MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/691 E., 2021/635 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar vekili, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı ... ve birleşen davada ise davacı ... ayrı ayrı verdikleri dava dilekçelerinde; ......... ili ......... ilçesi........... köyünde bulunan dava dilekçelerinde sınırlarını bildirdikleri yaklaşık 50 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının lehlerine oluştuğunu iddia ederek, taşınmazların adlarına tescilini talep etmişlerdir.
2. Davalı asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; alınan bilirkişisi raporunda orman olduğu belirtilen (E), (G), (K) harfleriyle gösterilen yerlerin orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine cevap dilekçesinde; davacıların davasının reddini savunmuş ve dava konusu yerlerin Hazine adına tescilini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.03.2016 tarihli ve 2013/147 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararıyla, asıl dosya davacısının davasının reddine, davalılar ... ve Hazinenin tescil talebinin kabulüyle .......... ili ......... ilçesi ......... köyünde davacı ... tarafından kullanılan harita mühendisi bilirkişinin imzalı 13.10.2015 tarihli krokili raporunda (B) harfiyle pembe renk ile boyanarak gösterilen 52.125,00 m² mesahalı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline; birleşen dosya davacısının davasının kabulüne davalılar ... ve Hazinenin tescil talebinin reddine aynı yerde ve aynı krokili raporda (A) harfiyle sarı renk ile boyanarak gösterilen 36.014,00 m² mesahalı taşınmazın davacı ... adına narenciye bahçesi olarak tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 16.03.2016 tarihli ve 2013/147 Esas, 2016/130 Karar sayılı kararına karşı davacı ... vekili ve davalılar Hazine ile ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.09.2018 tarihli ve 2016/8669 Esas, 2018/5748 Karar sayılı ilamıyla "yöntemince taraf teşkili sağlanmadan ve yetersiz inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı düştüğü" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, asıl dava yönünden, davacının ........ ili ........ ilçesi .......... Mahallesi 18.11.2019 havale tarihli fen raporunda (K) harfiyle gösterilen 28.744,62 m²lik tescil harici yer yönünden davasının ispatlanamaması nedeniyle reddine, bu kısmın orman vasfında olduğunun tespiti ile bu kısmın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, aynı yer ve aynı raporda (H) harfiyle gösterilen 25.807,38 m²lik tescil harici yerin davacı ... adına tapuya tesciline; birleşen Adana 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/472 Esas sayılı dosyası yönünden, davacının aynı yer ve aynı raporda (E) harfiyle gösterilen 3.760,60 m²lik tescil harici yer ve (G) harfiyle gösterilen 6.969,83 m²lik tescil harici yer yönünden davasının ispatlanamaması nedeniyle reddine, bu kısımların orman vasfında olduğunun tespiti ile bu kısımların orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline ve aynı raporda (C) harfiyle gösterilen 7.068,28 m²lik tescil harici yerin ve (F) harfiyle gösterilen 15.512,10 m²lik tescil harici yerin davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilen yerlerin orman vasfında olmadığını ve bu yerlerin de müvekkilleri adına tescili gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu ve zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 775 sayılı Gecekondu Kanunu'nun mülga 3/2 maddesi gereği beldiyeye devri gereken yerlerden olduğunu, dava konusu taşınmazların meydan ve yolda kalan kısımlarının tescile konu edilmemesi gerektiğini ve dava konusu yerlerin dere yatağı içinde kalıp kalmadığının tespitinin gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini ve dava konusu yerlerin müvekkili Belediye adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar lehine zilyetlikle kazanma şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, davacılar lehine zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davaların kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayanmaktadır.
Şöyle ki; dosyada alınan raporlara göre dava konusu taşınmazların bir kısmının tescilli parsellere isabet ettiği anlaşılmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince bu parsellerin oluşumuna esas belgelerin getirtilerek incelenmediği ve bu parsellerin idari yoldan mı yoksa kadastro çalışmasına istinaden mi oluştuğu ortaya konulmadan hüküm verilmesi cihetine gidildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 27. maddesi, "Mahalli Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında, o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu Mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur." Anılan Kanun'un 26. Maddesinin1. Fıkrasının (C) bendi ise; "Kadastro mahkemesi, mahalli hukuk mahkemelerinden 27. madde uyarınca Kadastro Mahkemesine devredilen dava ve dosyaları da inceleyip karara bağlar." hükmünü ihtiva etmektedir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi zorunludur.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu yerlerin isabet ettiği parsellerin oluşumuna esas belgeler getirtilerek incelenmesi, yukarıda belirtildiği üzere haklarında tespit tutanağı düzenlenmiş ise tespit tutanağı düzenlenen kısımlar yönünden Kadastro Mahkemesinin görevli olduğunun gözetilmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırılması isabetsiz olduğu gibi; benzer şekilde, dosyada alınan orman raporunda, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde yargılama sırasında orman kadastrosu yapıldığı ve dava konusu taşınmazların bir kısmının orman olarak sınırlandırıldığı, bir kısmının ise orman olarak sınırlandırılıp 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilmiş olması karşısında, davaların aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davalarına dönüştüğü düşünülmeden karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı düşmektedir.
Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazlara ilişkin tespit tutanağı düzenlendiğinin anlaşılması halinde İlk Derece Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek, davaların Kadastro Mahkemesine aktarılması; dava konusu parseller hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediğinin, taşınmazların idari yoldan tapuya tescil edilmiş oluğunun anlaşılması halinde ise, yargılama sırasında yapılan orman kadastro çalışması nedeniyle eldeki davaların aynı zamanda orman kadastrosuna itiraza dönüştüğü dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesince mülkiyete yönelik istemler elde tutularak, orman kadastrosuna itiraza dönüşen kısımlar yönünden görevsizlik kararı verilerek davanın Kadastro Mahkemesine aktarılması ve bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.