MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2672 E., 2025/722 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/429 E., 2022/96 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve davanın niteliği gereği duruşma talebinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ............ ili .......... ilçesi ............. Mahallesi çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sonucunda 1 17... parsel sayılı taşınmaz 112,12 metrekare yüzölçümlü taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca "Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı" şerhi yazılarak bahçe vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 2002 yılından beri müvekkilinin zilyetliğindeyken kullanıcı hanesi boş bırakılarak kaydedildiğini, müvekkilinin taşınmazın zilyetliğini 15.04.2002 tarihinde...................satın aldığını,................... da kök zilyet ............ aldığını, taşınmaz koordinatlarında 3 ada 7 parsel bilgisi verildiğini, satın alınan 200,00 metrekarelik yerin 12,33 metrekaresi bitişik 2 parselde 17,00 metrekaresi bitişik 12 parselde kaldığını ancak o parsellerde kullanıcı adına tapu kaydı oluştuğundan dava konusu yapılmadığını belirterek, müvekkilinin adına kullanıcı tespitinin yapılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, husumete ve zamanaşımına yönelik itirazlarının olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve davanın koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda, ziraat bilirkişi raporunda tespit edilen ağaçlar dikkate alındığında, 31.12.2011 tarihi itibarıyla sadece 1 yaşında ayva ağacı, 4 yaşında kiraz ağacının olduğu, harita mühendisi ve ziraat mühendisi tarafından düzenlenen raporda taşınmazın 1997-2011 tarihinde genel olarak bahçe olarak kullanıldığı belirtilmişse de dava dilekçesi ekindeki emlak vergisi beyannamesine göre, ................ isimli kişinin ............. Mahallesi, ........... sokakta 1998 yılında arsa bildiriminde bulunduğu, vergi ödemelerinin 2001 yılında yapıldığı, emlak vergi beyanının hangi taşınmaza ait olduğu belli olmadığı gibi fen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere özel parselasyon krokisinde dava konusu taşınmazın ................... Hanım isimli kişiye ait olduğu, krokide 3 ada 7 parselde ............. veya kök zilyet diye bahsedilen ............. ait isim bulunmadığı, davacının emlak vergi beyanına dair delil sunulmadığı, keşifte dinlenen tanık beyanlarında davacının bu yeri sürekli kullandığının ifade edilmediği, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının satın aldığı yerin dava konusu taşınmazla örtüştüğüne dair delil sunulmadığı, Mecnun Sokağın iki tarafında da taşınmaz bulunduğu, sunulan emlak beyanlarının başka taşınmazlara ait olabileceği, dinlenen tanık beyanlarında davacının bu yeri sürekli kullandığının ifade edilmediği, ara sıra kullanımla ekonomik amaca özgü zilyetliğin oluşmayacağı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "Kullanım kadastrosuna itiraz davalarında fiili kullanıcı olduğu iddiasında bulunan kişinin samimi sahiplenme arzusu ve fiili kullanımının var olup olmadığının taşınmazın niteliği ve konumuna göre her davaya özgü olarak ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda bu çerçevede yapılan incelemede taşınmazın 07.09.2010 tarihli tesis kadastrosu sonucu orman sınırları dışına çıkarılarak Hazine adına tescil edildiği, yapılan keşifler sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere; 1982 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın çalılık ve otluk olduğunun, tarımsal üretimde kullanılmadığının, 1997 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın etrafının yapılaştığının, arsa vasfında bahçe olarak kullanıldığının, 2005 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın üzerinde yeşil örtünün olduğunun, bahçe olarak kullanıldığının, tarımsal üretimde kullanıldığının, 2006 tarihli hava fotoğrafında dava konusu taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünün temizlendiğinin, arsa vasfında olduğunun, 2009 tarihli hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın üzerinin boş olduğunun, bahçe olarak kullanıldığının, 2010 tarihli hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın üzerinde yeşil örtünün olduğunun, bahçe olarak kullanıldığının, etrafında meyve ağaçlarının olduğunun ve 2011 tarihli hava fotoğrafında da taşınmazın üzerinde yeşil örtünün olduğunun bahçe olarak kullanıldığının, etrafında meyve ağaçlarının olduğunun görüldüğünün bildirildiği, fiili kullanıma ilişkin tespitin 2010 yılında yapıldığı, tespit sırasında fiili kullanıcının tespit edilemediği, buna göre taşınmaz üzerinde herhangi bir fiili kullanımın bulunmadığı, taşınmaz üzerindeki ağaçların yaşı nazara alındığında tespit tarihinden sonra başlayan fiili kullanımın davacının kadastro çalışmaları sırasındaki fiili kullanımının varlığını ispata yeterli olmadığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Müvekkilinin ........ ilçesine dair başka açtığı davasının olmadığını, başkaca taşınmazı olmadığını, adına emlak kaydı oluşturulan kök zilyetin vekaletname verdiği ................. tarafından huzurda ikrar beyanında bulunmasına rağmen müvekkilinin emlak beyanı olmadığı gerekçesiyle davanın reddinin hatalı olduğunu, raporların tamamının müvekkilinin zilyetliğini teyit ettiğini ve müvekkilden başka hak iddia edenin olmadığını belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazda sadece 1 yaşında ayva ağacı, 4 yaşında kiraz ağacının olduğu, 1997-2011 tarihinde genel olarak bahçe olarak kullanıldığı belirtilmişse de dava dilekçesi ekindeki emlak vergisi beyannamesine göre, .............. isimli kişinin .................... Mahallesi, ......... sokakta 1998 yılında arsa bildiriminde bulunduğu, vergi ödemelerinin 2001 yılında yapıldığı, emlak vergi beyanının hangi taşınmaza ait olduğu belli olmadığı gibi özel parselasyon krokisinde dava konusu taşınmazın .............. Hanım isimli kişiye ait olduğu, krokide 3 ada 7 parselde ............ veya kök zilyet diye bahsedilen ......... ait isim bulunmadığı, davacının emlak vergi beyanına dair delil sunulmadığı, keşifte dinlenen tanık beyanlarında davacının bu yeri sürekli kullandığının ifade edilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince 28.10.2020 tarihinde yapılan keşifte dinlenen................... taşınmazlarına ilişkin vekaletname verdiği .......... "Davacı kardeşim olur, davacı daha önce lahana, patlıcan, domates, biber, bostan ekerdi, meyveleri davacı toplar, ara sıra ben toplarım." şeklinde beyanı, yapılan keşif sonucu düzenlenen 07.02.2022 tarihli ek bilirkişi raporunun içeriğinde, "... 2010 yılında yeşil örtü olduğu, bahçe olarak kullanıldığı, meyve ağaçlarının olduğu, 2011 yılında yeşil örtü olduğu, bahçe olarak kullanıldığı, meyve ağaçlarının olduğu... " açıklamalarına yer verilmiş olup, dosya kapsamında mevcut ........... tarafından verilen emlak vergisi beyannamesinin .......... ........ Mahallesi ............. sokakta bulunan yer için verilmiş olması, aynı yere ilişkin .............. tarafından davacı ...'a satıldığına dair 15.04.2002 tarihli satış senedi taşınmazın.............. ait iken davacı ...'a devredildiğini, ... tarafından taşınmazın bahçe olarak kullanıldığını ve meyve ağaçları dikildiğini göstermektedir.
Hal böyleyken davacı ...'ın, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde kullanım şerhine yönelik talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.