MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/939 E., 2025/351 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/148 E., 2023/14 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ........ ili ........ ilçesi ......... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 2 74... parsel sayılı 1.952,11 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, ...'in itirazı üzerine komisyon kararıyla taşınmazın tek katlı kargir ev ve tarla vasfıyla davalı ... adına tespitine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. .......... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. Aynı köyde 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, taşınmazın imar-ihya edilmediğini, üzerinde çam ağaçları ile birkaç adet zeytin ağacının bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı müvekkilinin murisleri tarafından 50 yıl öncesinden açılmış olduğunu, taksim sonucu söz konusu taşınmazın müvekkiline kaldığını, müvekkili tarafından söz konusu taşınmazın 1990 yılından beridir nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyet edildiğini, müvekkilinin 1993 yılında taşınmaz üzerine ikamet ettiği ev ve hayvanları için ahır inşa ettiğini, taşınmaz üzerine müvekkili tarafından otuz yıl önce incir, zeytin ve badem ağaçları diktiğini, ağaçların yaşının da zilyetliğin yılını ispat ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 19 75... tarihli hava fotoğraflarında % 30-50 kapalılık oluşturmuş kızılçam ağacı bulunan alan olarak görüldüğü, 20 09... tarihli hava fotoğraflarında yüzeyi temizlenmiş ve üzerinde yapı ve zeytin, badem ağaçlarının bulunduğu, 2003-2022 tarihleri arasında çekilen uydu fotoğraflarında da üzerinde yapı, zeytin, badem ağacı bulunduğu, 19 75... tarihli hava fotoğraflarında üzerinde kapalılık oluşturmuş kızılçam ve maki bitkilerinin kaplı olduğu daha sonraki yıllarda açılarak temizlendiği, evveliyatı itibarıyla kapalılık oluşturmuş kızılçam olması nedeniyle 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında orman vasfında olduğu ve bu yerlerin imar-ihya suretiyle kazanılamayacağı, kırmızı kahverengi orman toprağına sahip taşınmaz toprağının humus içerdiği, ev yapısının en az 19 yıl önce, ahır yapısının ise en az 11 yıl önce mevcut olduğu, parselin kadastro tespitinin yapıldığı 2020 yılı itibari ile 10-13 yıl önce üzerindeki ağaçların dikildiği ve yerinde aşılandığı, yapılan işlemlerin ev ve avlusu vasfı kazandırmak üzerine yapıldığı, davalının zilyetlik şeklinin imar ihya sayılamayacağı, davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile tek katlı kargir ev ve tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın, alınan heyet teknik bilirkişi raporu ile orman sayılan yerlerden olduğu ve taşınmazın orman vasfı ile tespit ve tesciline karar verilmesi gerektiği anlaşılmakta ise de; davacı Hazine tarafından, istinaf başvurusunda bulunulmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usule, kanuna ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, davalı müvekkilinin ekonomik amaca uygun imar-ihya ile zilyetliğinin bulunduğunu, orman vasfında olduğu yönündeki tespiti kabul etmediklerini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.