MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/936 E., 2025/24 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/268 E., 2023/8 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. . ili ....... ilçesi ...... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 44... parsel sayılı 244,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesine, "bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ...'a aittir." şerhi yazılmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, dava dışı .............ve davalı ...'ın tespite itirazı üzerine komisyon kararıyla taşınmazın zeytinli tarla vasfıyla davalı ... adına tespitine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ...... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek kanuni ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. Aynı köyde 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve kanuni ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, taşınmazın imar-ihya edilmediğini, üzerinde çam ağaçları ile birkaç adet zeytin ağacının bulunduğunu ileri sürerek; taşınmazın kadastro tespitinin iptaline ve Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 2006 yılında....... ve akrabalarından satın alındığını, ........ murisleri tarafından yaklaşık 90-100 yıl önce kullanıma açıldığını, o zamandan beri sınırları belirlenmiş olan taşınmaz üzerine birçok zeytin ağacı dikildiğini, ...... vefat etmesi ile mirasçılar arasında taksim edildiğini, davalı müvekkilinin dava konusu taşınmazı 2006 yılından beri malik sıfatıyla zilyedi olduğunu, tapulu taşınmaz ile birlikte bütün olarak davalı müvekkili tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk tesis kadastrosunun geçtiği 1971 yılında dere olarak tespit harici alanda bırakıldığı, taşınmazın bitişiğindeki tapulu 1 44... parselin maliklerinden birinin davalı ... olduğu, dava konusu taşınmazın 2006 yılında ...... satın alındığı, 1975, 1992, 2009, 2015 tarihli hava fotoğraflarına göre komşu 1 44... ve 30 parsel arasında kaldığı, üzerinde tarımsal faaliyet yapıldığına dair emare olmadığı; güneyinde kalan orman parselini, kuzeyindeki orman parseline bağlar nitelikte tapulu iki parsel arasında uzandığı, 2011 yılından itibaren dava konusu parsele 1 44... parselden yol açılması üzerine taşınmazın temizlendiği, 1 44... parsel malikinin kendi taşınmazını tel çitle çevirmesinin akabinde 1 44... parsele dahil edilerek sınırlandırıldığı, 1975-2008 yılları arasında ormanlık-çalılık bir görüntüsü verdiği, ayrıca 1 44... parselde açılan yolu geçtikten sonra vadi şeklinde su akağının halen mevcut olduğu; davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1971 yılından 2011 yılına kadar çalılık ve orman ile bütünlük arz eden bir görüntüde olduğu, zemininin 2011 yılından itibaren temizlenerek komşu tapulu 1 44... parsele dahil edildiği, 1975 yılından 2008 yılına kadar sürekli şekilde ormanlık ve çalılık görünümde olduğu, mevcut hali ile imar-ihyası yapılmamış ham toprak niteliğinden olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, kanun ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, taşınmazın müvekkilinden önceki zilyetleri tarafından bitişik konumlu taşınmazlar ile bir bütün halinde kullanıma açıldığını, önceki zilyetlerin söz konusu taşınmazlar üzerinde tarım yaptığını, ayrıca yine taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçları aşılayarak mahsuldar hale getirdiklerini, hasatlarını topladıklarını, taşınmazın imar ihyasının, önceki zilyetlerin kullanımı sırasında tamamlandığını, eklemeli zilyetlik ile 70 yıldır taşınmazın zilyedi olduğunu, 2006 yılından beridir davalı müvekkili tarafından tapulu taşınmaz ile bir bütün olarak kullanıldığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.