MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/387 E., 2024/1549 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/344 E., 2022/262 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .......... İii ............ ilçesi ........... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 3 56... parsel sayılı 1.490,58 m² yüzölçümündeki taşınmaz çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ........... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda davacı müvekkilinin malik sıfatıyla zilyetliğinin 20 yılı aşkın olduğunu, taşınmazın yaklaşık 50 yıldır malik sıfatıyla zilyetliğe konu olduğu ve dönemsel olarak tarla, dönemsel olarak hayvancılık ve hayvan otlatma amacıyla kullanıldığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın müvekkil adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın davacı taraf adına tespit ve tescil edilmesini gerektiren maddi ve hukuki geçerli sebep bulunmadığını, davacının iddialarını sübuta erdiren bilgi ve belge mevcut olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, 1965 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre, orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun geçtiği 1972 yılında dava konusu taşınmazın orman olarak tespit harici bırakıldığı, 1975, 20 09... tarihli hava fotoğraflarında taşınmaz üzerinin makilikle kaplı olduğu, 1992 tarihli hava fotoğrafında maki örtüsünün temizlendiği ancak yeniden makiliğe dönüştüğü, üzerinde 5-6 adet deliceye aşılanmış zeytin ağacının bulunduğu, klizemetre ile yapılan ölçümde %35 eğimli olduğu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, bu nedenle imar ihya ile kazanılacak yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tutanağı tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif esnasında taşınmazda, çevre taşınmazlarla ayırıcı nitelikte sınır yapısı bulunmayan, taşınmaz üzerinde birkaç adet zeytin ağacı ile çam ağacı ve maki bitkileri bulunduğunun tespit edildiği, toprağın, kırmızı kahverengi Akdeniz orman toprağı olduğu ve toprakta humus kalıntısı olduğu, 1972, 1992, 20 09... yılı hava fotoğrafında, çevre taşınmazlarla arasında ayırıcı nitelikte bir sınır yapısı bulunmayan, kısmen açıklık bölümleri olan taşınmaz üzerinde ağaç/bitki formları bulunduğu, söz konusu ağaç/bitki formlarının keşif esnasında taşınmaz üzerinde görülen birkaç adet zeytin ağacı ile çam ağaçları ile yöreye özgü maki bitkileri olduğunun düşünüldüğü, %35 eğimli olduğu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, 2003, 2004, 2006, 2009, 2011, 2013, 2015, 2016, 20 19... tarihli uydu görüntülerinde, taşınmazın doğusunda bulunan orman alanı ile aynı görüntüde % 50-60 kapalılıkta maki ve zeytin ağaçları ile kaplı olduğunu belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, yasa ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, uzun süre boyunca ............... ve sonrasında mirasçıları tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını, zilyetliğin davacı müvekkiline senet ile devredildiğini, taşınmaz üzerinde yaklaşık 40 yıl önce inşa edilmiş hali ile sabit olan teras duvarlarının da zilyetler tarafından yapıldığını, beyanlar hanesinde muhdesatların davacı müvekkiline ait olduğu yönünde herhangi bir beyanın yazılmamasının yerinde olmadığını, orman vasfında olduğu yönündeki tespiti kabul etmediklerini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.