MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1294 E., 2025/379 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/222 E., 2023/43 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ....... ili ..... ilçesi ....... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayıl Kanun'un) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 4 02... parsel sayılı 7.978,56 m² yüzölçümündeki taşınmaz çamlık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş iken, ...'nin itirazı üzerine komisyon kararıyla ...'nin 22.02.2015 tarihinde vefat ettiği gerekçesiyle taşınmazın zeytinli tarla vasfıyla davalı ... mirasçıları adına tespitine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ......... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını, taşınmazın imar ihya edilmediğini, üzerinde çam ağaçları ile birkaç adet zeytin ağacının bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1972 yılında çam ormanı olarak tespit harici bırakıldığı, dört çevresinin ormana sınır olduğu, ulaşım yolu bulunmaması nedeniyle orman bütünlüğünü bozucu etkiye sahip olduğu ve 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık niteliğinde olan taşınmazda, davalılar lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zeytinli tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilen taşınmaz üzerinde bulunan ve tespit tarihinden önce davalılar tarafından yetiştirilen zeytin ağaçlarının davalılara ait olduğu yönünde 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi gereğince beyanlar hanesine muhdesat şerhi yazılmamasının isabetsiz olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile zeytinli tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçları 1/5'er hisse ile ....... oğlu.......... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ...'ye aittir" şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, yasa ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın öncesinde murislerine ait iken davalılara intikal ettiğini, tarım arazisi olarak kullanılan taşınmazda imar-ihya faaliyetlerinin tamamlandığını ve 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının davalılar lehine gerçekleştiğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince hüküm yerinde dava konusu ....... ili ..... ilçesi ...... Mahallesi ...... mevkii 4 02... parsel sayılı taşınmazın 10.12.2020 tarihli kadastro komisyon kararının iptali ile taşınmazın zeytinli tarla niteliği ile davacı Hazine adına tapuya tesciline, 4 02... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "Taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçları 1/5'er hisse ile ....... oğlu ........ mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ...'ye aittir" şerhinin yazılmasına karar verilmiş ise de, dava konusu taşınmazın dört tarafının 3 58... sayılı orman parseli ile çevrili olduğu, taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesi kapsamında orman içi açıklık olduğu, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünde de olduğu üzere taşınmazın orman vasfında olduğu dikkate alındığında orman vasfıyla tesciline karar verilmesi gerekirken zeytinli tarla vasfı ile tesciline karar verilerek, taşınmazın beyanlar hanesine şerh verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı "Dava konusu ...... ili ..... ilçesi ..... Mahallesi ...... mevki, 4 02... parsel sayılı taşınmazın 10.12.2020 tarihli kadastro komisyon kararının iptali ile, taşınmazın zeytinli tarla niteliği ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 4 02... parselin tutanağının beyanlar hanesine "Taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçları 1/5'er hisse ile . ......oğlu .......... mirasçıları ..., ..., ..., ... ve ...'ye aittir" şerhinin yazılmasına" bendinin hükümden çıkartılarak yerine; "Dava konusu ..... ili ..... ilçesi ..... Mahallesi ...... mevki 4 02... parsel sayılı taşınmazın 10.12.2020 tarihli kadastro komisyon kararının iptali ile taşınmazın orman niteliği ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline," kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.