MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1931 E., 2024/2924 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/97 E., 2023/135 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ....... ilçesi ........ Mahallesinde bulunan 1177 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının öteden beri Devlet ormanı olduğunu, kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kaldığını, taşınmazın 28.08.2017 tarihli askı ilanı ile tekrar kadastro incelemesine konu olduğunu ve dilekçe ekindeki harita ekinden de görüleceği üzere (A) ve (B) ile gösterilen alanların Kurtulmuş Devlet Ormanı sahasında kaldığının tespit edildiğini, taşınmazın Devlet ormanı olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ...... ilçesi ......... köyü hudutları dahilinde bulunan 1177 parsel sayılı taşınmaza müvekillerinin malik olduklarını, müvekillerinin maliki olduğu 1177 parsel sayılı taşınmazın Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/603 Esas ve 2013/126 Karar sayılı kararı ile dava edildiğini ve kararın 20.07.2017 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme kararına göre 1177 parselin 5.212 m²sinin orman tahdit haritası sınırları içerisinde kalması neticesinde, taşınmazdan bu kısımların (A) 28,77 m², (B) 4.014 m² ve (C) 1.170 m²sinin orman vasfıyla Hazine adına terkin edildiğini, kesinlemiş mahkeme kararı bulunan bir taşınmazın yeniden yargılamaya konu yapılamayacağını, Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/603 Esas ve 2013/126 Karar sayılı kararının gerekçesi ile karar dosyasında mevcut rapordan da anlaşılacağı üzere 1177 parselin Kurtköy orman tahdit sınırları dışında kaldığını ve orman olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne ve 7 99... parsel (eski ......... mahallesi 1177 parsel) sayılı taşınmazın 27.12.2022 havale tarihli fen bilirkişisi raporundaki krokide (A) harfi ile gösterilen 3.785,74 m² ve (B) harfi ile gösterilen 1.151,12 m² olmak üzere toplam 4.936,86 m²lik kısmının davalıların murisleri ..., ... ve ... adlarına olan tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/603 Esas sayılı dosyası arasında bulunan 15.08.2012 tarihli bilirkişi raporu ve aynı doğrultuda 25.12.2022 tarihli rapor içeriğinden ve ekinde yer alan orman kadastro haritasından, dava konusu 1177 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 3.785,74 m²lik kısmı ile (B) harfi ile gösterilen 1.151,12 m²lik kısmının kesinleşen tahdit sınırları içerisinde kaldığı sabit olup, bilirkişilerce bu hususun tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesince kesinleşen tahdit sınırları esas alınarak 4.936,86 m²lik kısmın tapusunun iptali ile orman vasfında Hazine adına tesciline karar verilmesinde herhangi hata olmadığı, ayrıca 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun kapsamında yapılan çalışmada kısmen miktar farklılığı oluşmuşsa da bu kapsamda yapılan teknik ölçümlerin yerinde olduğu değerlendirilmekle bu kapsamdaki yüzölçümüne göre verilen kararın yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden kanuna aykırı bir durum bulunmadığı" gerekçesiyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekilleri olan davacıların maliki oldukları 1177 parsel sayılı taşınmazın, Silivri 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/603 Esas ve 2013/126 Karar sayılı kararı ile dava konusu edildiğini ve kararın 20.07.2017 tarihinde kesinleştiğini, kesinleşen mahkeme kararına göre 1177 parselin 5.212 m²sinin orman tahdit haritası sınırları içerisinde kalması neticesinde, taşınmazdan bu kısımların (A) 28, 77 m², (B) 4014 m² ve (C) 1.170 m²sinin orman vasfıyla Hazine adına terkin edildiğini, 1177 parselden terkinine ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı olduğunu, öncesinde kesinlemiş mahkeme kararı bulunan bir mevzuda, aynı taşınmazın yeniden yargılamaya konu yapılamayacağını, taşınmazın Kurtulmuş Devlet Ormanı sınırları dışında ve tarımsal alanda kaldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş tahdit sınırları içinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL nin temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.