MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1176 E., 2025/818 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/30 E., 2021/224 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, ..... ili ..... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 1 39... parsel sayılı 3.853,27 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "3303 sayılı Taş Kömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun'un (3303 sayılı Kanun) Ek-1. maddesinde kalan taşınmazlardan olup, 14.11.1999 tarihinden evvel ...'in kullanımında ve taşınmaz üzerindeki (A) harfli bir katlı kargir bina ve (B) harfli depo ...'e ait olduğu" şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 1 39... parsel sayılı taşınmazın kendisine miras yolu ile kaldığını, üzerinde tek katlı ev, arsa ve garajı bulunan 400 m² yerin heyelan bölgesinde bulunduğunu ve heyelan sebebiyle kaydığı halde gelişi güzel ölçümü yapılarak 3.853,27 m² olarak kendisi adına tespit edildiğini, adına tespit edilen 3.853,27 m²'nin tamamını kullanmadığını, kullandıkları alanın daha düşük m² olduğunu belirterek, fiili olarak kullandıkları alanın tespiti ile adlarına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davanın niteliği gereği yararına tespit tutanağı düzenlenen kişilere yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle davanın husumetten reddi gerektiğini ve dava dilekçesinin gerekli kanuni unsurları taşımadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Kadastro Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davanın adına tespit yapılan kişi ya da kişiler aleyhine açılması gerektiğinden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının dava ve talebinin açık olmadığını, isteminin kadastro tespitine itiraza yönelik olması halinde davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini ve dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanım şartının gerçekleşmemesi nedeniyle Hazine adına tescil edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın davacının babası olan ....... zilyetliğinde olduğu sonrasında fen bilirkişi heyet raporunda (A) ile gösterilen kısmın ve bu kısım üzerinde kalan tek katlı kargir binanın ve deponun davacı olan oğluna zilyetliğini devrettiği, davacının miras ile devrolunan devam eden zilyetlik şeklinde kadastro tutanağının düzenlediği (02.12.2019) tarihten öncesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 7 13... sayılı Kadasro Kanunu'nun 14. maddeleri ile belirtilen 20 yıldan fazla olacak bir şekilde davasız, kesintisiz olarak malik sıfatıyla zilyetliğini devam ettirdiği ancak taşınmazın başında dinlenilen taşınmazın evveliyatını bilen tanıkların da beyanları doğrultusunda davacının tarif ederek gösterdiği fen bilirkişi heyet raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın kadastro tutanağının düzenlenmesinden önce gerçekleşen heyelanlar sonucunda şeklinin değişmesi sonucunda davacı tarafından terk edilerek zilyetliğinden çıkarıldığı ve davalı olan Kadastro Müdürlüğünün ise davanın niteliği ve taşınmazın herhangi bir kayıt malikide olmadığı görülerek işbu davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 39... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline, taşınmazın 04.05.2021 tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 2.670,88 m²lik kısmının parselden ifraz edilip ayrı bir parsel numarası verilerek davalılardan Hazine adına bahçe vasfıyla, fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.182,39 m²lik kısım düşürülerek, 02.12.2019 tarihli kadastro tutanağında belirtilen edinme sebepleri değiştirilmeksizin tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının taşınmazın bir kısmını kullanmadığını belirterek dava açtığını, fen bilirkişileri tarafından düzenlenen 04.05.2021 tarihli rapor ve krokisinde 2.670,88 m²lik (B) harfi ile gösterilen kısmın kullanmadığının belirtildiğini ancak dosya kapsamında tanzim edilen ziraat ve inşaat mühendisi bilirkişisi raporunda "Dava konusu taşınmazın üzerinde tek katlı konut, garaj bulunmakta, diğer alanlarda ise 25-30 yaşlarında fındık dikilileri ve çeşitli meyve ağaçları bulunmaktadır. Fındık ve diğer meyve ağaçları 25-30 yıl önce dikilmiş bakımları budamaları kullanıcılar tarafından yapılmış, toprak işleme, imar ıslah ve ihata yapılmıştır." şeklinde tespite yer verildiğini, bu tespitte diğer alanlar diye belirtilen alanın davacının kullanılmadığı iddiasında bulunduğu alan olduğunun anlaşıldığını, halihazırda bakımı ve budaması yapılmış fındık ve meyve ağaçlarının taşınmazın kullanılmadığı iddia edilen kısmı olan (B) harfi ile gösterilen yerde olduğu göz ardı edilerek davacının kullanımında olmadığına dair hüküm kurulmasının hukuka ve usule aykırı olduğunu, taşınmazın ifrazı durumunda hak sahipliği yapılmayarak Hazineye bırakılan 2.670,88 m²lik (B) harfi ile gösterilen kısmın yol ile bağlantısının kesileceğini belirterek, kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kadastro sırasında davacı adına kullanıcı şerhi verilen taşınmazın davacı kullanımında olup olmadığına ilişkindir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilerek, tescil hükmü kurulmuş olmasına rağmen dava konusu taşınmazın muhdesat ve kullanım şerhlerinin yazılmaması yerinde olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekir.
Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1-b) numaralı "...... ili ...... ilçesi ....... köyü 1 39... parselde bulunan taşınmazın fen bilirkişileri ...... ve ...... tarafından düzenlenen 04.05.2021 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 2.670,88 m²lik kısmının parselden ifraz edilip ayrı bir parsel numarası verilerek davalılardan Hazine adına “bahçe vasfı” olarak tapuya tesciline" bendinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine; "...... ili ..... ilçesi ....... köyü 1 39... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri ........ ve ...... tarafından düzenlenen 04.05.2021 tarihli rapor ve krokisinde (B) harfi ile gösterilen 2.670,88 m²lik kısmının parselden ifraz edilip ayrı bir parsel numarası verilerek ve beyanlar hanesine "3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunamaz" ve "kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerinde iktisap veya sınırlı ayni hak tesis edilemez" yazılarak davalılardan Hazine adına bahçe vasfıyla tapuya tesciline", hüküm fıkrasının (1-c) numaralı "...... ili ...... ilçesi ....... köyü 1 39... parselde bulunan taşınmazın güncel yüzölçümünün, fen bilirkişileri ....... ve ...... tarafından düzenlenen 04.05.2021 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.182,39 m²'ik kısma düşürülerek, taşınmazın 02.12.2019 tarihli kadastro tutanağında belirtilen edinme sebepleri değiştirilmeksizin tapuya tesciline" bendinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine; "....... ili ...... ilçesi ....... köyü 1 39... parsel sayılı taşınmazın güncel yüzölçümünün, fen bilirkişileri ...... ve ...... tarafından düzenlenen 04.05.2021 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 1.182,39 m²lik kısma düşürülerek ve beyanlar hanesine "3303 sayılı Kanun'un 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunamaz" ve "kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerinde iktisap veya sınırlı ayni hak tesis edilemez" ve "14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere ... oğlu ... kullanımındadır. 14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere üzerindeki (A) harfli 1 katlı kargir bina ve (B) harfli depo ... oğlu ...'e aittir" şerhi yazılmak suretiyle tapuya tesciline bendinin eklenerek DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.