MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1787 E., 2024/1978 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tunceli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/26 E., 2019/499 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; doğusu Hazine arazisi, kuzeyi hendek, batısı yol ile çevrili yaklaşık 42 dönümlük dava konusu taşınmazın 40 yıldır müvekkilinin tasarrufunda bulunduğunu, taşınmazın içerisinde 30-40 yıllık ağaçların bulunduğunu, taşınmazda ekin ekmek suretiyle kullanıldığını, taşınmazın arazi vasfında olduğunu ve mülkiyet iktisap etmeye uygun olduğunu ve müvekkili yararına olağanüstü zamanaşımıyla kazanım şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek, belirtilen kısmın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın süresi içerisinde açılmadığını, dava konusu taşınmaz hakkında Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/360 Esas sayılı dosyasında açılan tescil davası sonucu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiğini, yine aynı taşınmaz için Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/586 Esas sayılı dosyası üzerinden tapu iptal ve tescil davasının açıldığını, taşınmazın orman vasfında olduğu ve özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, esastan reddini savunmuştur.
2. Davalı ... İdaresi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bulunduğu .......... Mahallesinde 2018 yılında başlayan orman kadastrosu çalışmalarının bulunduğunu, davaya konu edilen kısmın koordinatlarının ve krokisinin bulunmadığından davaya konu taşınmazın yeri belirlenememekle orman parseline isabet etmesi halinde orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesini ve davacının davasının reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava taşınmaz bölümlerinin uzun zamandan beri zilyet edilmediği gibi taşınmazların vasfı nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ...... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, teknik bilirkişi raporları ve özellikle fen bilirkişi raporunda (A), (B), (D) ve (E) harfleriyle gösterilen bölümlerin orman sayılan yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı ve (C) harfiyle gösterilen bölümün de tarım arazisi vasfında olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... Zindici vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu edilen taşınmazların orman vasfında olmadığını, zamanaşımı ile iktisap edilecek yerlerden olduğunu, zilyetlik koşullarının müvekkili lehine gerçekleştiğini, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadığı, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
1. Davacı ... Zindici vekilinin 09.10.2019 tarihli bilirkişi raporunuda (A), (C), (D) ve (E) harfleriyle gösterilen dava konusu taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı ... Zindici vekilinin 09.10.2019 tarihli bilirkişi raporunuda dava konusu (B) harfiyle gösterilen taşınmaza ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava konusu taşınmazın bulunduğu çalışma alanında kadastro çalışmasının yapıldığı ve taşınmaz hakkında 18 14... parsel numarasıyla kadastro tutanağının düzenlendiği dosya kapsamından anlaşılmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 26. maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış; anılan Kanun'un 27. maddesinde ise İlk Derece Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu Mahkemelerin görevinin sona ereceği belirtilmiştir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup, resen gözetilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava tarihinden sonra hakkında kadastro tutanağı düzenlenen dava konusu taşınmaz hakkında görevli Mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu gözetilmek suretiyle, 3402 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının Kadastro Mahkemesine devredilmemesi isabetsiz olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 09.10.2019 tarihli bilirkişi raporunuda (A), (C), (D) ve (E) harfleriyle gösterilen dava konusu taşınmazlara ilişkin hükme yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
(2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.