MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/47 E., 2025/886 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/51 E., 2023/108 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım Kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi .... Mahallesi çalışma alanında bulunan 75 17... parsel sayılı 175,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcısının tespit edilemediği şerhi verilerek arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 75 17... parsel sayılı taşınmazın 200 metrekarelik kısmının fiilen davacının kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın beyanlar hanesine davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Mahkememizce icra edilen keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde tespit tarihi itibarı ile dava konusu parselin yola olan cephesinin tel örgü ve branda ile çevrili olduğu, zeminde kısmen komşu 2 parsel tarafından kısmen de komşu 11 nolu parsel tarafından bahçe olarak kullanıldığı, üzerinde en yaşlısı 15 yaşında olan muhtelif sayıda meyve ağaçları, geçici nitelikte çardak tarzı yapı, sebze ekimi yapılan bir alan bulunduğu, dava konusu parselin tarım arazilerinden farklı olarak yerleşim alanı içerisinde yer aldığı da göz önüne alındığında somut olaydaki kullanımın 3402 sayılı Kanunun Ek-4 maddesi kapsamında "fiili kullanım" olarak nitelendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ne var ki taşınmazın davacı ... tarafından değil komşu parsel maliklerince bahçe olarak kullanıldığı keşifte görüldüğü gibi mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında da ifade edilmiş olup davacının izni ile olsa bu şekildeki bir kullanımın davacının ekonomik amaca uygun kullanımı olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Salt emlak vergisi bildiriminde bulunarak emlak vergisinin ödenmesinin ve satış senetlerinin de fiili kullanımı göstermeyeceği anlaşılmaktadır." gerekçeleriyle davanın reddine dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " Davacı, taşınmazda zilyet olduğunu ileri sürerek, adına kullanıcı şerhi verilmesi talebinde bulunmuştur. 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4. maddesi ile 6831 sayılı Yasa'nın 20.6.1973 tarihli kanunla değişik 2. maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanun'un 11. maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edileceği hükme bağlanmıştır. Bu maddenin amacı kadastro sırasında taşınmazın fiili kullanıcısının tespit edilmesidir. Diğer bir anlatımla, kullanım kadastrosu sırasında beyanlar hanesinde kullanıcı olarak gösterilebilecek kişiler, kadastro tespiti sırasında çekişmeli taşınmazı fiilen zilyet olarak kullanan kişilerdir. Somut olayda dava konusu taşınmazda kadastro çalışmaları sırasında davacının zilyetliğinin bulunmadığının tüm dosya kapsamından anlaşıldığına göre, yerel mahkemece davanın yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporu ile tespit edilen dava konusu taşınmazın bahçe olarak kullanımının davacıya ait olduğunu, taşınmaz için 1998 yılından bu yana emlak vergisi ödendiğini, taşınmazın davacının fiili kullanımında bulunduğunu beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının kullanım hakkı bulunup bulunmadığına ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince taşınmazın davacı ... tarafından değil komşu parsel maliklerince bahçe olarak kullanıldığı, davacının izni ile olsa da bu şekildeki bir kullanımın davacının ekonomik amaca uygun kullanımı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; dava konusu taşınmaza ilişkin 1998 tarihli satış senedi, bu satış senedinin mahallinde yapılan keşifte alınan beyanlarla örtüşmesi, yine davacının anılan tarihten itibaren emlak vergisi ödemeleri, mahalli bilirkişi ve tanıkların, dava konusu taşınmazın komşu parsel maliklerince davacının izni dahilinde bahçe olarak kullanıldığı yönündeki beyanları bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın komşu parsel maliklerince kullanımının davacının nam ve hesabına olduğu anlaşıldığına göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekir iken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, açıklanan sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.