MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/968 E., 2024/1811 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/520 E., 2024/160 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ...... ilçesi ...... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, 1 22... parsel sayılı 667,28 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... Köy Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; ... ili .... ilçesi ............. köyünde bulunan 1 22... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliği ve kullanımının bulunmadığını, bu nedenle yapılan tespitin iptaliyle Hazine adına (taşınmaz hangi vasıfta ise orman, ham toprak, hali arazi vb.) tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; davacının davasında haksız olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde zilliyetlik oluştuğunu, haklı olarak köy adına tapuya tescil edildiğini, taşınmazın evveliyatının incelendiğinde, zilliyetlik koşullarının gerçekleştiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evin ...... ait iken ...... ....... vefatı üzerine eşi tarafından köy tüzel kişiliğine satıldığı, en az elli yıldır çoban evi olarak kullanıldığı, kış aylarında ise köy gençleri tarafından kullanıldığı, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye elverişli rapor sunulduğu, kaldırma öncesi jeodezi bilirkişi tarafından sunulan raporda da 1972 yılında hava fotoğraflarında taşınmaz üzerindeki yapının göründüğünün tespit olunduğu, taşınmaz üzerinde davalı köy tüzel kişiliği lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar taşınmazı edinme koşullarının gerçekleştiğinden bahisle davanın reddine karar verilmişse de söz konusu kararın kanun ve usule aykırı olduğunu, kanunun aradığı anlamda zilyetlikten kazanım için kolayca tarım yapılması mümkün olmayan toprakta oldukça güç ve zahmetli ve gider gerektiren bir uğraş verilmiş olması gerektiğini, sadece ham toprağın sürülmesi ya da taşları temizlenmiş bir yerde ağaç dikilmesi, bina ve duvar yapılması emek ve masraf gerektirmesine rağmen imar-ihya sayılmayacağını, kanun koyucu burada olağanüstü bir emeğin harcanmasıyla ancak kültür arazisi haline getirilebilecek taşınmazları amaçladığını, dava konusu taşınmaz üzerinde bu tür faaliyetlere rastlanmadığı gibi taşınmazın tarımsal amaçlı kullanılmadığını, arsa olarak kullanımın kanunun edinim için getirdiği amaca aykırı olduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı yararına zilyetlikte iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.