MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1171 E., 2025/488 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/125 E., 2023/158 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, ......... ili ........ ilçesi .......... .......... Mahallesinde bulunan 6 24... , 24... parsel sayılı ve sırasıyla 1.227.28 m², 617.97 m² ve 578.22 m² yüzölçümündeki taşınmazların kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve sırasıyla "...", "..." ve "...'ın" kullanımında olduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar dava dilekçesinde; 6 24... 24... parsel sayılı taşınmazlarda zeminde yol olmadığını ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların bir kısmının yol olarak bırakıldığını ileri sürerek, yol olarak bırakılan kısımların tespitlerinin iptaliyle kullanıcısı oldukları tespit edilen dava konusu parsellere dahil edilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Keşifte ölçülen taşınmazın fiili sınırları fen bilirkişisinin düzenlemiş olduğu 29.03.2023 tarihli müşterek rapora ek krokide gösterilmiş, davaya konu olmadığı halde taşınmazın doğu sınırında düzeltme yapıldığı anlaşılmakla dosya yeniden fen bilirkişisine tevdi edilmiş, fen bilirkişisinin sunmuş olduğu 05.07.2023 tarihli raporda parsellerin yüzölçümlerinin hesabında maddi hata yapıldığı anlaşılarak yeniden bilirkişiye tevdi edilerek hükme esas alınabilir kroki ve rapor sunulması istenmiş, son olarak 07.11.2023 tevzi tarihli raporun sunulmuştur. Davaya konu taşınmazların sınırlarının zeminde belirgin olduğu, kullanım kadastrosu ile sınırlandırma yapılırken fiili sınırlara dikkat edilmeksizin hatalı sınırlandırma yapıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 6 24... , 24... parsellerin kullanım kadastrosu tespitlerinin iptaliyle 07.11.2023 havale tarihli fen bilirkişisi ............. imzalı ek raporda yer alan krokide (A) harfiyle gösterilen 108,20 m²lik alanın yol olarak bırakılan alandan ifrazı ile 6 24... parsele eklenerek 6 24... parselin toplam 686,42 m² yüzölçümüyle tutanaktaki diğer hususlar aynen kalmak kaydıyla Hazine adına tapuya tesciline, krokide (B) harfiyle gösterilen 82,95 m²lik alanın yol olarak bırakılan alandan ifrazı ile 6 24... parsele eklenerek 6 24... parselin toplam 700,92 m² yüzölçümüyle tutanaktaki diğer hususlar aynen kalmak kaydıyla Hazine adına tapuya tesciline, krokide (D) harfiyle gösterilen 162,95 m²lik alanın yol olarak bırakılan alandan ifrazı ile 6 24... parsele eklenerek 6 24... parselin toplam 1390,23 m² yüzölçümüyle tutanaktaki diğer hususlar aynen kalmak kaydıyla Hazine adına tapuya tesciline ve paftasının düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazların güneyinde, komşu 6 24... parsel ile aralarında zeminde mevcut yol bulunmamasına rağmen, kadastro tespitinde paftada yol gösterildiği, paftada gösterilen yolun umumi yol olmadığı ve yol olarak bırakılan kısmın davacıların kullanımında olan taşınmaz sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmesinin isabetli olduğu" gerekçeleriyle davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; mahalli ve tespit bilirkişi beyanları ile tanık beyanlarının ve bilirkişi raporunun davacıların kullanımını ispata yeterli olmadığını ve kullanım kadastrosunun usul ve kanuna uygun yapıldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların sınırında yol olarak bırakılan kısımda davacıların kullanım haklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.