MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/768 E., 2025/249 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kars Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2024/3 E., 2024/6 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, ve duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .......... ili ......... ilçesi ........ köyü çalışma alanında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 06... parsel sayılı 1.526,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 1 06... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın kamu orta malı olarak mera vasfıyla sınırlandırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera vasfında olmayıp, tarım arazisi vasfında olduğunu ve uzun yıllardan beri aralıksız ve malik sıfatı ile davalının zilyetliğinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tespit ve mahalli bilirkişiler 1 06... parsel için davacının krokide gösterilen (A) ve (B) kısımlarını kullandığını bazen de icar vasıtası ile kullandığından bahsetmişseler de civar köy bilirkişilerinin önceki beyanlarına atfen önceleri öküz ile işlendiğinden bahsetmiş olmaları daha sonra aletli tarımın yapılamadığının anlaşılması ve uzun süre atıl kaldığının anlaşılması etrafının mera olduğunu ve meradan açma olduğu hususunda bilgilerinin olmadığını, civar köy bilirkişilerinin de meradan açma olup olmadıklarını bilemediklerini açıkça söylemiş olmaları, hava fotoğraflarında tarla ve çayır olarak kullanılmadığının tespit edilmiş olması, mahkeme gözlemi olarak da arazinin çok dik bir yamaç üzerinde olduğu, zeminin taşlarla kaplı olduğu, üzerinde bir kısım toplanmış öbek halinde çeyil ismi verilen taş kümelerinin bulunduğu gösterilen sınırlar itibariyle çevresinden ayırıcı herhangi bir unsur yada sınırın bulunmadığı, sadece parsel sınırlarında sabit sınır oluşturmayacak şekilde taşların bulunduğu tespit edilmiş ayrıca fen ve ziraat bilirkişi beyanları nazara alınarak davanın kabulünün gerektiği" gerekçeleriyle davanın 1 06... parselin ... adına yapılan tespitin iptaline, mera vasfı ile özel sicile kaydına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık görülmemesine ve dosya kapsamına, teknik bilirkişi raporlarına, raporlara ekli fotoğraflara, keşif tutanağına yansıyan mahkeme gözlemine ve özellikle taşınmazın dört tarafının mera parseli ile çevrili olmasına ve taşınmazın mera vasfında olması nedeniyle zilyetlikle iktisap edilmesinin mümkün bulunmadığı" gerekçeleriyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince yeterli inceleme yapılmadan ve gerekçesiz red kararı verildiğini, alınan bilirkişi raporlarının yetersiz ve çelişkili olduğunu, dava konusu taşınmazın mahalli bilirkişi beyanlarından da anlaşıldığı üzere uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığını ve halen davalıların zilyetliğinde bulunduğunu ve ilamdaki hüküm ve taraf bilgileri arasında çelişki olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; dava konusu taşınmazın mera vasfında olup olmadığı, mera vasfında olmaması halinde zilyetlikle iktisap koşullarının tespit maliki lehine oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
2.461,60 TL onama harcının peşin harçtan mahsubu ile artan 1.729,60 TL'nin temyiz eden davalılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.