MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/599 E., 2024/1521 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/154 E., 2023/1 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ..... ili ..... ilçesi .......... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 2 74... parsel sayılı 420,24 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, Kadastro Müdürlüğü tarafından resen 28.09.2020 tarihli kadastro komisyon tutanağı düzenlenerek dava konusu taşınmazın ... oğlu ... adına tespitine karar verilmiş, itiraz üzerine 10.12.2020 tarihli kadastro komisyon tutanağı düzenlenerek itirazın reddi ile eski tutanağın yerine kain olmak üzere tarla vasfı ile davalı ........... oğlu ... adına tespitine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ........... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 no.lu orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, taşınmazın imar-ihya edilmediğini, üzerinde çam ağaçları ile birkaç adet zeytin ağacının bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapulu 2 74... parselle bir bütün halinde 1960 yılında davacı müvekkili tarafından kullanıma açılmış olduğunu, o zamanda beri nizasız aralıksız olarak bir bütün halinde kullanıldığını, davacı müvekkili tarafından dikilen zeytin ve harnup ağaçlarının bulunduğunu, bu ağaçların bakımını ve hasadını davacı müvekkilinin yaptığını, taşınmazın sınırları belirli ve set duvar ile çevrili olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1971 yılında dava konusu taşınmazın orman tapulama harici olarak tespit harici bırakıldığı, 19 75... tarihli hava fotoğraflarında belirgin bir tasarruf şekli ve tarımsal faaliyet yapıldığına dair emare olmadığı, üzerinde ağaç ve bitki formları bulunduğu, 20 09... tarihli hava fotoğraflarında 2 75... parselle bir bütün halinde olduğu ve kısmen benzer kullanım ve görünümde bulunduğu, taşınmaz üzerinde 2 adet 5-10 yaş aralığında badem ağacı, 2 adet 1 yaşında zeytin ağacı, 1 adet 5 yaşında zeytin ağacı ile 2 adet 20 yaş ve üzeri zeytin ağacı bulunduğu, teras, tuvalet yapısını ve fırının yeni yapıldığı, tarımsal faaliyet yapmaya elverişli olmayan taşınmazın imar ihyasının tamamlanmadığı, klizemetre ile yapılan ölçümde %37 eğimli olduğu ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, davalı tarafından kullanım şeklinin ekonomik amaca uygun zilyetlik olmadığı, imar ihya şartının tamamlanmadığı, davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddeleri gereğince imar -ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartları oluşmadığı gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığın ancak, 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi gereğince taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ve badem ağaçları ile tuvalet yapısı ve fırının davalı adına beyanlar hanesine şerh verilmesi gerektiği belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "taşınmaz üzerindeki zeytin ve badem ağaçları ile tuvalet yapısı ve fırının ......... oğlu ...'e ait olduğu" yönünde şerh yazılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın beyanlar hanesine yazılan muhdesatın usul ve kanuna aykırı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, kanun ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davalı müvekkilinin ekonomik amaca uygun imar-ihya ile zilyetliğinin bulunduğunu, taşınmaz üzerindeki zeytin ve harnup ağaçlarının müvekkili tarafından imar-ihya edildiği hususunun mahalli bilirkişi beyanları ve bilirkişi raporu ile sabit olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.