MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1894 E., 2024/1363 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şile Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/2 E., 2020/321 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahiller ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; ............. ili ....... ilçesi ............ Mahallesinde bulunan 200 parsel sayılı taşınmazın ... ........ tarafından 50 yıldır ekilip dikildiğini, 2010 yılı Mayıs ayında yerin zilyetliğinin mvekkiline devir ve teslim edildiğini, o tarihten sonra da müvekkilinin taşınmazı kullandığını, taşınmazın orman sınırları dışında tarım arazisi niteliğinde olup kadastro tespiti yapılırken tespit harici bırakıldığını, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı gibi 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden de olmadığını ileri sürerek, taşınmazın müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Asli müdahiller müdahale dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın murislerine ait olduğunu, kendi kullanımlarında bulunduğunu ve davacının kullanımı olmadığını ileri sürerek, taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın bitişiğinin devlet ormanı olduğunu ve taşınmazın ormanla bütünlük arzettiğini, Devletin hüküm ve tasarrufunda olan orman sayılan yerler hakkında zilyetlik sürelerinin ve kazanım koşullarının oluşmayacağını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını ve Devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerin özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal şartları taşımadığını ve davalı ... yönünden husumet bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, 200 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tarımsal üretim yapıldığını gösteren herhangi bir unsurun tespit edilemediği, taşınmazın orman tahdit sınırları dışında kaldığı ve Mahkeme kararıyla tescil dışı bırakıldığı ve Hazine adına tescil edildiği, davacının dava konusu taşınmazı ekonomik amacına özgüleyerek kullanmadığı gerekçesiyle, davacı ve asli müdahillerin davalarının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahiller ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla tescili istenen eski 2 00... parsel sayılı taşınmazın Şile Tapulama Hakimliğinin 1982/242 Esas, 1984/271 Karar sayılı kararı ile tapulama dışı bırakıldığı, bu kararın dosyada akdi halef olan davacı ... ve tespit maliki mirasçıları olan asli müdahiller yönünden kesin hüküm niteliğinde bulunduğu, ayrıca taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanlarından dava konusu taşınmazın 1970'li yıllardan itibaren kullanımının bırakıldığı ve dava tarihine kadar ekonomik amaca uygun şekilde kullanım bulunmadığı, bilirkişi raporlarından da taşınmazın toprak yapısının tarıma elverişli olmadığının tespit edildiği ve davanın reddine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun bulunduğu gerekçesiyle, asli müdahiller ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asli müdahiller ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın kök muris ............ kullanımında olduğunu, vefatı ile mirasçılarına intikal ettiğini, İlk Derece Mahkemesinin akrabalık ilişkisini doğru değerlendirmediğini, mirasçıların İlk Derece Mahkemesince üçüncü şahıslar gibi değerlendirildiğini, dinlenen tanıkların da iddiaları gibi beyan verdiklerini, İlk Derece Mahkemesince tarımsal faaliyete ilişkin yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu ve zilyetliğin geniş bir kavram olduğunu ve taşınmazda yapılan tarımsal faaliyetlere göre sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman olup olmadığı ve taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahiller ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden asli müdahillerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.