MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/942 E., 2024/1913 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/168 E., 2023/36 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı asıl dosya davalısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ......... ili ....... ilçesi ........ Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 2 89... parsel sayılı 4.148,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... kızı ...'a aittir. Bu parsel 2. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır" şerhleri yazılmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ......... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. Asıl dosya davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhinin ve muhdesat beyanının iptaline, tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini, bu talebin kabul görmemesi halinde muhdesatların cinsi, konumu, mesafesi ve kapladığı alanın tespit edilerek tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın hatalı biçimde Hazine adına tespit edildiğini, davacı müvekkilinin dava konusu taşınmazı 1960 yılından beri tasarrufu kendisine ait olmak üzere malik sıfatıyla zilyet olduğunu, yüz yıllık harnup ve zeytin ağacı olan bir taşınmaz olduğu ve ağaçların hasadının müvekkili ve ailesi tarafından yapıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve davacı müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz üzerinde 3 adet aşı yaşı 20'den büyük zeytin ağacı bulunduğu, davalı tarafından kullanıldığı ve bu nedenle 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi kapsamında taşınmazın beyanlar hanesine şerh konulabileceği, davacı tarafın, mevcut şerhin düzeltilmesi yönündeki terditli talebinde hukuki yararının bulunmadığı, yine 4916 sayılı Kanun'un 4. maddesinin son fıkrası ile değişik, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun, Resmi Gazetede yayımlanarak 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5/son maddesinde Hazineye ait taşınmazları kapsadığı, dava konusu yerin ise tespit harici olduğu ve yürürlük tarihi öncesinde muhdesatın mevcut olduğu, dava konusu taşınmazın 1975, 1992, 20 09... tarihli hava fotoğraflarında, 2003-2022 tarihleri arasındaki uydu görüntülerinde taşınmazın üzerinde kapalılık oluşturmuş yaşlı kızılçam ağaçları ile alt tabakada maki bitki örtüsüyle kaplı olduğu, toprağının humus içerdiği, doğusundaki orman alanının devamı niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında eylemli orman vasfında olduğu, yine klizemetre ile yapılan ölçümde %37 eğime sahip taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 1/j maddesi kapsamında orman vasfında olduğu gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı asıl dosya davalısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanunu'nun 1. maddesine göre “orman” vasfında olduğunu, parsel alanının hiçbir dönemde tarımsal olarak imar-ihyasının tamamlanmadığını, tespit tarihi itibarıyla 3 adet 20 aşı yaşının üzerinde zeytin ağacı bulunduğunu, bu ağaçların varlığının parselin kullanıldığına dair yargıya varılmasına yetmeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1950'li yıllarda kullanıma açıldığını, temizlendiğini, tarıma elverişli hale getirilerek taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların bakımının yapılıp mahsuldar hale getirildiğini, davacı müvekkilinin eklemeli zilyetlik ile en az 70 yıldır taşınmazın malik sıfatıyla zilyedi olduğunu, kesinleşen orman kadastrosunda, davaya konu taşınmazın orman sınırları dışında kaldığını, davaya konu taşınmazın edinim koşullarının çok önceden oluştuğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı asıl dosya davalısı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.