MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1396 E., 2024/626 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erciş Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/11 E., 2023/18 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli, davacı Hazine vekili tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin ve duruşma isteminin kabulüne, 31.03.2026 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davacı Hazine vekili ve davalılar vekili geldi. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1........ ili ...... ilçesi ...... köyü çalışma alanında 1957 yılında 5602 sayılı Tapulama Kanunu uyarınca yapılan kadastro sırasında 37, 52... parsel sayılı ve sırasıyla 61.800 m², 41.000 m², 51.400 m² yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ........... adlarına; 42 parsel sayılı 84.400 m² yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle ........ oğlu ...... mirasçılarına aitken Bakanlar Kurulu Kararı ile bu bölgenin yasak bölge ilan edildiği, ancak sonradan yürürlüğe giren kanunlar uyarınca yasak bölge ilanı nedeniyle zilyetliğin kesintiye uğradığının kabul edilemeyeceği açıklanarak adı geçenler adlarına tespit edilmiş; Kadastro Komisyon kararıyla dava konusu taşınmazların tamamı irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ........... adlarına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; taşınmazların yasak bölge içinde kaldığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve davalı taraf yararına edinme koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlarda lehlerine edinme koşullarının gerçekleştiğini ve davacı Hazinenin taşınmazlarda hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu 52... parsel sayılı taşınmazların 1930 öncesi ilk tespit maliki ........... ve ...'nın atalarının zilyetliğinde çayır vasfıyla bulunduğu, bölgedeki yasağın kalkmasıyla ve zorunlu terk sürecinin sona ermesinden sonra zilyetliğin aynı vasıfla devam ettiği, davalılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğini; dava konusu 37... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise, Mahkemece yapılan keşif, incelenen hava fotoğrafları neticesinde hazırlanan bilirkişisi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu bu taşınmazlar üzerinde kadastro tarihi itibariyle davalıların zilyetlikleri olmadığı sonucuna ulaşılmış ve taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 18/1. maddesi kapsamındaki yerlerden olduğu kanaatine ulaşılarak davacının davasının bu parseller yönünden kabulüne karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine 52... parsel sayılı taşınmazların tapulama tutanaklarındaki diğer hususlar aynı kalmak şartıyla tutanaklara ilişkin 04.11.2013 tarihli inceleme zabıtları doğrultusunda düzenlenen bila tarihli kadastro komisyon kararlarındaki gibi tespit gibi tescillerine, 37... parsel sayılı taşınmazların tapulama tutanakları ve tutanaklara ilişkin düzenlenen kadastro komisyon kararlarındaki diğer hususlar aynı kalmak şartıyla mülkiyet ve tasarruf sebebine dair kısımlarının iptaline, taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 18/1. maddesi gereğince davacı Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili ve davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekili ve davacı Hazine vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; aleyhe verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davaya konu yerlerin 100 dönümden fazla olduğu için zilyetlikle kazanılmalarının mümkün olmadığını, bilirkişisi raporlarının çelişkili olduğunu, dava konusu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 37... numaralı parsel sayılı taşınmazlar yönünden verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazların, davalıların murislerinden intikal eden ve Cumhuriyet öncesinden bu yana arpa ekimi ile biçenek (çayır) olarak kullanılan zilyetliğindeki yerler olduğunu, eksik inceleme ve hatalı bilirkişisi raporuna dayanılarak karar verildiğini, zira raporun çekildiği mevsim ve tarihi belirsiz olan, bölgenin 2400 metre rakımlı coğrafi yapısını, iklim şartlarını, tarımsal faaliyet döngüsünü ve otların tırpanla biçilip toplanmasından sonra arazinin hayvan otlatma alanı olarak kullanılması gerçeğini göz ardı ettiğini; nitekim aynı fotoğraflarda dağ doruklarının bile kuru görünmesi, çekimin otların biçilip kaldırıldığı sonbahar dönemine ait olduğunu doğruladığını, oysa ki komşu 38... numaralı parseller için tescil kararı verilmiş olması hususu, kadastro tutanaklarındaki köklü zilyetlik şerhleri, yerel bilirkişisi beyanları ve güncel keşif raporlarında taşınmazların davalılar tarafından aktif biçenek olarak kullanıldığının anlaşıldığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davalılar yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili ile davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
Vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.