında yapılan ve senet metninde paylaşılan belli taşınmazlara ilişkin ikili satış ve devirleri de geçerli saymanın mümkün bulunmadığı, daha sonra düzenlenen 11.09.1972 senette murisin sadece dört mirasçısı yer alması nedeniyle tüm mirasçıları katıldığı bir taksim yapılmadığı, geçerli olmayan bir paylaşıma dayanılarak taşınmazın kullanılmasının diğer mirasçılar karşısında zilyete herhangi bir hak sağlamadığı, bu nedenle davacılar ......... ve ...'in kendi adlarına tespitinin sağlanmasının mümkün bulunmadığı, davacı ... ve asli müdahil .............. tarafından talep edilen taşınmazlarında yine muris tüm mirasçılarının hakkı bulunmakla birlikte, taleple bağlılık ve çoğun içinde az da vardır ilkeleri gereği sadece talepte bulunan davacı adına tescil hükmü kurulması gerektiği, asli müdahil ...'ın dilekçesinde talep ettiği taşınmazların ... mirasçıları adına tespitini talep etmesi karşısında bu taşınmazların muris ... mirasçıları adına tescili gerektiği" gerekçesiyle, asli müdahil ...’ın davasının kabulüne,1 01... parsel ile 1 06... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının iptali ile muris ...’nın mirası 2160 pay kabul edilerek payları oranında mirasçıları adına tek katlı ahşap ev ve ahır ve samanlık ve arsası vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline,1 06... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının iptali ile muris ...’nın mirası 2160 pay kabul edilerek payları oranında mirasçıları adına arsa vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline, davacı ... ve ...’in davalarının reddine, vaki feragat nedeniyle 1 23... parsel sayılı taşınmaza ilişkin açılan davanın reddine, davacı ...’nın davasının kısmen kabulü ile dava konusu 1 14... parsel sayılı taşınmazın ... ve ... adına tespit gören kadastro tespit tutanağının, muris ...’nın mirası 2160 pay kabul edilmek suretiyle davacı ...’nın miras payı (160/2160) oranında iptali ile iptal edilen bu kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 1 20... parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit gören kadastro tespit tutanağının, muris ...’nın mirası 2160 pay kabul edilmek suretiyle davacı ...’nın miras payı (80/2160) oranında iptali ile iptal edilen bu kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline,1 20... parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit gören kadastro tespit tutanağının, muris ...’nın mirası 2160 pay kabul edilmek suretiyle davacı ...’nın miras payı (160/2160), asli müdahil ...’un miras payı (80/2160) oranında iptali ile iptal edilen bu kısmın davacı ... ve ... adlarına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2006/96 Esas Sayılı Dosya Davacısı ............ davasının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili, davacı ... ve davalı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2021/14884 Esas, 2023/4683 sayılı ilamıyla; "sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, İlk Derece Mahkemesince dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmaz hakkında hem 1 no.lu hem de 2 no.lu hüküm fıkralarında ayrı ayrı tescil hükmü kurulmak suretiyle infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm oluşturulmasının, 1 ve 2 no.lu hüküm fıkralarında 1 01... ve 1 06... parsel sayılı taşınmazların 2160 payda kabul edilerek miras paylarının dağıtılmasına rağmen, dağıtılan paylar toplamının 2100 olduğu, bu haliyle pay/payda eşitsizliğine yol açılmak suretiyle infazı mümkün olmayan karar verilmesinin, 1 14... ve 1 20... parsel sayılı taşınmazlarda davacı ...'nın kök muristen gelen payının "160/2160" olduğu kabul edilmesine rağmen 1 20... parsel sayılı taşınmazda "80/2160" pay kabul edilmesi ve bu farklılığın gerekçede de açıklanmaması nedeniyle hükümler arasında çelişki yaratılması, 1 23... parsel sayılı taşınmaz hakkında davanın reddine karar verilmesine rağmen, tescil hükmü kurulmaması nedeniyle taşınmaz hakkında tapu kütüğünün oluşmamasına diğer bir anlatımla malik hanesinin açık kalmasına sebebiyet verilmesinin, davacı ...'ın 1 06... parsel sayılı taşınmaz hakkında kök muristen geldiği ve taksimle 1/2 payının kendisine düştüğünü öne sürerek dava açmış ise de İlk Derece Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere kök muristen geldiği ancak taksim yapılmadığının belirlenmesine göre miras payı oranında davacı ... adına tescil hükmü kurulduğuna, diğer bir anlatımla çoğun içinde az da vardır gereğince davacının davasının kısmen kabul edilmiş olmasına rağmen hüküm yerinde davasının tümden reddine karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, asli müdahil ...’ın davasının kabulüne, 1 01... parsel ile 1 06... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının iptali ile muris ...’nın mirası 86400 pay kabul edilerek hükümde gösterilen payları oranında mirasçıları adına tapuya tesciline, davacı ...'in davasının kısmen kabulüne, davacı ...’in davasının reddine, vaki feragat nedeniyle 1 23... parsel sayılı taşınmaza ilişkin açılan davanın reddi ile tespit gibi tesciline, davacı ...’nın davasının kısmen kabulü ile dava konusu 1 14... parsel sayılı taşınmazın ... ve ... adına tespit gören kadastro tespit tutanağının, muris ...’nın mirası 86400 pay kabul edilmek suretiyle davacı ...’nın miras payı (3104/86400) oranında iptali ile iptal edilen bu kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 1 20... parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit gören kadastro tespit tutanağının, muris ...’nın mirası 86400 pay kabul edilmek suretiyle davacı ...’nın miras payı (3104/86400) oranında iptali ile iptal edilen bu kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 1 20... parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit gören kadastro tespit tutanağının, muris ...’nın mirası 86400 pay kabul edilmek suretiyle davacı ...’nın miras payı (3104/86400), asli müdahil ...’un miras payı (7524/86400)) oranında iptali ile iptal edilen bu kısmın davacı ... ve ... adlarına hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan kısmın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2006/96 Esas sayılı dosya davacısı Muhammer Dağcı’nın davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 19 68... tarihli senetlerle yapılan taksime uygun olarak kullanıldığını, davacının davasının kötüniyetli olduğunu, taksime konu taşınmazların satıma da konu edildiğini, 1972 tarihli noter senedinin delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini, taksimin ardından insan ömrünü aşan süre ile müvekkilleri tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesinde öngörülen süreye ulaşan zilyetlik nedeniyle davanın reddinin gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tarafların kök murisinden kaldığı noktasında ihtilaf bulunmayan taşınmazların murisin ölümünden sonra usulüne uygun taksim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026. tarihinde oy birliğiyle karar verildi.