MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2160 E., 2025/1094 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kdz. Ereğli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/299 E., 2023/82 Karar.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ........ ili ... ilçesi ....... köyü çalışma alanında bulunan 1 25... parsel sayılı 1.512,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 2008 yılından beri Turan oğlu ...'nın kullanımında olduğu'' şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyü 1 25... parsel sayılı taşınmazın hemen bitişiğinde bulunan 1 25... numaralı parsel ve dava konusu parselin evvelce ... isimli şahıs tarafından kullanılmakta iken kadastro çalışmaları esnasında 1 25... numaralı parsele tapu verildiğini, taşınmazın bulunduğu yerin orman olduğu belirtilerek 1 25... numaralı orman parseli sınırları içerisine dahil edildiğini, 1 25... numaralı parseli ...'ın 15.06.2016 yılında ......... isimli şahıstan satın aldığını, satın aldığı parselin devamı niteliğinde olan ve zilyetliği de satın aldığı kişiler tarafından kendisine devredilen parsel üzerinde 2016 yılının sonlarına doğru bir bağ evi inşa ettirdiğini, ........ ili Kdz. ......... ilçesi ....... köyünde 2017 - 2018 yıllarında Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışmaları neticesinde taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışarısına çıkartıldığını, 2020 yılında Zonguldak Kadastro Müdürlüğü tarafından orman sınırları dışarısına çıkartılan yerlerde kullanım kadastrosu tespitleri yapıldığını, kullanım kadastrosuna ilişkin tespitlerde 1 25... numarası verilen parselin beyanlar hanesine kullanıcısı ... iken hatalı ve kanuna aykırı olarak davalı ... yazıldığını, ...'ın tapusunu aldığı 1 25... numaralı parseli 05.07.2021 tarihinde Kdz. Ereğli Tapu Müdürlüğü'nde satış yapmak suretiyle bu parselin bitişiğinde bulunan zilyedi olduğu ve fiilen kullanımında olan dava konusu parselin zilyetliğini de bu satış ile birlikte müvekkili olan davacıya devrettiğini, taşınmazın halen davacı tarafından kullanıldığını ve davalı ...'nın gerçek kullanıcı olmadığının sabit olduğunu ileri sürerek, kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında beyanlar hanesinde kullanıcıya ilişkin davalı adına yapılan tespitin iptali ile kullanıcı tespitinin davacı adına yapılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; ...... köyü 1 25... parsel sayılı taşınmazın orman sınırları dışına çıkartıldığını, davacının beyanlar hanesinin düzeltilmesi talebinin kişisel hak talebi olduğunu, bu şerhe ilişkin taleplerin kadastro sırasında ileri sürülebileceğini, davanın da ilan süresi ve askı süresinde açılması gerektiğini ileri sürerek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini, Hazinenin yasal hasım durumunda olduğunu ve aleyhe yargılama giderinin ve vekalet ücretinin hükmedilmemesini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 1 25... parsel sayılı taşınmazın müvekkilinin ve ailesinin kullandığını, taşınmazın tüm bakım ve ekim dikim işlemleri, temizlenmesi vs. gibi işlemlerin müvekkili ve aile büyükleri tarafından yerine getirildiğini, 1 25... parsel numaralı taşınmazın bir çok kez el değiştirdiğini, davacının uzun yıllar zilyetliğe dayanan mülkiyet iddiasının bu yönüyle kabulünün mümkün olmadığını, davacının inşa etmiş olduğu bağ evine müdahale edilmek istense de davacı yanın bağ evi inşa ettiği yer üzerinde 2/B kadastro çalışmaları yapıldığından teknik olarak müdahale edilemediğini, komşu parsel maliki olan ...'ın kötüniyetle hareket ederek bağ evini inşa ettiğini, müvekkilinin bu duruma itiraz etmek istediğini, dava konusu taşınmazın sadece zilyedi olup taşınmaza malik olmadığından resmi olarak itiraz edemediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları bilirkişi beyanlarına göre taşınmazın tespit tarihinden önceki dönemde davalı tarafından mısır, yulaf ekmek suretiyle ekonomik amaca uygun şekilde kullanıldığı, davacının 2/B arazisi olduğunu bilerek kullandığı ve davacının taşınmazda ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ''dosya kapsamına göre toplanan deliller, mahallinde yapılan keşif, keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi, ve özellikle davacı tanığı ...’ın beyanlarından, dava konusu taşınmazın ... tarafından asli zilyet olarak kullanılmadığı ve dava konusu taşınmazın davacıya zilyetliğinin devredilmediği, ispatlanamayan davanın reddine dair verilen karar da bir isabetsizlik bulunmadığı, kullanım kadastrosu davasının niteliği gereği maktu harca ve maktu vekalet ücretine tabi olduğu halde, davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği'' gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın yeniden esası ile ilgili hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, bağ evinin toplam alanının yaklaşık 13 metrekare olduğu, fen bilirkişisi raporundan bu evin 11,45 metrekarelik kısmının dava konusu parsel içerisinde kaldığının anlaşıldığı, dava konusu parselin ... isimli şahıs tarafından üzerine bağ evi yapılmak, meyve ağaçları dikilmek ve bahçe yapılarak kullanılmaktayken, zilyedliği ve kullanımının 05.07.2021 tarihinden itibaren müvekkiline devredildiğini ve bu tarihten günümüze kadar halen müvekkili tarafından kullanılmaya devam edildiğini, 1 25... numaralı taşınmazın beyanlar hanesine usul ve kanuna aykırı olarak davalılardan ... adına yapılan kullanıcı tespitine ilişkin kaydın iptali ile kullanıcı olarak müvekkilinin yazılması gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin yeniden esas hakkında hüküm kurarken nisbi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücretine hükmetmesinin kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.