MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1387 E., 2025/268 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/156 E., 2023/78 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ......... ili ......... ilçesi ........ Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 3 55... parsel sayılı 8.921,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "birinci derecede doğal sit sınırları içinde kaldığı" şerhi yazılmak suretiyle çamlık çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ........ Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 20 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız malik sıfatıyla ... ....... tarafından kullanıldığını, malik sıfatıyla tasarruf ve zilyetliği 1970 yılında 1/3 oranla çocukları ......., ... ve Tahir'e hibe ettiğini, ... oğlu ...'in kendisine düşen hisseyi 1/2 oranında çocuklarına 1988 yılında devrettiğini, ....... kendisine düşen hisseyi 1/2 oranla çocuklarına devrettiğini, ......... kendisine düşen hisseyi kızı ........ 2001 yılında bedeli karşılığında devrettiğini, son olarak da tüm hissedarların bu taşınmaza müşterek olarak malik sıfatıyla zilyetliklerini 2006 tarihli devir sözleşmesiyle bedeli karşılığında davacı müvekkiline devrettiklerini, müvekkilinin de bu tarihten beri dava konusu taşınmaza malik sıfatıyla zilyet olduğunu, dava konusu taşınmazın dönemsel olarak tarla ve hayvan otlatma amacıyla kullanıldığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle davacı müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf adına tespit ve tescil edilmesini gerektiren maddi ve hukuki geçerli bir sebep bulunmadığını, davacı iddialarını sübuta erdiren bilgi belge mevcut olmadığını, zilyetliğin kesintisiz ve ekonomik amaca uygun olması gerektiğini, bu durumda dava konusu taşınmazın davacı adına tescili için gereken kanuni şartların hiçbirinin oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın içerisinde 20-50 yaş aralığında kızılçam ağacı bulunduğu, humuslu toprak yapısına ait taşınmazın 1977, 19 92... tarihli memleket haritalarında yeşil renkli alanda kaldığı, parselde imar ihya çalışmalarına hiçbir dönemde başlanmadığı, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında eylemli orman niteliğinde "orman" vasfında olduğu, hali hazırda tamamının maki ve kızılçam ağaçlarıyla kaplı olduğu, davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tutanağı tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda tarımsal faaliyet yapılmadığı, maki ve kızılçam ağaçları ile kaplı taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde düzenlenen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın öncesinde davacının murisleri sonrasında davacı tarafından uzun süredir nizasız fasılasız malik sıfatıyla tarım arazisi olarak kullanıldığının yargılama sürecinde ispatlandığını, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin ve dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlarla ilgili karar verilmemiş olmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.