MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1567 E., 2025/486 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/114 E., 2023/89 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ......... ili ........ ilçesi .......... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 85... parsel sayılı 8.340,43 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "Bu parsel 1. derece doğal sit sınırları içinde kalmaktadır" şerhleri yazılmak suretiyle çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında Gelinöldü serisi olarak 4 numaralı orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. ........ mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 numaralı orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. İtirazı kadastro komisyonunca reddedilen davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın öncesinde davacıların bayileri, sonrasında davacılar tarafından tespit tarihinden geriye doğru yaklaşık 20 yıldan fazla zamandan beri nizasız fasılasız malik sıfatıyla tarım arazisi olarak kullanılmasına rağmen bölgede 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmaları sonucunda davalı Hazine adına tespit edildiğini, tespitin hatalı olduğunu belirterek, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamu yararına halka açık alan olarak kullanıldığını, buna rağmen bölgede 2021 yılında 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro tespit çalışmaları sonunda davalı Hazine adına tespit edildiğini, kadastro tespitinin hatalı olduğunu belirterek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile davacı müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1971 yılında çalılık olarak tespit harici bırakıldığı, 1975-1992-20 09... tarihli hava fotoğrafında tam kapalı maki ve kızılçam ağaçları ile kaplı olduğu, aynı durumun 2003-2021 tarihli uydu fotoğrafında da görüldüğü, klizemetre ile yapılan ölçümde % 28 eğime sahip taşınmaz toprağının humus içerdiği, 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında eylemli kızılçam ormanı vasfında olduğu, dava konusu taşınmazın imar ihyasına 1960'lı yıllarda başlandığı 1970'lı yıllarda tamamlandığı, ancak 1980 gibi tekrar terk edilmiş ve parsel bir bütün olarak imar ihya edilmemiş eylemli kızılçam ormanına dönüştüğü, orman vasfında olan taşınmazda davacılar lehine 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın davacı ... yönünden aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... İdaresi yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer taraflar yönünden reddine, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon kararı tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosya davacıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kızılcam ağaçları ile kaplı olup eylemli orman niteliğinde olan dava konusu taşınmazda, imar ihya faaliyetlerinin yapılmadığı ve üzerinde kültür bitkisi bulunmadığı ve kamu yararına da kullanılmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul, kanun ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, eksik inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu dayanak alınarak karar verildiğini, dava konusu taşınmazın öncesinde bayileri, sonrasında davacılar tarafından uzun süredir nizasız fasılasız malik sıfatıyla tarım arazisi olarak kullanıldığının yargılama sürecinde ispatlandığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.