MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/459 E., 2025/387 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/94 E., 2024/26 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .... ili .... ilçesi ......... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 427 parsel sayılı 9.750,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 11... parsel numarasıyla ve 9.512,55 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda yüzölçüm değişikliği olduğunu ileri sürerek, yenileme çalışmalarının iptal edilmesini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Gerçekleştirilen keşif, aldırılan bilirkişi raporu ve dosya içerisinde tesis kadastro paftası ile güncelleme kadastro paftasının üst üste aplike edilmiş durum haritası nazarı dikkate alınarak davacı taraf vekiline, Kadastro Müdürlüğüne yönelterek açmış olduğu davada; davacı Hazine aleyhine ortak sınır değişen 1 11... parsel sayılı taşınmaz malikini davaya dahil etmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, noksanlığın giderilmemesi durumunda dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedileceğinin duruşma zaptı ekli tebligat ile ihtar edildiği; davacı vekilinin; "1 11... parsel sayılı taşınmazın malik sütununda Hazine yazdığı için davaya dahil edilme gereği görülmediğini" dilekçesinde beyan ettiği; 1 11... parsel sayılı taşınmazın sınırı 1 11... parsel sayılı taşınmaz aleyhine değişmiş olup verilen kesin mehil içerisinde davaya dahil edilmesinin lüzum arz ettiği 1 11... parsel sayılı taşınmaz maliki davaya dahil edilmediği" gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun) 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine ve dava konusu taşınmazın güncelleme tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
III. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Her ne kadar yerel Mahkemece komşu 1 11... parsel malikinin verilen kesin süreye rağmen davaya dahil edilmediği gerekçesiyle davanın usulden karar verilmiş ise de, anılan parselin tarla vasfıyla davacı Hazine adına tapuda kayıtlı olduğu, eldeki davanın davacısının Hazine olduğu, dolayısıyla davacı Hazinenin kendi adına kayıtlı komşu parsel yönünden ayrıca davaya dahil edilmesinin gerekmediği, kaldı ki bir davada aynı kişinin hem davacı hem davalı tarafta yer almasının usulen mümkün olmadığı, ayrıca eldeki dava askı ilan süresi içerisinde açıldığına göre taleple bağlılık ilkesine tabi bulunduğu, dolayısıyla davacı tarafın komşu parsellerin tamamına yönelik bir dava açma veya tüm komşu parsellerini davaya dahil etme gibi bir zorunluluğunun olmadığı, komşu tüm parsellerin sınırlarında hata yapılmış olsa dahi davacının tercih edeceği parsellerin maliklerine dava yöneltip, dava açmak istemediği parsellerin maliklerine de husumet yöneltmeyebileceği, zira her bir komşu parselin durumunun diğerinden bağımsız olduğu, nitekim davacı Hazine vekili tarafından dosyaya sunulan istinaf dilekçesinde de komşu 1 11... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğunun ve Hazine'ye ait taşınmaz aleyhine dava açılmadığının belirtildiği, dolayısıyla eldeki davada taraf teşkilinde herhangi bir noksanlık bulunmadığı, Mahkemece işin esasına geçilerek davacı tarafın talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken hatalı bir takım değerlendirmelerle yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ne var ki dosyaya sunulan harita bilirkişi raporunda dava konusu 1 11... parsel sayılı taşınmazın diğer komşu parsellerle olan sınırlarının zeminde belirgin ve güncelleme sınırları ile uyumlu olduğunun, tesis ve uygulama kadastrosu sınırları arasında herhangi bir farklılık bulunmadığının, birebir uyuştuğunun, incelenen tüm hava fotoğraflarındaki görüntünün de mevcut durumla uyumlu olduğunun, netice itibariyle de dava konusu taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalmanın komşu parsellerle olan sınırlarından değil ilk tesis kadastrosundaki ölçüm ve hesaplama tekniğinden kaynaklandığının belirtildiği, sunulan bilirkişi raporunun dosya kapsamıyla uyumlu ve hüküm vermeye elverişli olduğu, hal böyle olunca Mahkemece sübut bulmayan davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu, ne var ki istinaf edenin sıfatı ve aleyhe bozma yasağı nedeniyle bu hususun kaldırma sebebi yapılamayacağının (emsal nitelikte Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 19.03.2025 tarih ve 2024/5685 Esas, 2025/2359 Karar sayılı kararı) anlaşıldığı" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporlarının bilimsellikten uzak olduğunu ve yetersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.