MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/83 E., 2024/173 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) hükümlerine göre yapılıp 20.04.1990 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır. Arazi kadastrosu ise 1954 yılında yapılmış ve dava konusu yer çalılık olduğu gerekçesiyle tapulama harici bırakılmıştır.
2. Davacı dava dilekçesinde özetle; ... ili ........ ilçesi .......... Mahallesinde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği bir parça tespit harici taşınmazı imar ve ihya ettiğini ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının lehine oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekillerinin ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu yerin zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ve davacı lehine imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlar; davalı Hazine vekili ise taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.01.2015 tarihli ve 2013/115 Esas, 2015/68 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 10.12.2013 tarihli krokili raporda (A) harfiyle işaretlenen taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına ve (B) harfiyle işaretlenen taşımazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 21.06.2016 tarihli ve 2015/9457 Esas, 2016/7301 Karar sayılı ilâmı ile "Taraf teşkili açısından ... ve Serik Belediye Başkanlığının davada taraf olarak yer almadığı, davanın esası yönünden ise hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın iki ayrı bölümden oluştuğunun, Ek-1 numaralı krokide (A) harfiyle işaretlenen 686,45 m² yüzölçümlü taşınmazın düzlük, (B) harfiyle işaretlenen 4.183,70 m² yüzölçümlü taşınmazın ise %18-20 eğimli olduğunun, (A) ve (B) harflerinin üzerinde aşılı zeytin ağaçlarının ve değişik meyve ağaçlarının bulunduğunun, (A) ve (B) harflerinin kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığının, ancak 3 numaralı krokide (A) harfiyle işaretlenen 1.385,56 m² yüzölçümündeki taşınmazın eski tarihli memleket haritasında ormanlık alanda gözüktüğünden orman sayılan yerlerden olduğunun, (B) harfiyle işaretlenen 3.484,59 m² yüzölçümlü taşınmazın ise açık alanda gözüktüğünden orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 10.12.2013 tarihli krokili raporda da (A) harfiyle işaretlenen 686,45 m² yüzölçümlü taşınmazın düzlük olduğunun, (B) harfiyle işaretlenen 4.183,70 m² yüzölçümlü taşınmazın ise eğiminin yüksek olduğunun belirtildiği, orman bilirkişi raporunda ekli 3 numaralı krokide (A) harfiyle işaretlenen 1.385,56 m² yüzölçümündeki taşınmazın eski tarihli memleket haritasında ormanlık alanda gözüktüğünden orman sayılan yerlerden olduğu belirtildiği halde, fen bilirkişisinden dava konusu taşınmazın memleket haritasında ormanlık alanda gözüken bölümü ile orman sayılmayan alanda kalan kesimini gösterir şekilde ek rapor alınmadan 10.12.2013 tarihli krokili rapor esas alınarak (A) harfiyle işaretlenen taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına, (B) harfiyle işaretlenen taşınmazın ise davacı adına tesciline karar verildiği, bundan ayrı orman bilirkişiden alınan ek raporda dava konusu taşınmazın 1958, 19 59... yıllarına ait hava fotoğraflarındaki görünümünün memleket haritası ile aynı olduğu belirtilmiş ise de hava fotoğrafının stereoskop aleti ile üç boyutlu incelemesinin yapılmadığı, uygulanan memleket haritasının tarihi belirtilmediği gibi taşınmazın eski tarihli hava fotoğrafındaki konumunun aplikeli olarak gösterilmediği, yine kadastro paftası, orman tahdit haritası, eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritalarının ölçekleri eşitlenerek dava konusu taşınmazların tahdit haritasındaki, memleket haritası ve hava fotoğrafındaki konumlarının orman ve fen bilirkişisi tarafından ortak düzenlenecek 1/5000, 1/100 00... /25000 ölçekli haritalar üzerinde gösterilmediği, dava konusu taşınmazı ve komşularını gösterir şekilde orijinal kadastro pafta fotokopisi, var ise komşu parsellerin tutanakları ve dayanak belgelerin getirtilmediği, ayrıca dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar planı içinde kalıp kalmadığı, imar planının kesinleşme tarihi, idarece ecrimisil tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, kamuya tahsis edilip edilmediği hususlarının da araştırılmadığı açıklanarak, bu doğrultuda, öncelikle ... ile Serik Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi, ardından tahdit uygulaması yapılarak taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, dava konusu taşınmaz tahdit içinde kalmıyor ise o takdirde, davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak dava açtığına göre 6831 sayılı Kanun'un 4999 sayılı Kanun ile değişik 7. maddesi uyarınca herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların yapılacak orman kadastrosu ile her zaman orman sınırları içine alınabileceği ve öncesi itibarıyla orman sayılan yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyeceği gözetilerek eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı dava konusu taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığının anlaşılması durumunda, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması, toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilip sonucuna göre önceki kararı davacı gerçek kişi temyiz etmediğinden fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 10.12.2013 tarihli krokili raporda da (A) harfiyle işaretlenen 686,45 m² yüzölçümlü taşınmaz yönünden davalılar yararına oluşan usuli kazanılmış hakta gözetilerek bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2016/3279 Esas, 2019/124 Karar sayılı kararı ile davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 21.01.2019 havale tarihli ve karara ek sayılan bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (B2) harfiyle gösterilen .......... Mahallesi ............ mevkinde bulunan yüzölçümü 2.555,55 m² ile (A) harfiyle gösterilen 504 m² yüzölçümlü olmak üzere toplam 3.060,10 m² yüzölçümündeki arazilerin davacı adına tam hisse şeklinde tapuya tesciline, aynı rapordaki krokide (B1) harfiyle gösterilen .............Mahallesi ......... mevkinde bulunan yüzölçümü 1.649,37 m² olan araziyle ilgili davacının tescil talebinin reddine ve 4721 sayılı Kanun'un 713/6. maddesi gereğince orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 25.12.2023 tarihli ve 2021/5588 Esas, 2023/6703 Karar sayılı ilâmı ile "Davacının tüm, davalılar Hazine ve ... vekilinin ise sair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan inceleme sonucunda hükme esas bilirkişi raporu ve eki krokide (A) harfiyle gösterilen yere ilişkin kurulan hükmün, usûl ve kanuna aykırılık oluşturduğu, hükme esas alınan raporda (A) harfiyle gösterilen kısımla ilgili olarak İlk Derece Mahkemesince kurulan ilk hükümde, bu yerin orman olarak Hazine adına tesciline karar verildiği ve bu hükmü de yalnızca davalılar Hazine ve Orman İdaresinin temyiz ettiği, diğer bir deyişle davacının temyiz etmemiş olduğu, buna göre anılan bölüm açısından davalılar Hazine ve ... lehine usûli müktesep hak oluştuğu, hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davalılar Hazine ve ... lehine oluşan usulî kazanılmış hak gözetilerek, hükme esas alınan raporda (A) harfiyle gösterilen kısmın orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek davacı lehine tesciline karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği" belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "bozma öncesinde yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporlarının değerlendirilmesiyle, tescil talep edilen arazinin bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (B2) harfiyle gösterilen ............ mevkinde bulunan yüzölçümü 2.555,55 m² yüzölçümündeki arazi yönünden davacının zilyetliğinin bulunduğu ve zilyetlikten tescil koşulları bulunan bu yerlerin orman sayılmayan tescil harici yerlerden olduğu, arazinin yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynaklardan olmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan sahipsiz yerlerden olduğu, imar ve ihyanın gerçekleşmiş olduğu, il, ilçe ve kasabaların imar sahaları kapsamında kalmadığı, tescil talep edilen bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (B1) harfiyle gösterilen ............... mevkinde bulunan yüzölçümü 1.649,37 m² olan arazi yönünden, üzerinde yapraklı-ibreli tipinde orman bitki örtüsünün gözlemlenmesi ve batısındaki Devlet ormanın devamı niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafın usuli kazanılmış hakkı gözetilerek (A) harfiyle gösterilen 504 m² yüzölçümlü arazi yönünden bozma ilamına uyularak davacının bu kısım yönünden tescil talebinin reddine dair karar vermek gerektiği" gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 21.01.2019 havale tarihli ve karara ek sayılan bilirkişi raporu ve ekindeki krokide (B2) harfiyle gösterilen yüzölçümü 2.555,55 m² yüzölçümündeki arazinin davacı adına tam hisse şeklinde tapuya tesciline, aynı tarihli bilirkişi raporunun krokisinde (B1) harfiyle gösterilen yüzölçümü 1.649,37 m² olan arazi ile (A) harfiyle gösterilen 504 m² yüzölçümlü arazi yönünden davacının tescil talebinin reddine ve 4721 sayılı Kanun'un 713/6. maddesi gereğince orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar Hazine vekili ve ... vekillerinin ayrı ayrı sunmuş oldukları temyiz dilekçelerinde; (B2) harfiyle gösterilen yerin zilyetlikle kazanıma elverişli yerlerden olmadığını ve davacı lehine imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, (B2) harfiyle gösterilen yerin zilyetlikle kazanıma elverişli yerlerden olup olmadığı ve davacı lehine imar-ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilâmı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, davalılar Hazine vekili ve ... vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmaz bölümünün davacı adına tesciline karar verilmiş ancak kurulan hükümde tesciline karar verilen taşınmazın niteliği belirtilmemiştir. Bu husus, 4721 sayılı Kanun'un 713/7. maddesine aykırılık oluşturduğu gibi hükmün infazında da tereddüte neden olacağından isabetsiz ve bozmayı gerektirmektedir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalılar Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davalılar Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle ve kamu düzenine ilişkin kurallar da gözetilerek kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "davacı ... adına" kelimelerinden sonra gelmek üzere "zeytinlik vasfıyla" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilâmının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.