MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/32 E., 2022/102 K.
İlk Derece Mahkemesi Kararının davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 10.02.2025 tarihli ve 2022/6222 Esas, 2025/873 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı ... vekili tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Sakarya ili Karasu ilçesi Paralı köyü çalışma alanında 2010 yılında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 1 31... parsel sayılı 2.729,48 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, " 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır" şerhi yazılarak mezarlık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre 1953 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi vardır. Daha sonra ise 1974 yılında 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulaması, 1992 yılında aplikasyon, orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları yapılmıştır.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 1 31... parsel sayılı taşınmazın, yörede yapılan çalışmalarda orman kadastro sınırları dışına çıkarılmayan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan yerde bulunduğunu belirterek, tespitin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2011 tarihli ve 2010/595 Esas, 2011/85 Karar sayılı kararı ile "Dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler objektif olarak değerlendirildiğinde; .. ilçesi, .. köyünde yapılan kullanım kadastrosunda, dava konusu 1 31... numaralı parselin mezarlık olarak gösterildiği, ancak 1744 sayılı Kanuna ve 3302 sayılı Kanuna göre düzenlenen orman kadastro haritalarında dava konusu taşınmazın büyük kısmının yeşil alanda 2/B bloğu dışında kaldığının anlaşıldığı, ancak dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda yer alan P.IX 2/B parseline ait aplikasyon tutanağı incelendiğinde, dava konusu parselin köy mezarlığı olarak sınırlandırıldığı, aplikasyon tutanaklarında IX nolu parsele ait sabit ölçü değerlerinin bulunmadığı, tutanaktaki değerler esas alındığında, orman kadastro haritasının yanlış tanzim edildiği, harita ile tutanaklar arasında uyuşmazlık bulunduğundan tutanağın esas alınacağı, aplikasyon tutanağında da IX numaralı 2/B parselinin mezarlık olarak sınırlandırıldığının ve mahkemece de yapılan keşifte dava konusu taşınmazın mezarlık olarak kullanıldığı ve etrafının beton kazıklar ile çevrili olduğu gözlemlendiğinden, IX numaralı 2/B parselinin dava konusu taşınmazı ifade ettiği ve kadastro müdürlüğünce yapılan ölçüm işlemlerinin de doğru olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.06.2019 tarihli ve 2019/1291 Esas, 2019/3964 Karar sayılı ilâmıyla "Taşınmazın 1953 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi ile 1974 yılında 1744 sayılı Kanun ile değişik 2. madde uygulama ve 1992 yılında 3302 sayılı Kanuna göre yapılmış orman kadastrolarında ne şekilde göründüğünün net ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmediği, taşınmazın bir bölümünün kadim veya halen kullanılan mezarlık olup olmadığının da usulünce araştırılmadığı, bu yönlerden bir araştırma yapılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın bilirkişi raporları doğrultusunda bir kısmının kesinleşen tahdit sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 31... parsel sayılı taşınmazda 29.03.2022 tarihli bilirkişi ek raporunda şekil-2'de (B) ile gösterilen 2.469,34 m² yüzölçümlü kısma ilişkin tespitin iptali ile orman vasfı ile aynı adada en son parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın aynı tarihli bilirkişi ek raporunda şekil-2'de (A) ile gösterilen 260,14 m² yüzölçümlü kısmın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 10.02.2025 tarihli ve 2022/6222 Esas, 2025/873 Karar sayılı ilâmıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
Dairemizin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sınırları dışarısına çıkarılan alanda mı, yoksa kesinleşen orman sınırları içinde kalan alanda mı bulunduğuna ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın bilirkişi raporları doğrultusunda bir kısmının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, kullanım kadastrosu sırasında tespiti ve sınırlandırılması yapılan 1 31... parsel sayılı taşınmazın, 1974 yılında yörede yapılan 2. madde çalışmasında mezarlık olarak orman sınırları dışına çıkarılan P.IX numaralı 2.madde blok parselinin içinde mi yoksa dışında mı olduğu, diğer bir deyişle, kesinleşen orman sınırları içinde kalan kısmının bulunup bulunmadığı noktasında toplandığından, İlk Derece Mahkemesince, anılan çalışma tutanaklarının zemine uygulanması ve mahalli bilirkişilerin yer göstermesiyle 2050, 2051, 20 52... OS noktalarının zeminde bulunup, 1974'de çizilen hattın doğru bir şekilde tespit edilmesi, OS noktalarının zeminde bulunamaması durumunda ise 1974 yılında yapılan çalışmaya ilişkin, dosya kapsamında bulunan 19 71... yılı hava fotoğrafları ile tutanaklardaki anlatımlardan yararlanılarak doğru orman sınır hattının belirlenmesi gerekirken, hükme esas alınan raporda sadece tahdit haritalarının çakıştırılması suretiyle sonuca gidildiği anlaşılmıştır.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, dosya arasında bulunan 1974 yılındaki 2. madde çalışma tutanakları ve 19 71... yılı hava fotoğrafları ile birlikte önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ile jeodezi ve fotogrametri uzmanı harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden yapılacak keşifte, 2050, 2051, 20 52... numaralı orman sınır noktaları, tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğraflarından (19 71... ) yararlanılarak bulunmalı, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, dava konusu taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu kullanım kadastro paftası üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise dava konusu parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki, tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Bu doğrultuda, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçelerle bozulması gerekirken, maddi hataya dayalı onandığı anlaşılmakla, onama kararının kaldırılarak, bozma kararı verilmesi gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 10.02.2025 tarihli ve 2022/6222 Esas, 2025/873 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'un 428. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmünün BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.